FENERBAHÇE NEREYE?

Fehmi KETENCİ 01 Ağu 2019

Geçtiğimiz yılı tam bir kabus yılı olarak tarihine yazdıran Fenerbahçe, bu kez yeni sezon için tüm dikkatleri üzerinde toplayan takımlarımızdan en çok sözü edilenidir.

On yıl başkanlık yapan Aziz Yıldırım dönemine ezici çoğunluk oyla son veren Ali Koç dönemi, ilk yıl durumdan yansıyan sonuca göre, Fenerbahçe adı ile küme düşenlerin aynı cümlelerde telaffuz edildiği tam bir hayal kırıklığı yılıdır.

Fenerbahçe adı liglerde ve özellikle zengin kulüp olarak transferlerin en önünde, hep listelerin başında yer almıştır. Transferlerde, şampiyonluk denilince adı hep ilk üçün içinde ve genellikle ligin favorisi olarak adından ilk sözedilen olmuştıur.

Son Lig Şampiyonluğu’nu 2013-2014 sezonunda kazanan Fenerbahçe, o yıldan beri beş yıl şampiyonluktan uzak kalmıştır. Bu süreçte ezeli rakipleri; Beşiktaş ve Galatasaray peşpeşe ikişer şampiyonluk kazanarak daha başarılı bir dönem geçirmişlerdir. Fenerbahçe son yıl, hem başkan değişikliği, hem de kadro yeniilemesi ile girdiği lig maratonunda uzunca süre çok başarısız bir dönem geçirmiş, tarihinde yaşamadığı bir olayla karşı karşıya kalmıştır.

Fenerbahçe; 2019- 2019 sezonunun ilk yarısını düşme hattı çizgisinde tamamlamış, Avrupa kupası ve Türkiye kupasından elenmiş, bu süreçte teknik direktör değişikliğine gitmişti. Küme girdabında stresli günler yaşamış bir takım olarak, taraflı tarafsız tüm sporseverlerin ilgi odağı olmuştu, Yeni sezona, üzerindeki bu stresin yüküyle, kadrosunun çoğunu değiştirdiği bir takımla giriyordu ve eksikliğini hissettiği transferlerini, henüz istediği gibi de tamamlayamamıştı.

Fenerbahçe’yi başarısızlığa sürükleyen en önemli nedenlerden biri; hiç kuşku yok ki, bir kaç yıldır süre gelen, ama son iki yılda iyice ortaya çıkan UEFA Finansal Fair Play baskısının yarattığı mali çıkmazdı. Ali Koç yönetiminin gerçek yüzünü ortaya çıkardığı mali tablo; ürkütücü rakamlarla telaffüz edilen borçlar ve UEFA’nın Finansal Fair Play dayatması, ihtiyaç hissedilen transferlerin nedenli darboğazda olduğunu gösterdi.

Finansal Fair Play konusunun Avrupa’dan men aşamasına kadar gelinmiş olması, bunun takıma ve transferlere yansıması, bu ortamda yaşanan çok başarısız bir sezon, bu yılki Fenerbahçe’nin sırtındaki en önemli stress yüküdür..

Bu yükü kaldırmak, mali konudaki bu darboğazı aşmak için Ali Koç yönetiminin, bu konuda yapıtığı planlı çalışmaları, en azından; UEFA Finansal Fair Play engelini olabildiğince az hasarla atlatabilmenin yolunu açmış görünüyor.

Genç oyuncu Elif’in, onsekiz milyon Euro gibi çok iyi bir rakama satılması sonrasında mali açıdan biraz daha rahat hareket edebilir bir ortam oluşmuş gibi görünüyor. Yapılan transferlerin yanı sıra eksik bölgelere ihtiyaç olan transferler de tamamlandığında iyi bir sezon geçirilebilir, hatta şampiyonlukta iddialı bir duruma gelinebilir..

Bu konuda geçen yıllar gibi geç kalınmadan gerekli transferlerin bir an önce yapılması ve neredeyse üç hafta sonra başlayacak olan Süper Lig’e kadar yeni transfrlerle desteklenmiş takımın hazır hale getirilmesi gerekiyor.

Almanyada’ki AudiCup dörtlü turnuvda Bayern München karşılaşmasında, eksik ve hazır olmayan kadrosuyla 6-1 gibi ağır bir yenilgi alan Fenerbahçe, takım olma yolunda önemli ve hızlı adımlar atması lazım.

Yapılacak transferler bir an önce yapılmalı, Ersun Yenal’ın eli rahatlatılmalı, kafasında var gibi görünen kadro olumsuzlukları hızla giderilmelidir. Hazırlık karşılaşması da olsa 6-1 mağlubiyet ağır bir yenilgidir ve takıma olumsuz yansıyabilir..

Her ne kadar, karşınızdaki takım, Avrupa devi ve Şampiyonlar Ligi için hazırlıklarını tamamlamış Bayern München olsa da, yirmi dakikada beş gol yemek dağınıklığı hoş görülecek gibi değil.

Bu bir turnuva olsa da Fenerbahçe için lig öncesi ciddi bir hazırlık karşılaşmasıdır.

Bu turnuva sonuçları da iyi değerlendirilmeli. Gerekli transferler bir an önce tamamlanmalı, kadro bütünlüğü sağlanmalı ve hocanın eli rahatlatılmalı.