DEMİRTAŞ'I NASIL MI OKUDUM?

Yaşar İÇEN 05 Eki 2022

"Biz demokratik siyasette ısrarcıyız" söyleminizi, HDP'den ve Kürt siyasetinden "ayrışma" polemiği çıkarmanın tam aksine HDP'yi PKK'dan kurtarma çabanız olarak okudum…

“Biz demokratik siyasette ısrarcıyız" söyleminizi, HDP'den ve Kürt siyasetinden "ayrışma" polemiği çıkarmanın tam aksine HDP’yi PKK’dan kurtarma çabanız olarak okudum…

“Halkımız da tüm çevreler de şundan emin olsunlar ki, biz hep birlikte demokrasi ve özgürlük mücadelesini büyüteceğiz” cümlenizden anladığım da şu; “vallahi de billahi de artık herkes yoruldu! Tüm oyunlar deşifre oldu! Herkes sadece huzur istiyor!”

HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş cezaevinden attığı tweetlerle bir anda gündeme oturdu… Tweetlerinde verdiğinden ziyade vermeye çalıştığı mesajları “anlayan anladı…”
Bir nevi şiddetten yorulduğunu aksettirmeye çalışan Demirtaş, büyük bir kesim tarafından halâ tam anlaşılamadığı için yorumlar temkinli yapıldı…
Demirtaş’ın açıklamalarına bir virgül koyup IKBY siyasi partilerinden KYB’nin geçtiğimiz haftalarda aldığı “eş başkanlık sistemini” iptal kararına gelelim… KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği) yakın geçmişte yaşadığı sıkıntılı günleri geride bırakmaya çalışırken aldığı bu karar beni hiç şaşırtmadı çünkü Lahur Talabani’nin oluşturduğu terör ve entrika bağlantılarının izlerini tamamen silmek isteyen Bafıl Talabani eninde sonunda bunu yapacaktı…
Peki “eş başkanlık” Irak’la birlikte bizim için neyi ifade ediyordu? Öyle alengirli anlatımlara ve sözlükteki karşılığına bakmaya hiç gerek yok çünkü “Eş Başkanlık” eşittir “terör kokulu bağlantılar” oldu her zaman bu coğrafya için!
Evet KDP “eş başkanlığı kaldırıyorum” derken özetle şunu diyordu aslında; “içimizdeki tüm terör bağlantılarını temizlemeye ve Erbil Yönetimi(KDP) ile topraklarımızın huzuru, güvenliği, kalkınması, demokratik hakları adına varız bundan sonra…”
IKBY Başbakanı Mesrur Barzani’nin kararlı bir şekilde başlayıp devam ettiği kurumsallaşma reformlarının verdiği güç ve güven de mutlaka etkili oldu KYB’nin kendisini güncellemesinde… Zira dünyanın savaşlar, göçler, yoksulluk, enflasyon, gıda ve enerji krizleri dolu bir yüzyıla yelken açması ülkelerin kendisine bir tokat atıp “birlikte güçlü olma” çabalarının önünü açtı…
Yeri gelmişken tam da burada bir parantez açmak istiyorum, nereye gitsem herkesin merakla sorduğu-beklediği “AK Parti çözüm süreci benzeri bir hamle düşünüyor mu” sorusuna cevap aramak adına… Bu konuya AK Parti haklı olarak temkinli yaklaşıyor çünkü Kürtler tarihi boyunca Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü empati köprüleri kuran bir lider görmedi… Akıllara dahi gelmeyecek düzenlemeleri hayata geçirdi, “Kürtlerin yüzlerce yıllık travmalarını“ dindirmek adına… Erdoğan’a kadar tanınmayan ve konuşturulmayan Kürtçeye yönelik devletin resmî kurumu TRT, yayın başlattı… Ailelerimizin (büyüklerimizin) bilinçaltında yatan travmalar sebebiyle bizi korumak adına sadece kendi arasında konuştuğu Kürtçeyi bizler şimdi evlatlarımıza özgürce aktarıyoruz ve evlatlarımıza, caddelerimize, binalarımıza, canımızın istediği her şeye isim olarak veriyoruz… Daha onlarca başlık sayıp altını da günlerce bitmeyecek cümlelerle doldurabilirim fakat istemiyorum çünkü rahmetli Ahmet Kaya’nın duygularıma vaktiyle tercüman olduğu gibi “göğsüm daralıyor, yüreğim yanıyor olmasaydı keşke böyle” hisleriyle doluyorum… Benim “pis Kürt” diye dışlandığım karanlık Türkiye’den benimle türküler söyleyip halaylar çeken, her alanda özgürce gururla kimliğimi ve kültürümü ifade ettiğim Erdoğanlı Türkiye’ye gelmiştim… Daha ne olsun denmesi gerekiyorken devamını istemediler getirtmediler…

Evet Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sunduğu huzur dolu tepsiyi, Kürtler o tepsinin hak ettiği güven ve destekle dolduramadı maalesef…
İşte bu sebepten “yeniden bir şey olacak mı“ sorularına haklı olarak temkinli yaklaşıyor Erdoğan diyorum… Ne verdik ki ne istiyoruz sorarım size?
İlk paragrafa dönüp sonuca bağlayalım dersek, KYB nin eş başkanlık sistemine güle güle demesinin ardından Selahattin Demirtaş’ın yaptığı açıklamalarını “hep istemek olmaz bizde destek-güven vermeliyiz ve terörle aramıza mesafe koymalıyız” olarak okuyorum…
Yeter mi? Elbette yetmez!
Daha kararlı ve daha net bir şekilde “teröre karşıyız” duruşu bekleniyor Demirtaş’tan…
“Bir taş attım pencereye tık dedi anası çıktı kızım evde yok” tonunda kalırsa bu adım bunca “edi bese” dolu yüreğin vebali Demirtaş’ın boynunda kalacak…