BİR SU HİKAYESİNDE VİCDANLAR SUSUZ !

Televizyonda kuraklığı anlatıyorlar, gelecekte başımıza gelecek su sorunlarını anlatıyorlar.

Arkadaşlarımla sohbet ediyoruz.

Hepsi karşılaştığı kötü insanların hikayelerini anlatıyorlar.

Onlara verdikleri zararları tek tek anlatıyorlar.

Kadın bir erkekle tanışıyor, adamı seviyor ya da aşık oluyor öyle bir şey işte.

Neyse.

Adamın iş yeri var.

Zamanla sanmayın ki uzun bir zaman, işlerim bozulmaya başladı. Moralim çok bozuk, kapatacağım burayı ,keyifsiz keyifsiz, dertli anlatıp duruyor.

Kadın kapat aşkım diyor. 

Kapatıyor.

Evinden çıkmalıyım diyor ,ev sahibine para ödeyemiyorum diyor.

Çık aşkım diyor, dolaşıyorlar kiralık güzel bir ev buluyorlar, kadın eve çay süzgecine kadar ne lazımsa en iyi eşyaları alıyor.

Evi baştan sona bir güzel düzüyor.

Kadın seviyor, iyi niyetle adama inanıyor ve parası olan bir kadın.

Sevdiği adamın sorunları var, çözelim ve iyi olalım istiyor.

Ne kadar güzel duygular.

Kadın seviyor ya, bu kadar işte.

Sonra hadi araba alalım diyor, peki diyor kadın araba da alıyorlar.

Artık iş yeri açalım sana yük olmamayım diyor, mağaza buluyorlar, adama iş yeri de açıyorlar.

Her şey tamam.

Hikâyenin dahası var da.

Uzatmayacağım.

Kadın hiç beklenmeyen bir yerde, adamı bir kadın ile görüyor, gidiyor yanına, aşkım nasılsın, aradım seni bulamadım falan diyor.

Ne desin şaşırıyor aslında.

Adamın yanındaki kadın "o benim kocam ne aşkı hanımefendi" diyor.

Meğerse tüm olanları karı koca plânlamışlar.

Televizyonda kuraklığı anlatıyorlar, gelecekte başımıza gelecek su sorunlarını anlatıyorlar.

Kuraklık sinyal veriyormuş yani.

Ah diyorum.

Ahhh.

Su beni alıyor, aka aka başka yerlere götürüyor.

İnsanları  kandıran, kötülük peşinde koşan insanlar, ne kadar çoğaldınız.

Kimse birbirinin yüreğine su serpmek, şu güzel yüreklere iyi davranmak yerine  bıçaklayıp duruyor.

Bir damla suyu, bir kova kötülükle dolduran insanlar var.

Bir bardak su uzatırsınız, bu suyu içmek yerine kötü kirli parmakları ile bardağı taşırlar.

İşte sabırlar böyle taşar.

Ve o taşan su, sana mutlaka bedel ödetir.

Durup dururken sebepsiz hedef seçip, insanları bir kaşık suda boğmak için plan yapanlar, fırsat kollayanlar.

Asla unutmayın ki bir kaşık suda boğulacaksınız..

İnsanların gözyaşı da "su" dur ya.

İşte o gözyaşı muslukları, yaptığının bedelini ödetmeden ölemezsiniz.

Suyun hikayesi böyledir.

Onurlu insanlar bilir.

HAYAT, başladığı beşiğe dönmektir.

Funda'nın aklındakiler!

..........Aleyna Tilki aşı olmayacağım, aileme de yaptırmayacağım demiş.

Ben aşıya güvenmiyorum, insanları corona değil ilaçlar öldürüyor, olabilir mi demiş.

Hakkında soruşturma açılmış.

Değerli bir profesör var, Mehmet Ceyhan, corona başladığı günden beri, yani tam bir senedir televizyonlarda halkı bilgilendiriyor, ne önlemler almalıyız anlatıyor.

Geçen gün bir televizyon programında, "bu kızın  sorumsuz lafları yüzünden aşı olmayan ve ölen birinin sorumlusu kim olacak "demiş.

Bu sorumsuzluk affedilir gibi değil demiş.

Valla Mehmet bey, açıklama gerçekten sorumsuz olabilir, ama sizin de 1 senedir anlattığınız hiç iyi bir şey yok. 

Sizi de dinleyince insanın morali falan kalmıyor.

Bu arada magazini de herkes seviyor.

Valla.