​BÜYÜK SAVAŞ YALANLARI I

Yakın tarihe baktığımızda olmayan sebeplerle vahşi savaşlar yapıldığını görmek mümkün.

Kitleleri yönlendirmenin ve psikolojik harp yapmanın yolu iletişim kanallarını ele geçirmek veya etkin kullanmaktan geçiyor. Halklar, ancak bu şekilde yönlendiriliyor. Peki, iletişim kanallarını ele geçirdikten sonraki adım nedir? Ulaşmak istediğiniz hedefe yönelik mesajlar vermek. Durduk yerde bir milleti savaşa ikna etmek zordur. Elinizde güçlü doneler bulunmalı. Savaş için somut sebepler yoksa uydurun gitsin. Yakın tarihe baktığımızda olmayan sebeplerle vahşi savaşlar yapıldığını görmek mümkün.

İşte Körfez Savaşı yalanları…

10 Ekim 1990 tarihinde Nayirah isimli Kuveytli bir kız çocuğu, ABD Kongresi İnsan Hakları Komisyonu önünde salya sümük ağlayarak ifade verdi. Çocuk, Kuveyt’te bir hastanede gönüllü olarak çalıştığını ve bu süre içinde Iraklı askerlerin hastaneyi bastığını, küçücük bebekleri kuvözlerinden çıkarıp soğuk beton üzerinde ölüme terk ettiklerini söyledi. Konuşmanın yapıldığı günden itibaren artık haber kanalları ölen bebeklerden geçilmiyordu. Yaklaşık 700 TV kanalı bu insanlık dramını dile getirdi. Başkan Bush konuşmalarında ölümlerine kahrolduğu bebeklerden bahsetti. Birkaç ay sonra Uluslararası Af Örgütü yayımladığı 84 Sayfalık Kuveyt’te İnsan Hakları İhlali Raporunda kuvöz olayına da geniş yer ayırdı.

Bebek hadisesi yetmemiş olacak bir de ortaya karabataklar çıktı. Simsiyah petrole bulanmış bu hayvancıklar ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide gidip geliyorlardı ve hepsinin sorumlusu kahrolası Saddam’dı.

Yoğun savaş propagandası 12 Ocak 1991’de meyvesini verdi. ABD Senatosu 47’ye karşı 52 oyla Irak’a karşı askeri müdahaleyi kabul etti. 17 Ocak’ta hava bombardımanı başladı, 24 Şubat’ta kara harekatı. Tüm dünyanın canlı olarak izlediği bu savaş, nisan ayında Birleşmiş Millet’lerin ateşkes kararı ile sona erdi.

Aslında ne oldu?

Petrole bulanmış karabatak fotoğrafları, Fransa sahillerinde meydana gelen bir tanker kazası sonucu ortaya çıkan tabloyu gösteriyordu. Mevzunun Irak ve Saddam’la bir ilgisi yoktu.

Amerikan Kongresi’nde salya sümük ağlayarak vahşi Iraklı askerlerin bebeklere yaptıklarını anlatan Nayirah, o tarihlerde Amerika’daydı ve Kuveyt Washington Büyükelçisi Naseer Al-Sabah’ın kızıydı. Nayirah’ın basın sözcülüğünü yaptığı iletişim projesi Hill and Knowlton isimli halkla ilişkiler şirketine aitti. Amerikan Kongresinde Iraklı askerlerin Kuveytli esirlere işkence yaptığına dair gösterilen resimler ve dinlenen sözde görgü şahitleri de tamamen yalandı. Bir halkla ilişkiler şirketinin başarılı propagandası savaş başlatmıştı. Hill and Knowlton, Kuveyt Emirliğinden aldığı 11.5 milyon doların hakkını vermişti.

Dünyanın güvenilir kurumlarından biri olduğu iddia edilen Uluslararası Af Örgüt’ü savaş sonrası hastaneye araştırmacılar yolladı, Nayirah’ın anlattıkları bir senaryodan ibaretti, üstelik Kuveytli yetkililer de böyle bir hadisenin olmadığını teyit ediyordu. Uluslararası Af Örgütü bunun üzerine daha önce yayınladığı insan hakları ihlali raporunu özür dileyerek geri çekti.

Bitti mi? Bitmedi… Devamı haftaya.

NOT: Nayirah’ın konuşmasını izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Youtube’a Nayirah yazmanız yeterli.