​GALİBİYET SKORDAN İBARET DEĞİLDİR!

Bertan ERMAN 03 May 2017

Bir tarafta Banvit…

 Bir tarafta Banvit… 

 23 yıl önce, bir tavuk fabrikasında çalışan işçilerin kurduğu takım… Bu yıl ilk kez düzenlenen FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ettiler. Herhangi bir kişiye 15 yıl önce Bandırma’dan bir basketbol takımı, Türkiye ve Avrupa’da zirveye oynayacak deseniz, basketboldan bir şey anlamadığınızı söylerdi. Lakin, Banvit bunu başardı. İstanbul dışından çıktı ve sistematik bir şekilde önemli ilerlemeler kaydetti. 2013 BSL Finali, 2014’te normal sezonun liderliği ve 2015’te Eurocup’ta yarı final oynamaları, bugünlerin sinyallerini veriyordu. Bu sene Türkiye Kupası’nı kazanan Banvit, FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde harika işler çıkardı. A Grubu’nda, şampiyonluğun 1 numaralı adayı olan Monaco’nun ardından 2. sırada tamamlayan Bandırma ekibi, son 16’da Almanya’dan EWE Baskets ile karşılaştı. Deplasmanda berabere kalan Banvit, Bandırma’da harika bir oyunla adını çeyrek finale yazdırdı. Çeyrek finalde, bir başka Almanya takımı olan Ludwigsburg, temsilcimizin karşısına çıktı. Bandırma’da oynanan ilk maçta 5 sayı farkla kaybeden Banvit, Almanya’da mucizeye imza attı. Fark 6 sayı iken, takımın maestrosu Jordan Theodore, son saniyede turnikeyi attı ve Turuncu yeşilliler adını Final Four’a yazdırdı. Iberostar Tenerife’nin ev sahipliğini yaptığı Final Four’da Banvit, yarı finalde tanıdık bir takımla karşılaştı. A Grubu’nda hiç yenemediği Monaco’yu müthiş bir geri dönüşle geçen Bandırma ekibi, adını finale yazdırdı. Finalde Iberostar Tenerife ile karşılaşan Banvit, müthiş bir mücadele gösterdi. Temsilcimiz, maça ortak olmayı başarsa da, kupanın 4 sayı gerisinde kaldı. Aslında Banvit, bu maçı kaybetmesine rağmen şampiyon oldu. Banvitli oyuncular, ödül töreninde madalyalarını alırken, Tenerife’deki tüm basketbolseverler salonu Banvit tezahüratıyla inletti. Zaten son cümle her şeyi anlatıyor.

 Bir diğer tarafta Darüşşafaka Doğuş…

 Bu takım 4 yıl önce bir alt kümede mücadele ediyordu. 4 yıl içinde inanılmaz bir yükselişe imza attılar. Doğuş Grubu’nun büyük desteği doğrultusunda Daçka, küllerinden doğdu adeta. BSL’ye yeniden, “Merhaba!”  dediği ilk sezonda 3. oldu ve Playoff’a kalmayı başardı. Ertesi sezon yatırımlarını iyice arttıran Darüşşafaka Doğuş, Volkswagen Arena gibi ortamı harika olan bir salona geçti. Finansal desteğiyle daha da güçlenen yeşil siyahlılar, Euroleague’den Wildcard vizesi aldı. Avrupa’nın en büyük liginde ilk kez boy gösteren Darüşşafaka Doğuş, eski formatta Maccabi Fox Tel-Aviv gibi kült bir takımı geride bırakarak Top 16’ya kalma başarısı gösterdi. Yeşil siyahlılar bu sene format değişikliğine gidilen Turkish Airlines Euroleague’de birbirinden zorlu 30 maç oynadı. Son 3 haftaya girildiğinde Daçka’nın Playoff’a kalması mucize gibiydi. Ama onlar oyunda kalmayı başardı ve son maçta Kızılyıldız ile final gibi bir karşılaşmaya çıktı. Bu zorlu ligin son haftasında Kızılyıldız’ı deviren Daçka, Playoff’ta lig lideri Real Madrid’in rakibi oldu. Madrid’de oynanan ilk maçı 8 sayıyla kaybeden Darüşşafaka Doğuş, serinin ikinci maçında tüm Madrid’i susturmuştu. Yeşil siyahlılar, seriyi İstanbul’a taşırken saha avantajını da ele geçirmişti.

İstanbul’da oynanan iki maçı da Real Madrid kazandı ve Fenerbahçe’nin Final Four’da rakibi oldu. Serinin 3. maçının ikinci çeyreğinde savunma yapmakta zorlanan bir Darüşşafaka Doğuş vardı. Buna rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen temsilcimiz, maça ortak olmayı başarsa da, karşılaşmayı 88-81’lik skorla kaybetti. Herkesin 4. maçta Daçka’ya inancı tamdı. Her zaman gösterdikleri mücadeleyi gösteriyordu. Darüşşafaka Doğuş’un öne geçeceğini hisseden Real Madridliler, bildiğiniz gibi yine tiyatroya başladılar. 3. çeyreğin sonunda Luke Harangody’e alakasız bir faul çalındı ve ortalık karıştı. Maça ortak olacak olan temsilcimiz, bir anda 12 sayı geriye düştü. O anlara yerinde şahit oldum. Oradaki hiçbir insan, bu haksızlığa tahammül edemiyordu. Son çeyrekte Yeşil siyahlılar inanılmaz bir geri dönüşe imza atıp maça ortak olmaya çalışsa da, galibiyet gelmedi. Fakat, yine bir gerçek vardı ki, Darüşşafaka Doğuş bu seriyi kaybetmesine karşın büyük bir takım olduğunu herkese gösterdi.  

Banvit ve Darüşşafaka Doğuş’a, Avrupa’da bizi gururlandırdığı ve galibiyetin skordan ibaret olmadığını kanıtladıkları için teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim. Mücadeleye devam!