ENGİN HİKÂYESİ!

Ben İstanbul, Engin Kayaköy, oralara buralara gitmeler, ama hep birbirimizi adım adım takip ediyoruz.

Yaz ayları.

Hava şahane, deniz şahane, hayat bulaş endişesinden uzak, işte o yıllardayız. 

Gündoğan balıkçı kahvesinde oturuyorum.

Gazete köşe yazımı yazmak için gittiğim günlerden biri.

Yan masadan bir beyefendi geliyor, ben Engin merhaba, nasılsınız diyor.

Sizi televizyonda beğenerek izliyorum, düşünceleriniz, hayata dair anlattıklarınız çıkarımlarınız ne kadar doğru diyor.

O gün orada yine hayata dair sohbet ediyoruz.

Hayatımda gördüğüm en güzel bir çift gözdü. 

İşte o gün önce arkadaş, sonra dost, sonra kalp dostu olduk.

İyi günde kötü günde, saklanmadan bazen günlerce, bazen saatlerce öylece konuştuk durduk.

Ben İstanbul, Engin Kayaköy, oralara buralara gitmeler, ama hep birbirimizi adım adım takip ediyoruz.

Engin'in asker arkadaşı, askerde canını kurtaran kahramanı, Fatih var.

Fatih Gökçeada'da, denizde arkadaşları ile balık tutmaya çıktığı teknenin alabora olması sonunda bir daha geri dönmüyor.

Ve maalesef kahramanı Fatih'ten acı haber geliyor. 

Engin o günlerde, belirsizlik bekleyişinde cehennem yangınında yanıp duruyor..

Çok ama zor günler geçiriyor.

Bir adamın, bir acıyı tam yüreğinin ortasında taşımasını biliyorum da, ama, bağıra bağıra ağlamasına ilk defa şahit oluyorum.

Acının çağlayan sesini ilk defa duyuyorum.

Dün gece WhatsApp’a bakıyorum, Engin uzun uzun aşağıdakileri yazmış.

‘Seninle paylaşmam gereken bir konu var

Bir olay

Bir kişi

Bir ilişki

Hikayeyle başladıysa her şey

Aynı safiyeti koruyunca

Hikayeyle devam ediyor

Ben bunu gördüm bunu bildim bu hayatta

Şimdiki hikaye

Toprak altında yatan bir adamın 100 çocuğu önümüzdeki ilk bayramda baştan aşağıya giydirmesi

Ve ülkemde bir köy

Şanlıurfa ili

Ceylanpınar ilçesi

Muratlı Köyü

Köyün doktoru çok yakın dostum Nuri

Hemen onu aradım bana ihtiyaç sahibi bir aile bulsana köyden

Bir miktar yardım etmek istiyorum dedim.

Ancak Nuri’den gelen cevap iç burkan bir cevap oldu.

“Engin burada herkes ihtiyaç sahibi ve sen

yardım etmek istiyorsan köydeki çocuklara ayakkabı al bu yapabileceğin en güzel iyilik olur”

Cevabını verince

Kafamda hemen çarpım tablosu başladı çalışmaya

30 çocuk geçti aklımdan

Çok rahat altından kalkabilirdim

40 olursa da hemen iki arkadaşım 5’er çift yükleyip tamamlardım.

100 çocuğa yakın bir rakam çıkınca

Hafiften bir

Ne oluyor! Oldum

Ama hemen sakinleştim.

Fethiye’den yola çıkarken içinde olduğum duygu geldi birden içime

Dedim ki

NİYET’ine bak Engin

Bence bunun önünde dağ duramaz.

MP ayakkabılarının sahibi

Kazım bey geçtiğimiz aylarda bir ev sattım aileye

Oğlu dünya iyisi Ali Emre’yi aradım, durumu aktardım küçük bir yardım istedim

Sağolsun ikiletmedi bile konuyu

Seve seve ne gerekiyorsa dedi

Olayı kolaylamıştım

Ancak yine de bütçe tam yeterli değildi

Derken aynı gün evini kiraladığım bu meslekteki ilk siftahımı yaptığım ve şansına, uğuruna çok inandığım Bodrum’da yaşayan aile içi maneviyatı çok yüksek bir aile olan Gülcan hanım kiralama sonuçlanmasına rağmen ekstra bir ücret ödemek istedi her ne kadar itiraz etsem de bir şekilde dinlemedi ve parayı yolladı.

O an işlem tamamdı.

Hallolmuştu.

Ardından bir telefon

Yasemin hanım

Kazım beyin kızı

MP ayakkabılarının genel müdürü

Engin bey 100 ayakkabı tamamen bizden bizimde Ramazan yaklaşıyor

Bizden o çocuklara bir hediye olsun deyince

Büyük itiraz ettim

Olmaz dedim.

Bu arkadaşım, dostum için bir hayır ve benim tarafımdan yapılmalı deyince

Yasemin hanım sizde üstüne başına bir şeyler alırsınız Ramazan geliyor deyince

Çocuklar ayaktan başa giydirilmiş olacaklar.

Bir tane çocuk dahi o akşam ayakkabı kutusu baş ucunda olmadan uykuya dalmasın çıkışım

NİYET

Sanırım şu dünyada 48 yıldır

Çözdüğüm tek mucize

Niyetini temiz tut

Koru

Kolla

Sakın sapma ve bozma

Dünyayı dize getirirsin.’

Canım Engin.

Ben zor yanan, kibrit çöpü yakılan sobalı evlerde büyüyen insanları kimselere değişmem.

İçinden geçtiğimiz kirli zamanlarda, kan bağı değil can bağını bilen, başkaları için canı acıya acıya yaşayan insanları kimselere değişmem.

Ölümü bilen, kederini yaşayan, insanları kimselere değişmem.

Engin.

Seni kalbinden öpüyorum.

Funda'nın aklındakiler…

... Demet Akalın'ın dünya tatlısı kızı Hira, tik tok’ta genç bir kıza tam 7 bin liralık emoji yolluyor.

Eh haliyle kıyamet kopuyor.

Hira bir genç kızın canlı yayınına giriyor, kız bana çiçek yolla, böcek yolla falan diyor.

Hira annesinin kredi kartından tam 7 bin TL yollamış oluyor.

İnanılmaz insanlar, inanılmaz danslar, tuhaflıklar yapıyor.

Orası korkunç bir yer.

Herkesin çocuklarını mutlaka uzak tutması gerekiyor.

Hatta kendinizi bile.

Çöplük gibi bir yer orası anlayacağınız.