EL YIKAMAK, SİFON ÇEKMEK Mİ DEDİNİZ!

Siz hala tuvaletten çıkınca, sofraya oturmadan önce, pişmemiş kırmızı et, balık, tavuk, yumurta gibi gıdalara dokunduktan, hapşırdıktan ya da öksürdükten veya çocuğunuzun altını değiştirdikten sonra ellerinizi yıkamıyor musunuz?

Gittiğim restoranlarda, alışveriş merkezlerinde tuvaletten çıkan çoğu kişinin elini yıkamadığına tanık oluyorum. Özellikle erkekler bu konuda sınıfta kalıyor. En lüks,  en havalı restoranlarda bile erkeklerin çoğu suya sabuna dokunmadan tuvaletten doğruca masalarına yöneliyor. Üstlerindeki marka takım elbiselere, kollarındaki pahalı saatlere bakınca statüleri ve gelirleri gibi sağlık bilinçlerinin de yüksek olduğu düşünülür! Ama gerçekler hiç de öyle değil! 

El hijyeni konusunda kadınların da erkeklerden aşağı kalır yanı yok! Geçtiğimiz gün havaalanının tuvaletinde yanımdaki kadının yaptıklarına tanık olunca midem bulandı. Burnunu suyla temizlerken çıkardığı hayvani sesleri bir kenara bırakıyorum, elini yıkamadan, sabunlamadan hemen dışarı çıktı. Söyler misiniz böyle bir annenin yetiştireceği çocuklar temizlik ve hijyen kurallarını nasıl öğrenecekler? 

TEMİZLİK, HİJYEN SIFIR, GÜZEL GÖRÜNME TUTKUSU DORUKTA!

El yıkamaya takıntılı olduğum için restoran, sinema veya tiyatro gibi yerlerde insanların tuvaletten çıktıktan sonra neler yaptıklarını ister istemez gözlemliyorum. 

·         Sifon çekme alışkanlığı da ne yazık ki topluma yerleşmemiş. Küçük tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra sifonu çekmeden burunları tavana bakar şekilde dışarı çıkan genç kızların hemen aynanın karşısına geçmelerine sinir oluyorum. Sifon çekmek de, el yıkamak da onların lügatında yok! Temizlik, hijyen sıfır ama güzel görünme duygusu dorukta!

·         Sifon çekmek yerine, klozetin kapağını kapatmak nasıl bir mantıktır anlamıyorum. Kadınlar tuvaletinde çok sık karşılaştığım bir durum bu! Sifon çekmeyenlerin çoğunlukta olduğu ülkemizde; bireylerden klozet kapaklarını çıkmadan silmelerini, kendinden sonra kullanacaklarına temiz bir tuvalet bırakmalarını beklemek ise hayal!

·         Çöp sepeti yerine tuvalet kağıtlarını yerlere atmak da yaygın bir davranış biçimi. 

TEMİZLİK ALIŞKANLIĞI EVDE KAZANILIR!

Çocuk; annesi, babası başta olmak üzere aile büyüklerinin davranışlarını kopyalar. Doğru el yıkama tekniklerini bilmeyen,  tuvalet hijyeniyle ilgili bilgilere sahip olmayan kadınların ve erkeklerin yetiştirdiği çocuklar da rol modeli olarak haliyle ebeveynlerini benimsiyorlar. Bu yüzden Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere bazı sağlıkta uzmanlık dernekleri el hijyeninin önemi ve el yıkama teknikleri konusunda kampanyalar düzenliyor, afiş broşür ve filmlerle bu konuda 7’den 70’e toplumsal bir bilinç oluşturmaya çalışıyorlar.  

MİKROPLARIN YÜZDE 80’İ ELLERİMİZDEN BULAŞIYOR!

Türkiye’de ilk kez düzenlenen Sağlık Hizmetleri Temizlik Forumu’nda konuşan Cenevre Üniversitesi Hastanesi İlaç ve Epidemiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Didier Pittet ise yaklaşık 15 yıl önce 180 ülkede başlatılan el hijyeni kampanyası sayesinde, yılda 5- 8 milyar kişinin hayatının kurtulduğunu belirtiyor.

Mikropların yüzde 80’i ellerimizden bulaşıyor. 30 saniye el yıkamak ise hastalık oluşum riskini 10 kat azaltıyor. Uzmanlar, sabunla el yıkamanın bir alışkanlık haline gelmesiyle, ishal riskinin yüzde 40, solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 25 oranında azaltılabileceğini vurguluyor. 

Siz hala tuvaletten çıkınca, sofraya oturmadan önce, pişmemiş kırmızı et, balık, tavuk, yumurta gibi gıdalara dokunduktan, hapşırdıktan ya da öksürdükten veya çocuğunuzun altını değiştirdikten sonra ellerinizi yıkamıyor musunuz?