​FAİZSİZ FİNANS KANUNU

Yusuf DİNÇ 11 Nis 2017

6-9 Nisan tarihleri arasında İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde Faizsiz Finans Kurumlarında Şer'i Denetim kongresi yapıldı.

6-9 Nisan tarihleri arasında İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde Faizsiz Finans Kurumlarında Şer’i Denetim kongresi yapıldı. Dünyanın her yerinden katılımcılar büyük ilgi gösterdiler. Bu çeşitlilikte katılımcı bulunması insanların İstanbul’a faizsiz finans anlamında inandıklarını gösterir. Bu etkinlik İstanbul’un Finans Merkezi olma yolunda bir köşe taşı olacak önemdedir. Şer’i denetim ve bunun üzerinde danışma kurulları faizsiz finansal kuruluşların faizsizliğinin tescilidir. Dünyada bunlara sahip olmayan kuruluşların faizsizliği söz konusu değildir. Ancak Türkiye’de mümkün. Türkiye’de katılım bankaları ve tekafül sigortası şirketleri dışındaki kuruluşların faizsiz muamelelerinin uluslararası faizsiz finans yatırımcısı için anlamı yoktur.

Faizli bankaların sukuk (kira sertifikası) ihraç ettiği, sigorta şirketlerinin faizsiz planlar sunduğu ülkemizde ekonomik sekülerizm içinde her şey mümkündür. Ancak bunun önüne geçmek üzere iyi bir planımız var; Faizsiz Finans Kanunu. 

Bu kanunun Türkiye’de faizsiz finans alanında faaliyet gösteren ve gösterecek kurumların yasal altyapısını sağlıyor. Güvenceye alıyor. Rekabet ortamını belirliyor. Faizsiz finans ilkelerini geliştiriyor. En önemlisi de Faizsiz Finans Standartları Kurumu’nu düzenliyor. Bu şu demektir; gayrı uluslararası alanda yatırımcılara açılırken İngiltere’den fetva almak zorunda kalmayacağız. Çünkü Faizsiz Finans Standartları Kurumu, Faizsiz Finans Danışma Kurulu’nu bünyesinde bulundurur. Bu kurum Türkiye’nin faizsiz finans alanında temel referansı olacaktır. Dahası üyelerin seçiminde ne denli özenilirse bu danışma kurulu o denli uluslararası hizmetler de sunabilir. Bu kurulun kararları bağlayıcı değil ancak kamuya duyuru hakkı düzenlenmiş durumunda. Yani Kurul’un kararlarına uymayan faizsiz finans kuruluşları kendi itibarları ile test edileceklerdir.

Faizsiz Finans Kanunu’nun yasalaşması halinde faizsiz pencere uygulamaları tamamen kapanmış olacak. Faizli kurumlar faizsiz alanın dışında tutulacak. Faizsiz kurumların zaten olmayan gdo yüklemesi hiçbir zaman mümkün olmayacak. 

Bugün dünyada faizsiz finans alanında ön plana çıkan ekonomilerdeki uygulamalardan yararlanılmış ve iyi bir örnek çıkarılmış. Artık kanunlaşmasını beklemek için kaybedecek vaktimiz yoktur. Lakin buna da karşı çıkanlar vardır. Bunlar faizsiz finans gezicileridir.

Karşı çıkanların başını kendilerini faizsiz finans kuruluşlarının temsilcisi kabul edenler çekiyor. İtiraz etmek için pek bir neden olmayan düzenlemede kibirlenmek için bahane arayan bulabilir. Çünkü bu grup bu konuda hiç kimseye söz hakkı tanımıyor. Dahası düzenleme ile para arasındaki ilişkiyi bilmiyor. Paranın düzenlemeye rağbet gösterdiğini 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu ile gördülerse de unutmuşlar. Üstelik faizsizlik mesele ise Kanun taslağı mevcut uygulamalar iyileştiriyor. Karşı çıkan bir diğer önemli grup bu işe taraf olacak kamu otoriteleridir. Çünkü Türkiye’de herkes her şeyi herkesten daha iyi bilmektedir. Elini taşın altına koymaya gelince yarısı kaçan bu grubun en iyi niyeti bu düzenleme taslağına sahip çıkmak ve katkı yapmak olabilir.

Yahu artık finans meselelerine retorik yaklaşmanın zamanı gelmedi mi? İdeolojik yaklaşımlar yerine zaman ve şartlara göre doğrunun yanlışın ne olduğu ile işe başlamak, sonsuza kadar tartışmaktan daha önemli değil mi? En doğrusunu bir yapsak herkes tatmin olacak zaten. Ama doğruya ulaşmak için artık başlamak gerek.