BOZÜYÜK-DOMANİÇ YİRCE DAĞLARI GEÇİŞİ

Yirce Dağları, Bilecik'in Bozüyük ilçesi ile Kütahya'nın Domaniç ilçesi arasında uzanan bir silsiledir. Yirce silsilesi, Batı Anadolu'nun en yüksek dağı olan Uludağ'ın bir uzantısı aslında. Yirce Dağı, Karadeniz ile Marmara bölgeleri arasında su bölümü çizgisini oluşturuyor.

Coğrafya kitaplarında Domaniç Yirce Dağları olarak geçen bu silsilenin en yüksek noktasını Bilecik’in Bozüyük ilçesi sınırlarında bulunan 1905 metre yükseltisi ile Kala Tepesi oluşturuyor.

Bilecik’in tescilli ilk trekking parkuru

Bilecik Valiliği adına, 2018 yılının bahar aylarında başlayan Bilecik’in doğal yürüyüş parkurlarını belirlenmesi işi kapsamında Yirce Dağı’nda Sırtçantam ekibi olarak bir rota oluşturduk. Bilecik’in yürüyüş parkurlarını üç başlık altında topluyoruz: Trekking, hiking ve kanyoning. Yirce Dağı Geçişi, Bilecik’in ilk tescilli trekking parkuru oldu.

Rotamız Bozüyük-İnegöl Karayolu’nun Muratdere Köyü sapağında 927 metre yükseltide başlıyor. Rotamızın büyük bölümü orman içi araç yollarından oluşuyor ve pek çok yerde içilebilir su kaynakları bulunuyor. Rotamızın üzerindeki çeşmeler daha birinci kilometreden başlıyor. Rotamız üzerinde bulunan ilk sol sapak (2 km, 876 m) ile birlikte yükselmeye başlıyoruz.

Atatürk Köşkü ve göknar ormanları

Orman içinden çiçeklerin arasından manzaralı geçen yolculuğumuzun ilk durak yeri Atatürk Köşkü oluyor. Köşk 1307 metre yükseltide bulunuyor. Rotamızın başlangıcından buraya gelmek için 9 km’lik bir mesafeyi geçmek gerekiyor. Kamp yapmak isteyenler için uygun bir yer burası. Bozüyük şehir merkezine 22 km mesafede bulunan köşk Atatürk’ün yakın silah arkadaşlarından ve yaptıklarıyla Bilecik’le özdeşleşen önemli şahsiyetlerden biri olan İbrahim Çolak tarafından yaptırılmış. Atatürk’ün 1930’daki Bilecik ziyaretinde bu köşke ağırlanmıştır. Yapı Bulgar Mimarisi özelliklerini taşımaktadır. Bilecik doğasının güzelliklerinin çevrelediği bir orman alanı içersinde konumlanan yapı, aynı zamanda ilk Cumhuriyet sivil mimarisinin de önemli örneklerinden biridir. 

Dikkat! Geyik çıkabilir

Bu alandan devam eden rotamız en sağdaki sapaktan ilerledikten 1 km sonra (1248 m) soldan Sofular Yaylası’na doğru tırmanışa geçiyor. Orman içerisinden sessizce ilerlersek kızıl geyiklere rastlama ihtimalimiz epeyce yüksek.

Sofular Yaylası’na (1398 m) vardığımızda arkamızda 12 km’lik mesafeyi geride bırakmış oluyoruz. Buradan doğu yönünde ilerledikten sonra ilk sapaktan sağa güney yönüne doğru ilerleyip 16 km’de 1676 metre yükseltide Kömürsu Gediği’ne varmış oluyoruz. Bu geçidin hemen sağ tarafındaki yükseltide yangın kulesi bulunuyor. Geçitten aşağıya doğru ilerlediğimizde; Kömürsu Yaylası 1641 metre yükseltide karşımızda uzandığını göreceğiz. Böylelikle 17 km’lik bir mesafe kat etmiş olacağız.

