ÇAKRALARIMIZ AÇILDI

Yaşar İÇEN 02 Ağu 2019

Kamu görevlileri beş yılda bir geniş çerçevede performans kriterlerine tabi tutulsa kurumlarımız daha aktif bir işleyiş kazanmaz mı?

Osmanlı döneminden aşina olduğumuz ‘tebdil-i kıyafet’ durumları kaldı mı demeyin! Geçtiğimiz günlerde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Osman Selçuk Aldemir, 'hasta bakılmıyor' şikayeti üzerine kimliğini gizleyerek gittiği sağlık kurumunda gerçekle yüzleşince gerekeni anında yaptı..

Ne yalan söyleyeyim hem çok şaşırdım hem ‘helal olsun’ dedim, hem de Rus fenomen ve Ekrem İmamoğlu aklıma geldi. Rus fenomen canlı yayında düşüyor-muş gibi yaptı ama yine de alkışlandı. Kurguydu veya değildi bilemem ama adam o anları aleni paylaştı ve takipçilerinin zekasına duyduğu saygıdan dolayı ‘action kalite çıtasını’ yüksek tuttu.

Ekrem İmamoğlu da bulutların üzerinde ergen tavırlarla bir markette yürürken yakalandı! Hepimiz izledik. İlk tepkim ‘Allah Allah oradan bakınca çok mu saf görünüyoruz neydi şimdi bu? Bir belediye başkanı cilveleşen nazenin gibi salınıyor, hoplayıp zıplıyor... Madem ki bir kurgu olacak Rus fenomen gibi zekamıza saygı duyulsun ve lütfen daha profesyonelce yapılsın!

En komik kısmı da; ‘haberi yokken çekilmiş’ havasıyla kamuoyuna yansıtılması oldu. Halbuki bu alışveriş kurgusu yine Rus fenomen gibi ‘ey cemaati ülkemin bakın alışveriş yapıyorum’ diye aleni sosyal medyadan canlı yayınla yapılsaydı, marketteki insanlarla sohbetler edilseydi daha sempatik olmaz mıydı? Seçim süresince ‘vatandaş vatandaş’ diyen Ekrem İmamoğlu alışveriş için koca marketi şahsına özel kapattırmış gibiydi.

Anlaşılan o ki ilk günden bu yana ‘Türkiye’nin yeni lideri geliyor’ lansmanı ile İmamoğlu’nun yelkenini üfleyenler İstanbul Belediye Başkanı koltuğunda oturmasına izin vermeyecekler!

Fakat bu kez üfledikleri hava bol sarımsak kokusu içerdiği için herkes suratını buruşturup arkasını döndü! Gelelim bizim rektöre. Adam baskına gitti hem de ‘haberim yokmuş gibi çek kanka’ demeden... Tek başına gitti, bastı, gördü, gerekeni yaptı!

Aslında bu olay devlet kurumlarımızdaki sıkıntılara dair bir pencerenin sonuna kadar açılmasına vesile olmalı. Devlet memurlarımız mesleki, zihni, bedeni ve sosyal aktiviteler açısından kendini geliştirme konusunda sınıfta kalıyor! Resmiyette devleti arkasına alan ‘ömür boyu garanti altındayım’ diyerek etik ve yasal olmayan tavırları sergilemekten çekinmeyen personeller devletin işleyişini de sekteye uğratıyor!

Kamu görevlileri beş yılda bir geniş çerçevede performans kriterlerine tabi tutulsa kurumlarımız daha aktif bir işleyiş kazanmaz mı?

Amatör ruhlu profesyonellerden yana bol bol yeşil ışıklar yakmaya davet ediyorum Türkiye’yi...