EN ÖNDE KADINLAR VAR…

Mehtap DEMİR 07 Mar 2021

New York'ta 40 bin tekstil işçisi direnişe geçiyor.

1850’li yıllar…

ABD işçi hareketleri ile çalkalanıyor.

Sanayi işçileri ağır koşullar altında ölümüne çalışmakta.

New York’ta 40 bin tekstil işçisi direnişe geçiyor.

İş gününün 10 saate indirilmesi, çalışma koşulların düzeltilmesi, ücretlerde düzeltme istiyorlar…

En önde ise kadınlar var…

1857’de bir kıvılcımla başladı her şey.

Bir tekstil fabrikasında başlattıkları grevle bugünlere kadar kadın mücadelesinin öncülüğünü yaptılar.

Binlerce kadın işçinin ilk hak hareketiydi bu.

Kadın haklarının ilk mücadelesiydi…

O grevde çıkan yangın sonucu 129 kadın can vermişti, onlar da kadın mücadelesinin ilk kayıpları olarak tarihe geçtiler.

Polisin fabrikaya kilitlediği kadın işçilerden 129'u, yangında öldü… Ya da öldürüldü diyelim…

İşte o ölümler, dünya kadınlarının seslerini duyurabilmesi için yakılan ateşin ilk kıvılcımı oldu.

***

Bugün,

hemen hemen her sorunla mücadelenin en önünde yine kadınlar var.

Bakın yüzyılın son yıkımı koronavirüs ile mücadelede de önde kadınlar.

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Direktörü Hans Kluge geçtiğimiz gün bir toplantıda virüsle mücadele eden sağlık çalışanlarının çoğunun kadın olduğunu açıkladı… 

Bunu yanı sıra “dünya çapında sağlık sektöründe yer alan her 10 kişiden 7'si kadın” açıklamasını yaptı. 

DSÖ direktörü, Avrupa kıtasında görev yapan hemşirelerin yüzde 84'ünün ve doktorların yüzde 53'ünün de kadın olduğunu bildirdi.

Bu durum kadınların virüse yakalanma oranını da maalesef artırıyor…

Dünya Sağlık Örgütü’nün açıkladığı son rakama göre,

5 hafta önce, Kovid-19'a yakalanan yaklaşık 1,3 milyon sağlık çalışanının yüzde 68'i kadın…

“Türk kadınının eğitim oranı artıyor…”

Son veriler Yüksek Öğretim Kurumu tarafından açıklandı.

“Türkiye'de araştırma görevlilerinin yüzde 51'i kadınlardan oluşuyor. Yükseköğretim okuyanların yüzde 48,12'si de kız öğrenci”

Kadının eğitim oranı ve akademik hayattaki varlığı çok çok önemli… Elzem…

Son yıllarda ortaya çıkan rakamlar bu anlamda hayli sevindirici.

Artan bir seyir var.

Kadınların akademik camiadaki rolleri daha da fazla artmalı ki bakış açımızdaki zenginlik genişlesin. 

Önce,

YÖK Başkanı sayın Yekta Saraç’ın "Ülkemizdeki kadın öğretim üyesi sayısı Avrupa'nın çok çok üstünde" açıklaması ile sevindik.

Ardından YÖK’ün son verileri ile moral bulduk.  

Bakın veriler ne diyor.

“2003'te üniversitelerdeki öğretim üyelerinin yüzde 38'ini kadınlar oluştururken bu oran geçen yıl yüzde 45'e yükseldi.

Yine 2003'te 27 bin 380 araştırma görevlisinin yüzde 42'si kadındı. Şimdi ise 51 bin olan araştırma görevlisinin yüzde 51'i kadın. Yani 25 bin 847 kadın araştırma görevlisi var.

Bu arada, yükseköğretimde kız öğrenci sayısı da çoğaldı. Geçen yıl öğrencilerin yüzde 48,12'sini kızlar oluşturdu.

2002'de yüzde 43,14 olan lisans eğitimi alan kız öğrencileri oranı geçen yıl yüzde 47,33'e çıktı. Ön lisanstaki kız öğrencilerin oranı ise 2002'de yüzde 35,67 iken 2020'de yüzde 51,1 oldu.

2002'de yüzde 39,36 olan lisansüstü kız öğrenci oranı da 2020'de yüzde 8,29'luk yükselişle 47,65'e yükseldi.

Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu alanlarında doktoralı insan kaynağını yetiştirmeyi hedefleyen 'YÖK 100/2000 Doktora Projesi' kapsamında eğitim alan kız öğrencilerin sayısı da erkekleri geçti.

Doktora eğitimi alan yaklaşık 5 bin kişinin yüzde 62'si kız öğrenci”

Bu umut değil de nedir?

İstanbul Üniversitesi Kadın Buluştayı’ndayız…

4 Ekim 1989 tarihinde ilk defa İstanbul Üniversitesi çatısı altında kuruldu,

“Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi…”

Kuruluşundan bu yana dünyada ve ülkemizde kadınlar ve kız çocuklarının karşılaştıkları her türlü sorunun en aza indirilmesi ve yaşam kalitelerinin sürdürülebilir bir şekilde iyileştirilmesi amacıyla çalıştı, çalışıyor…

Sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda toplumsal gelişim için stratejiler ve politikalar geliştirip uyguladı, uyguluyor…

İşte o kurumun çatısı altında bir görev insanı olarak yer almanın mutluluğu içerisindeyim…

Geçtiğimiz yıl İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi başkanlığını sevgili dostum Prof. Dr. Elif Haykır Hobikoğlu’ndan aldığımda kendisinin başarılı çalışmalarını devam ettirmemiz gerekiyordu. Öyle de yaptık.

Son olarak 8 Mart’a yönelik 3 ayrı platformda 3 ayrı etkinlikte buluşacağız.  

Kadın Buluştayı serisinin ilk günü 8 Mart’ta İstanbul Valiliği ve İstanbul Üniversitesi paydaşlığında gerçekleşecek.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın himayesinde “İstanbul Çalışma Hayatında Kadının Rolü başlığındaki buluştayın konuşmacıları;

Sayın Valimizin eşi Hatice Nur Yerlikaya hanımefendi,

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin

Sanatçı Burcu Güneş, Sporcu-Boksör Gülsüm Tatar,

Pilot Haticenur Gündoğdu,

Uçak Teknisyeni Hayrünisa Taşçı ve pazarcı Neşe Coşkun olacak…

9 Martta gerçekleştireceğimiz ikinci Kadın Buluştayında ise “Ekonomide, Sağlıkta ve Siyasette Kadın” panelini gerçekleştireceğiz…

Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hatice Karahan,  Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Zülfiye Füsun Kümet ve

Cumhurbaşkanı Hukuk Başdanışmanı, Hukuk Politikaları Üyesi Ayşe Türkmenoğlu bizlerle birlikte olacak…

Yine 9 Mart tarihinde gerçekleşecek üçüncü Kadın Buluştayının konuğu KAGİDER başkanı Emine Erdem.

“Türkiye’de Mentörlük ve Kagider’in Çalışmaları” başlıklı çevrimiçi konferansta aynı zamanda KAGİDER ve İstanbul Üniversitesi iş birliğinde başlatılacak kız öğrencilere yönelik Mentörlük projesinin hedefleri anlatılacak.

Şimdiden katkılarından dolayı başta sayın valimiz Ali Yerlikaya ve her zaman desteğini hissettiğimiz rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Ak’a ve tüm değerli konuşmacılarımıza, İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanlığı adına teşekkürü bir borç bilirim…