FUTBOL ÖZLEMİ BİTECEK Mİ?

Fehmi KETENCİ 22 May 2020

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye Futbol Federasyonu'nun açıkladığına göre;12-13-14 Haziran'da seyircisiz olarak oynanacak Türkiye futbol ligleriyle yeşil sahalar üzerinde futbol oynanmaya başlanacak.

      Yine sporsuz bir günü daha geride bırakıyoruz. Neredeyse iki aydan fazladır bu günlerde spor yazımı yazmak üzere bilgisayar başına geçtiğim o benzer günlerden biri ve hala ne yazacağımı bilemiyorum. Sadece bizde mi? Avrupa’nın tüm ülkeleri de bizlerden pek farklı değil.

      Ve yine iyice zorlanmaya başladığımız spor yazısı yazmanın iyice zorlaştığı günlerden birinde yine bilgisayar başındayım.. Spor sahalarında martıların çift kale maç yaptıkları günler ve haftalar geçti. Sokağa çıkma kısıtlamaları iyice sıkılaştı. O, martıların çift kale maç yaptıkları yemyeşil sahalarda, şimdi maç yapmak için takımlar kurup rakip bekleyen koronavirüslerin oluşturdukları onbirler var sahalarda. Son zamanlarda alınan önlemler ve tatil edilen futbol karşılaşmaları nedeniyle sahalarda henüz futbolcular yok ama

12 Haziran’da gelecekler.

      Geçtiğimiz haftalarda Türkiye Futbol Federasyonu’nun açıkladığına göre;12-13-14 Haziran’da seyircisiz olarak oynanacak Türkiye futbol ligleriyle yeşil sahalar üzerinde futbol oynanmaya başlanacak.

      Bu konuda, başta TFF olmak üzere, kafalardaki soru işaretleri henüz temizlenmedi.

Kulüpler de dahil olmak üzere ne olacağı konusu henüz net değil. Koronavirüs salgını konusunda daha tam olarak önümüzü görmemişken, Avrupa’da neredeyse ilk olan bir kararı vermekle iyi mi yaptık pek de bilemiyoruz. Avrupa’da Almanya’nın Bundesliga geçtiğimiz hafta başladı. Başka başlayan lig yok gibi. Son gelen haberlere göre İtalya La Liga’da 13 Haziran’da başlayacakmış.

      Şunun şurasında, yirmi gün civarında bir süre kaldı ama hala netleşen bir durum yok. Bazı Süper Lig takımlarımız yavaş yavaş salon ve saha çalışmalarına başladılar.

      Son günlerde bu konuda gündeme yansıyan kararlara göre, başlasın veya başlamasın gibi bir karar yoğunluğu henüz belirgin değil. Başlangıçta bu konuya karşı çıkan Fatih Terim’den bile kesin bi karar yok gibi. Şimdiye kadar liglerin başlamasının sakıncalı olacağını kesin bir dille açıklayanlar, görebildiğimiz kadarıyla; sadece; şampiyonluğa oynayan Sivasspor Teknik Direktörü; Riza Çalımbay ve Rizespor Teknik Direktörü; Ünal Karaman. Diğer teknik direktörlerden ve takımlardan, bu konuda en riskli durumda olan Süper Lig futbolcularından da pek dişe dokunur itiraz gelmedi..

      Ülkemizde bu konudaki gelşmeleri bir hatırlayalım. Geçtiğimz haftalarda şunu yazmıştık;    

      “Futbol dışında takım sporları ve tüm spor olaylarının sonlandırılması kararı alınmışken, TFF’nin nasıl bir yol izleyeceği önümüzdeki günlerde mutlaka belli olacaktır. Şimdilik, ülkemizde hala net bir gidişat sergilemeyen salgın, bu ay sonuna kadar mutlaka dikkatle takip edilecek ve ne durumda olduğumuz, başta Bilim Kurulu olmak üzere Sağlık Bakanlığı tarafından değerlendirilecek ve futbol ligleri ile ilgili nihai karar verilecektir.  

      Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu, dikkat çekme dışında, bu karara şimdilik “olur” diyebileceğini düşünemiyorum.

      Mayıs sonuna kadar geçecek süre, koronavirüs salgını konusunda çok daha net bilgiler verecektir.

      TFF tarafından açıklanan futbol liglerinin başlamasına, daha bir aylık bir zaman var. Bu ay sonuna kadar geçecek süre ile haziran ayı ilk haftası arasında salgının göstereceği  gidişat oldukça farklı olabilir..

      Şimdilik bu ayın sonuna ulaşalım. Salgının o zamanki gidişatına göre TFF yeni bir durum değerlendirmesi yapacaktır.”

      Evet böyle yazmıştık ve hala asla göz ardı etmememiz gereken risk ortada duruyor. Risk sorununu aşmak, karşılaşmaları seyircisiz oynatmakla olmuyor. Futbolun nasıl oynanması gerektiğini bilenlerin merak ettiği; bu şartlarda olması gereken en az bir buçuk metrelik “sosyal mesafe”nin korunması, dışarıda mutlaka maske takılması ve “yakın temas”ın olmaması konusunun maçlar sırasında nasıl sağlanabileceğidir.

      Bakalım, neler olacak. TFF bu soru işaretlerini hala ortada olduğu durumda nasıl bir kararla yola devam edecek.

      Bekleyelim, göreceğiz.