EN "BABA" REFORM

Refik ERDURAN 30 Eyl 2016

​Demiştim ya, bir erkeğin yapabileceği en çirkin şeylerden biri cinsel fetih iddialarıyla böbürlenmektir. "Falanca kızla iş tuttum, filanca kadının tadına baktım" türünden gerçek ya da uyduruk övünmeler sıkça duyulur maalesef.

Demiştim ya, bir erkeğin yapabileceği en çirkin şeylerden biri cinsel fetih iddialarıyla böbürlenmektir. “Falanca kızla iş tuttum, filanca kadının tadına baktım” türünden gerçek ya da uyduruk övünmeler sıkça duyulur maalesef.

Bunun öteki cinste karşılığı da vardır. Ego takviyesine muhtaç kadınlar ad sıralayarak “Bana asıldılar ama yüz vermedim” diye kendi piyasa değerlerini pompalamaya çalışırlar. 

O alandaki zaaflar ve çarpıklıklar seksin siyasal silah gibi kullanılmasını da kolaylaştırmakta. Adam yemek için cinsel kabahat yakalanıp yıpratma amacıyla kamuoyuna duyuruluyor.

Yalnız bizdeki kaset hokkabazlıklarından söz etmiyorum. Dünyada da örnekler çoğaldı. Amerika’da o biçim açık verip yarış dışı kalan politikacıların sayısı kabarık. Geçen hafta olana bakın: Cumhurbaşkanlığı adayı hanımın eşinin hayatına yıllar önce -o başkanken- girdiğini iddia eden bir kadın “Şimdiki kürsü tartışmalarında bana da söz verilsin” diye tutturdu.

Fransa Cumhurbaşkanlığının en güçlü adayının başına geleni unutmadınız herhalde. Bir cinsel suçlamadan paçayı sıyırırken bir başka hanım eski taciz hikâyeleriyle yolunu kesiyordu. Wikileaks kahramanı belge sızdırıp fincancı katırlarını ürkütür ürkütmez benzeri belalara tosladı. Uğraşıp durmakta.

  ***

Şu ara bizim gözümüz kulağımız politikada yine. Düzeltmeler yapılmasını bekliyoruz.

Somut olarak bu ne demek? Politikacılar arasındaki ilişkilerin akılcı bir duruma getirilmesi demek. Onlar büyük çoğunlukla erkek.

Bilinen gerçektir: Bir yerde kadınlarla erkekler iyi geçinemiyorsa orada cinslerin kendi aralarındaki ilişkiler de uyumlu olamaz. Çünkü anlaşmadan çok çatışmaya yatkın çocuklar yetişir. Yani erkeklerin birbirlerine adam gibi davranabilmesini istiyorsak, önce kadınlara insanca davranılmasını sağlamak zorundayız.

Öyle mi oluyor? Son 15 yılda kadın cinayetleri iki, üç kat değil, dokuz kat arttı. Daha da korkuncu, o suçların niteliğindeki gelişme.

Cinayetin türleri vardır. Öfkeyle tetik çekilir, bıçak saplanır. Bir kere. Bilemediniz iki kere. Bizde çoğu kez kadın delik deşik ediliyor. On mermi yarası oluyor cesette. Bıçak yirmi kere saplanıyor. Bayağı vakit alıyor kurbanın öldürülmesi.

Bir süre önce küçük oğlunun önünde bir kadının üstüne şakır şakır benzin boca edildikten sonra çakmak çakıldı. Oğlan alev topuna dönen annesine sarıldı. İkisi de en acılı ölümle can verdiler.

Ne miktarda hiddet ve nefret birikimleri yol açabilir böyle canavarlıklara?

***

Konu tartışma programlarında gündeme geldikçe moderatörler kadına şiddetteki artışın nedenlerini soruyor. “Uzmanlar” çoğu kez ekonomik sıkıntılardan kaynaklanan sürtüşmeleri gündeme getiriyorlar.

Oysa genelde ailelerin parasal durumu eskiye kıyasla iyiye gitmekte. Kadınların yaşantısında düzelmeler var. Daha çok iş buluyor, daha çok kazanıyorlar.

“Buna karşın erkekle sürtüşmenin artması ne tuhaf” mı demeliyiz?

Hayır. Buna karşın değil, bundan ötürü artmakta sürtüşme. Erkeklerimiz kadından üstün sayılmaya alışık. Aradaki açıklık kapandıkça tedirgin olan yiğitler aslında kadına değil, kendine kızıyor.

Ne yapmalıyız?

Kestirmeden çözüm yok. “Eğitim gerekiyor” da demeyin hemen. Çocuklara şöyle olmaları, böyle davranmalarını söyleyerek, büyükleri kurslara sokarak sonuç alamazsınız. Toplum ikliminde değişiklik şart. Sorun kültürel yine.

Şarkılarda, türkülerde, romanlarda, oyunlarda, filmlerde, özellikle dizilerde “güçlü erkek, güzel kadın” kalıplarına sıkışıp kalmamalıyız artık. Uygar insan tipleri de öne geçirilmeli.

Kendi kafamız ve gönlümüzde hafiften rota düzeltmeleri başlatabilirsek zamanla çocuklarımızda da insancıllığa doğru gelişmeler gerçekleşebilir.

Erkek onuruna en yakışan reform da o olur.