CHE... DENİZ VE ÖTESİ

Osman ATAMAN 01 Eyl 2016

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını içine sindiren var mı? Milletin vicdanında Adnan Menderes'in idamından farksız bir acının aktörleri onlar.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını içine sindiren var mı? Milletin vicdanında Adnan Menderes’in idamından farksız bir acının aktörleri onlar. Yirmi beş yaşında bir genci hangi gerçekleşmiş suça dayanarak astınız? Kenan Evren’nin 80 sonrası bir sağdan bir soldan asarak denge tutturduk rezil beyanı aslında bu elim hadise için de geçerlidir. Romantik devrimci gençler… Eylemleri? Tartışılır. Aslında yok gibi. Che ise eylemleri ile başta Küba, Bolivya ve hatta Venezüella çizgisinde etkin ve şekillendirici bir devrimci lider.

Devrimci sol bakış açısını yok saymak veya büsbütün hakaretle yaklaşmak “birlik” ruhuna ne kadar uygun? “Birlik Vakfı” kurucusu Sayın İsmail Kahraman’ın konuşurken özensiz davranması, bombalanan meclisi toplayabilmiş “kahraman”lığı ile çelişiyor. Ne gerek var Che üzerinden ötekileştirecek bir mesaj vermeye? Üstelik Latin Amerika solcularının din ile büyük bir çatışması yok. Bilakis kilise desteği de alıyorlar. İsmail Kahraman 1980 sonrasına gelememiş. Che'nin antiemperyalist, bağımsızlıkçı olması anlaşılan umurunda da değil.

“Devrimcilik” kavram olarak yeterince anlaşılamamış, belli bir kitleyi tarif ettiği için anlamı kaymış/ yitmiş bir sıfat. Hâlbuki Hazreti Muhammed ilahi bir düzen getirdi ama örnek bir devrimci lider olarak anılsa kim itiraz edebilir? Keza bozuk düzeni reform ve revizyona tabii tutup, değiştirmek ve dönüştürmek ekseninde Abdülhamid Han da, Atatürk de devrimci liderlerdir. Devrimciliğin öğrenilmesi ve anlaşılması lazım.

Bu pratiği şahıslar üzerinden yapacaksak, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan’ı da eklemek durumundayız. Bir devrimciyi, fikirleri uymuyor diye yok saymak ve aşağılamak yakışık almaz. Fakat kahramanlar üzerinden gideceksek, İsmail Kahraman’ın toplumsal özeleştiriye de “kahraman” olması lazım. Biz “kahraman” sıfatına layık binlerce Türk’ten hangisini önce kendi gençliğimizin beyninde sonra tüm dünyada “kahraman”laştırabildik? Devrimci gibi, kahraman sıfatını da harcamış bulunuyoruz. Eğer İstanbul’un fethinde “Ulubatlı Hasan’”ın can vererek oynadığı hayati bir rol varsa, tıpkı Ömer Halisdemir gibi, kahramanlıklarını da, devrimci ruhlarını da onaylamalıyız. Şimdi 15 Temmuz’un kahraman aktörlerini, filmlerle, kitaplarla, anıtlarla yaşatma peşindeyiz.

Doğrusu bu… Ama eğer “Che” bugün bazı gençlerimizin “kahraman”ı ise eleştirmek yerine, yerli ve milli olanlarını anlayabilmemiz ve anlatabilmemiz lazımdı. Sayın İsmail Kahraman, bu yönde bir özeleştiri için ne buyururlar acaba? Che için yazılan kitaplar, çekilen filmler herhalde bizim bu yönde yaptıklarımızı “utanılacak” bir gerçeğimiz olarak ortaya koyar. Kahramanlarımızı ya tahttan indirip hakaret ediyoruz. Ya darağacına yolluyoruz. Sonra da şikayet ediyoruz.