Vakıf-d3


BİZİM TOPRAKLARIN FRİDA KAHLO'SU NERMİN SULTAN

Bizim toprakların Frida Kahlo'suyla tanışmak ister misiniz?

Biz ülke olarak dış kaynaklı eserleri, müzikleri, yaşam hikayelerini, alıntı sözleri paylaşmayı çok seven bir toplumuz şahsen ben kendimi tenzih ediyorum sizi bilemem. Bizim toprakların Frida Kahlo’suyla tanışmak ister misiniz?  Drama Queen konusunda bile dış toplumların dramlarını adapte etmeye çalışıyoruz. Neden bu kendinden olmayan bir toplumsal örgünün içine kendimizi alırız acep bilemiyorum... Neyse biraz çuvaldızı kendimize batırdıktan sonra Sizi Nermin Sultan ile tanıştırmak istiyorum. Esas ülkemizde portreleri yapılacak, sitil yarışmalarına konu olacak, yazıları duvar yazısı olacak bir kadından bir Sultanı size tanıtacağım... 1923 Yılında İstanbul’da dünyaya gelen Nermin Sultan’ın babası, Sultan Abdülaziz’in oğlu Şehzade Şevket Efendi, annesi ise Sultan 2. Abdülhamid’in torunu Adile Sultan’dır. Nermin Sultan, her iki taraftan da Osmanlı hanedanına mensuptur. 1924 yılı Mart ayında hanedanın sürgün edilmesiyle annesinin kucağında İstanbul’u terk eden Nermin Sultan hayatı boyunca hiçbir ülkenin vatandaşı olamayıp Fransa’nın kendisine verdiği vatansız kimliğinde adının önüne “Osmanlı İmparatorluk Prensesi” yazıyordu. 4-5 yaşlarında iken kemik erimesi hastalığına yakalanmıştır, Nice şehrinde anneannesi Naime Sultan’ın yanında ikamet etmiş, çocukluk ve gençlik yıllarını bu şehirde geçirmiştir. Nice şehrinde meşhur ressam Henri Matisse ile tanışarak ona poz vererek 1942 yılında ünlü tablonun yapılmasına yardımcı olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce anneannesi Naime Sultan ile birlikte Arnavutluk başşehri Tiran’a giderek burada nişanlanmıştır. Önce anneannesi Naime Sultan vefat etmiş ardından nişanlısı Enver Hoca’nın çeteleri tarafından gözünün önünde kurşuna dizilmiştir, yalnız kalan Nermin Sultan bir İngiliz gemisi ile babasının yaşadığı Mısır’a giderek babasının yanında yaşamaya başlamıştır. O yıllarda Mısır’da Abdülnasır darbe yapınca, Mısır Hükümeti Şehzade Şevket Efendi’den 24 saat içinde ülkeyi terk etmesini istemiştir. Şehzade Şevket Efendi’ye, Fransa’nın Kahire Büyükelçisi pasaport ve kimlik vermiştir, bu pasaportla Şehzade Şevket Efendi ve kızı Nermin Sultan Cezayir’e gitmişlerdir, Nermin Sultan altı lisanı ana dili gibi bildiği için Birleşmiş Milletler Bürosunda çalışmış, bir müddet sonra babası ile birlikte Fransa’ya giderek Bagnols-sur- Ceze şehrine yerleşmişlerdir. Aile bu şehirde yokluk içinde mücadele etmektedir, öyle ki evlerinde yemek masası olmadığından sebze sandığını masa olarak kullanırlar, bir gün baba kız sohbet ederlerken, İstanbul’a dönmeyi hayal ederler, İstanbul’a ve Türkiye’ye dönmeleri için af çıkarılmasının hayal olduğunu, kendilerine af çıkarılmasına ümidinin olmadığını söyler, vatanına dönebilmenin hasreti ile yanmaktadır. 1973 yılında tam takır- kuru bakır olan evlerine hırsız girince, boğuşma esnasında Şehzade Şevket Efendi kalp krizi geçirerek vefat eder. O şehirde cenazeyi yıkayacak bir erkek Müslüman bulunamayınca, kızı Nermin Sultan zorunlu olarak babasının cenazesini yıkar ve çevredeki Hristiyanların yardımı ile toprağa verilir. Ne acıdır ki Şehzade Şevket Efendi, 1973 yılında vefat eder ve ertesi sene yani 1974 yılında af çıkar, Osmanlı Hanedanına mensup erkekler vatanına dönme imkanına sahip olurlar ama Şehzade Şevket Efendi, vatanını göremeden yabancı bir ülkede vefat ederek yabancı topraklara defnedilir. Nermin Sultan, babasının vefatından sonra giderek sağlığını yitirir ve yatağa mahkum olur, hiçbir geliri ve kimsesi olmayan Nermin Sultan’ın bakımını Fransa Hükümeti karşılar ve Sultan’a fakir aylığı bağlar. 25 yıl boyunca yatağa mahkum olan, zamanla hareket etme ve görme yeteneğini kaybeden Nermin Sultan, son nefesini verdiği dakikaya kadar bilincini kaybetmemiştir. 1923 yılında İstanbul’da Sarayda doğan Nermin Sultan, 1999 yılı Şubat ayında Bagnols-sur- Ceze Devlet hastanesinin muhtaçlar koğuşunda 76 yaşında iken vefat etmiştir. Cenazesini ise devamlı bakımını yapan Doktor Charles Turcy ve eşi kaldırmış ve kimsesizler mezarlığında toprağa verilmiştir. Nermin Sultan’ın 1942 yılında ünlü ressam Henri Matisse tarafından yapılan portresi 2015 yılında 12 milyon Sterline satılmıştır, ressam Nermin Sultan’ın yüzünün güzelliğine ve düzgünlüğüne hayran kalmıştır, bu sebeple Nermin Sultan’ın portresini yapmaya karar vermiştir. Nermin Sultan’ın hayatı hep acılarla ve yoklukla geçmiş, bir yaşında bebekken gittiği sürgünden, sağlık nedeniyle bir daha vatanına dönememiş, yabancı bir ülkede kimsesiz olarak hayata veda etmiştir.  Eyyy biz Türkiye Cumhuriyeti halkı aç gözünü bu topraklarda aradığın herşey mevcut acı, kan, ter, gözyaşı, bilim, sanat, yaşanmış gerçek hikayeler... Bizim Frida Kahlo’muz, Nermin Sultan.