Suyu buz akan çeşmeler

Yaylaya varınca batı yönünde 100 metre ilerlesek suyu buz gibi akan bir çeşme ve muhteşem bir orman manzarası karşımıza gelecek. Eğer su soğuk değil, manzara da güzel değilse kaybolmuşuz demektir. Bu çeşmeden batı yönünde ilerledikten sonra (18 km, 1592 m) tam sol yaparak ilk sağdan değil, ikinci yoldan tekrar tırmanışa geçiyoruz. 2 km’lik bir tırmanıştan sonra yani arkamızda bıraktığımız 20 km’lik bir mesafenin ardından 1732 metre yükseltide Çiçekli Yaylası’nın Acısu sapağına ulaşmış bulunuyoruz. Acısu olarak isimlendirilen ve bazı hastalıklara iyi geldiği anlatılan çeşme 200 metre güneybatıda bulunuyor.

İç Anadolu-Marmara su bölümü çizgisi

Bizim yolumuz bu çeşmenin sol tarafından hafifçe tırmanarak 21. km’de 1733 metre bir sırta ulaşıyor. Bu bölümden güneye akan sular İç Anadolu Havzası’na, kuzeye akan sular da Marmara Havzası’na dökülüyor. Yani bu sırt su bölümü çizgisinin bıçak sırtını oluşturuyor. Bu bölge bol çiçekli bir bölge olmasının dışında bölgeye özgü lalelerin de diyarıdır. Nisan ayının son haftası ile Mayıs ayının birinci haftaları aralığında bu bölgece laleler görülebilir. Ezmeyelim ve koparmayalım lütfen!

Laleler diyarı Çiçekli Yaylası

22 km’lik bir mesafenin ardından 1685 metre yükseltide Çiçekli Yaylası’na ulaşmış olduk. Muhteşem bir yer burası. Her tarafta çeşme ve kamp yapılabilecek alan bulunuyor. Yaban hayatı da epeyce zengin! Bir kilometre gidildikten sonra Üçtepeler Beli’ne (1763 m) varıyoruz. Buradan itibaren coğrafya yine şaşırtmaya devam ediyor. Bundan sonraki yolumuz sanki Doğu Karadeniz’in ormanlarında yapılan bir yolculuk gibi sürüyor. Bölgenin sonbaharı da muhteşem olduğunu belirteyim.  

Üçtepeler Beli’nin hemen alt kısmında yangın kulesi (23km, 1755 m) bulunuyor. Bu kuleden güneye doğru baktığımızda ön planda Kütahya’nın Domaniç ilçesi bulunuyor. İlçenin arka kısımları İç Anadolu ile İç Ege’nin iç içe geçtiği coğrafyalar var.

Üçtepeler Yangın Kulesi’nden aşağıya doğru iniş yönünde 3 km gidildiğinde Domaniç Kocayayla sapağı bulunuyor. Yolu sevgili kardeşlerim İsmail Şener ve Ali Kirlik ile işaretledik ama siz gene de bu sapağı atlamayın. Yirce Dağı’nın güneye bakan yamacından 1500 metre yükseltide düz giden yolumuz (Sancılı Virajı’nı çıktıktan sonra) Domaniç Kocayayla’da 1404 metre yükseltide 36. km’de sona eriyor.

İsmi gibi Kocayayla

Bozüyük-Domaniç Yirce Dağı geçişi toplamda 36 km’lik bir rota. Tahminen 80 litrelik bir sırt çantası ile 2 gece konaklamalı üç günlük bir etkinlik olarak geçilebilir. Ama yine 70 ya da 80 litrelik bir çanta ile bir gece iki günde de geçilebilir. Kondisyonu iyi olanlar için de tek günlük bir yürüyüş ile de geçilebilir. Bunları belirtmendeki sebep; coğrafya o kadar güzel ki, özellikle Mayıs-Haziran ayları ile Ekim aylarında sadece bu rotayı geçmek için değil, bu bölgeyi yaşamak için de tercih edin derim. Katkılarından dolayı Bozüyük Belediyesi Başkanlığı’na başta başkan Fatih Bakıcı olmak üzere tüm çalışanlarına teşekkür ederim.