BİR SEKSEK MÜSABAKASININ ANATOMİSİ

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk göreve başlarken kendisinden büyük beklentiler vardı. Benim beklentim ise çok daha basitti.

Çocuklarımın okulda mutlu olması ve iyi insan olarak yetişmeleri. Eğitim sisteminin düzelmesinin zaman alacağını bilecek kadar uzun öğrencilik ve velilik yaptım. Gerçekçi olmayan beklentilerle kendimi ve çocuklarımı strese sokmak anlamsız olurdu. Bu yıl küçük değişimler başladı hayatımıza sirayet eden. Öncelikle öğretmenlerde gözle görülür bir değişim yaşandı. Problemler yine var ama en azından çözümü için daha fazla gayret sarf ediyoruz. Küçük kızım yeni başladığı okulda ilk haftadaki günlerinden birini çocuk kütüphanesinde geçirdi mesela. Hem de organizasyonu kendisi yapmıştı. Sonra yeni okulundaki arkadaşlarıyla kaynaşma süreci başladı. Bazı zorluklar yaşasa da okul yeni bir hava getirdi. Özel bir okul değil bizimkisi, seçme bir okulda değil. Mahallemizdeki şirin köklü bir okul.

Yurtdışı seyahatlerimden birinden döndüğümde küçük kızımı sınıfından aldım. Sürpriz yapmak istemiştim. Kendisi pek sevinmiş gibi değildi beni görünce. Dışarı çıktığımızda sevincini gösterdi.

Sonra bir akşam okulda sek sek seçmelerinin olduğunu söyledi. Çocuk oyunları yarışmaları mı ne olacakmış. Onun seçmelerine girmek istiyordu. Evin koridorunda tüm akşam çalıştı ve zor da olsa başardı. Okul seçmeleri zamanı geldiğinde heyecan doruktaydı. Cumartesi günü ona destek olmak için yanına gitmek istedim.

Babacığım diye söz girdi. Eğer kırılmazsan yarın seçmelere gelmeni istemiyorum. Aslında beni izlemeni çok istiyorum ama arkadaşlarımdan birinin babası yok. Sen geldiğinde onun incinebileceğinden endişe ediyorum. Gelmesen olur mu?

Dünyalar benim olmuştu. Küçük kızım en zor olanı yani insanlığı başarmıştı. Sevinerek gitmemeye razı. Okul seçmeleri başarıyla tamamlandı ve kızım okulun seksek takımının başarılı bir üyesi olarak kendini kabul ettirdi.

Sevinçle bunu sosyal medyadan paylaştım ve bu mesaj beni hiç tanımayan yüzbinlerce insan tarafından görüldü. Pek çok arkadaşım tebrik etti kızımı ve anne babası olarak bizi. Doğrusu biz bu işin sadece bir parçasıyız.

Bir çocuğu yetiştirmek için kocaman bir köy gerekir denilir bir Afrika atasözünde. Doğru bir köy kurabildiğimiz için mutlu oldum.

Lafı şuraya getirmek istiyorum: Seksek gibi bir oyunu okullara sokmak ve çocukları yepyeni heyecanlarla motive etmek Milli Eğitim’in bu sene yaptığı en başarılı iş olabilir. Eğitimde, diğer birçok şeyde olduğu gibi önemli olan psikolojiyi sağlam tutmaktır. Bu yoluna girdikten sonra tüm eksiklikler tamamlanır.

Eğitimin kaptan köşkündeki Ziya Selçuk’a teşekkür ediyorum. Kızımın öğretmenine de… Sosyal medyada kızımın inceliğini paylaşan ve iyiliğin çoğalmasına gönüllü olan kişilere de.

Gitmediğim bir müsabakanın beni bu kadar mutlu edeceğini hiç düşünmemiştim. Üstelik bu oyunda kaybeden de yoktu. Kazanan hepimiz olmuştuk. Böyle bir oyun olabilir mi? Evet, mümkün. Sadece kalbimizi temiz tutup çocuklarımızın saf duygularına saygı gösterecek zamanı bulalım. Her şey mümkün.