DİZİLERE NE OLUYOR!

Fehmi KETENCİ 07 Oca 2019

Yeni yıla girerken yaşadığımız sürprizlerden biri de, toplumun önemli bir kesiminin, özellikle kadınların olmazsa olmazı televizyon dizileridir.

      Yeni yıla girer girmez TRT hariç neredeyse tüm özel televizyonlardaki merakla izlenen diziler, sessiz sedasız “buhar olup” ortadan kalkıverdi.

      Arada bir iki medya kuruluşunun yayınlarında küçük bir haber olarak üç hafta süreyle dizilerin yayınlanmayacağı haberleri yer aldı ama, nedenine tam olarak ulaşılamadı.

      Sadece diziler olsa çok izlenen bazı diğer programlar da sessizce ortadan kalktı.

      Yeni yılın ilk haftasında buhar olan bu dizilerin kayboluş nedenleriyle ilgili bilgiler netleşmeye başladı. Belli olan; TRT hariç diğer televizyonlardaki diziler yayın süreçlerine üç haftalık bir rotar yapmışlar.

      Bu konu ile ilgili en açıklayıcı bilgiyi televizyonla ilgili yazıları ile tanıdığımız Sina Koloğlu’nun köşe yazısında görebildik. Konuyu araştırarak edindiği bilgilere göre; eskiden bir hafta, sonraki yıl iki hafta yayınlanamamış olan diziler bu yıl yaşanan ekonomik kriz nedeniyle etkilenen reklam gelirlerinin iyice azalmış olmasından, dizilerin yeni bölümleri çekilememiş ve üç haftalık, reklamsızlığın getirdiği bir kriz dönemi yaşayacaklarmış.

      Bilindiği gibi, bir çoğu haftalık periyotlarda yayınlanan bu diziler ve programlar, verilen bu üç haftalık süre sonrasında kaldıkları yerden yeni bölümleriyle ekranlara avdet edeceklermiş.

      Bir kaç yıldır “geliyorum” diyen ekonomik kriz, görünen o ki; sadece temel tüketim maddelerine yansımamış, gerçekten temel tüketim maddeleri kadar önemli olan, özellikle ev kadının en önemle meşgalesi olan dizileri de zorunlu tatile çıkarmış.

      Aslında bir sorun olduğu, yeni yılın son haftalarında dizlerin, gece yarısını geçen sürelerinde neredeyse bir saate yakın bir kısalma olmasından belliydi. Özellikle yeni yılın son haftasında neredeyse tüm diziler gece saat onbiri çok az gece bitiveriyordu.

      Birçok televizyon izleyicisinden yansıdığı kadarıyla ve çok önemli sorunmuş gibi “dizilere ne oldu” sorusu görülebiliyor.

      Birincisi; hiç haber ve bilgi vermeden neden ortadan kayboldular sorusuna yanıt bulamamanın sıkıntısını yaşıyorlar. İkincisi ise; yayınlanıp yayınlanmayacağı konusunda televizyonların hiç bir açıklama yapmamasından şikayetçiler.

      Haklılar da. Ben de bir iki diziyi izliyorum ve de gelecek hafta ne olacağını merakla beklediğim oluyordu. Özellikle Fok TV’de yayınlanan “Savaşçı” ve Star TV’de yayınlanan “Söz” dizilerini her hafta izliyordum. Ne yalan söyleyeyim, bu konudan ben de biraz muzdaripim.

      Yıl başından hemen sonraki ilk hafta yeni bölüm çekimlerinede sadece reklamlardan değil, dizi oyuncularının tatil yapabilmeleri nedeniyle bir haftanın es geçilmesi doğal ama özellikle reklam dolayısıyla üç haftalık bir öteleme pek normal değil gibi.

      Şimdi aslolan üç hafta sonra nelerin olacağıdır. Bu kriz daha uzar mı veya birden bire kriz ortadan kalkar mı? İşte bu büyük bir soru işaretidir. Sadece televizyon eleştirmeni olarak değil dizi izleyicisi olarak nelerin olacağını merakla bekliyorum.

      Yapımcılar, dizi tutkunlarının merakını giderecek bilgi verirlerse çok daha iyi olur.

BİR TUTAM TEBESSÜM

TEMEL AMERİKA’DA

      Amerika’da yaşayan Dursun, Trabzon’daki Temel’i ısrarla yanına çağırıyormuş:
      – “Ula Temel ha puraya gelursan aç kalmazsun da. Sadece yerdeki paraları toplasan o bile yeter sana” demiş.

      Bunu duyan Temel, birazda merakından, binmiş uçağa uzun bir uçak yolculuğu sonrasında Amerika’ya varmış.

      Uçaktan inmiş, uzun uçak yolculuğundan olduça yorgundur.

      Valizini alıp hava alanından çıkmak üzereymiş ki, bir de bakmış yerde yeşil yeşil yüz dolar var. Durmuş, uzun süre yerdeki paraya bakmış, bakmış ve şöyle demiş:
      – Ula daha bu memlekete yeni gelduk. Biraz gezeyim, dinleneyim, daha ilk günden işe mi başlanur!