APOLET, KRAVAT VE DARAĞACI 

Güvenlik, dış politika, terörizm ve devlet gibi konularda çok sayıda akademik çalışması bulunan yazar Dr. Burak Kürkçü’nün yeni kitabı Apolet, Kravat ve Darağacı, İnkılâp Kitabevi’nden çıktı. Kürkçü’nün, Süleyman Demirel dönemi dış politikasını sekiz bölümde incelediği çalışması, hiçbir yerde yazılmamış bilgileri ve sır belgeleri ilk kez gün ışığına çıkarıyor. Devletin farklı kurumlarında önemli görevler de üstlenen Dr. Burak Kürkçü’nün Süleyman Demirel döneminin dış politikasını mercek altına aldığı Apolet, Kravat ve Darağacı kitabı, İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflarda yerini aldı. Bugüne kadar yayınlanmış Demirel dönemi ve dış politika araştırmalarını da kapsayan Apolet, Kravat ve Darağacı, daha önce yayınlanmamış belgeler ve dönemin tanıklarıyla yapılan görüşmeler sayesinde Demirel döneminin pek bahsedilmemiş kısmına, Demirel’in dış politikasına ışık tutuyor. Askeriye, Hariciye ve MGK üçgeninde Demirel’in liderliğini ele alan kitap, Türk dış politikasının perde arkasını, dönemin krizlerini, liderleri ve kurumları belgelerle anlatıyor. ABD yönetimi Haşhaş krizinde Sultan Ahmet Camisi’ni neden bombalamaya karar verdi; onları kim vazgeçirdi? Demirel’e “27 Ekim’e kadar Kıbrıs’a çıkmazsan darbe yaparız!” tehdidi kimden geldi? Silah ambargosu krizinde MGK’nın sır toplantısı nasıl sızdı? Askeri üslerin yasaklanma kararı gerçekte kime aitti? Kissinger, Ecevit’i Beyaz Saray’a gizlice neden davet etti? MİT Müsteşarı’nın yaptığı sunum Nahçıvan’ın kaderini nasıl değiştirdi? Bugün Mesih olduğunu iddia eden Hasan Mezarcı, Nahçıvan krizinde ne yaptı? Kardak’a çıkma fikri kimindi? İnal Batu savaşın eşiğinden ülkeyi nasıl döndürdü? Yunanistan’ın gizli planını kim deşifre etti? Tüm bu soruların yanıtları Apolet, Kravat ve Darağacı’nda…

GÜNÜN SÖZÜ:

KAN DÖKMEYE DOYMAYAN ADAM, SENİ BEN KANLA DOYURACAĞIM. 

TOMRİS HATUN