HADİSE!

Bütün magazin masaları, internetteki magazin sayfaları Hadise haberini aldı, tepe tepe kullanıyor.

Yer gök, uçan kuşlar bu genç kadının boşanma haberini konuşuyor. 

Çok ünlü bir kadın, haber olması çok normal.

Ama genç, ünlü şarkıcı bir kadının boşanması böylesine kötücül konuşulur mu?

Akıl almaz.

Bu kadar aşağılayıcı, bu kadar suçlayıcı, bu kadar yok etme çabasında konuşur mu?

Yazılmamalı ve konuşulmamalı.

Ben de senelerce magazin yorumcusu olarak konuştum, iş yaptım.

Hiç kimseyi üzmeden, herkesi anlar, empati yapar, iyi kalbimden çıkan cümlelerle konuşurdum.

Magazin böyle bir şey değil ki.

Bütün magazin masaları, internetteki magazin sayfaları Hadise haberini aldı, tepe tepe kullanıyor.

Çok ayıp diyeceğim yapılanlara, denilenlere, yetmeyecek.

Vebali günahı üzerinize olsun diyeceğim, sanırım yetecek.

Hadise çok güzel.

Hadise çok iyi kalpli 

Hadise çok yumuşak genç bir kadın.

Sesi şahane, sahnesi şahane, işinde gücünde bir kadın.

Ve çok iş yapan, sahnesi çok olan ve para kazanan bir kadın.

Kimse için, kötü tek bir kelime konuştuğunu duymadım.

Aynaya baktığında kendi suratına neler neler anlatması gereken insanlar kızı yerden yere vuruyorlar.

Ey Hadise düşmanları.

Sebepsiz düşmanlığınız var.

Ömrünüzün kötülük yaprakları bu insanların en zor zamanlarında evlerine, anne babalarının kalplerine düşüyor.

Keşke kendi evlerinize düşse.

İftirada usta insanlar.

Canını yaktığınız bu genç kadının yaktığınız küllerini savurduğunuzu sanıyorsunuz.

Merak etmeyin, Hadise yaptığınız haksızlıklardan yeniden doğar.

Hadise.

Çok zor zamanlardan geçiyorsun anlıyorum.

Bir kadın olarak, olan bitenle başa çıkmaya çalışıyorsun anlıyorum.

Ama her şey geçer, bir sene sonra arkana dönüp bakmayacaksın ve her şeyi unutacaksın.

Kadınının kadına şiddetin en alasını yapıyorlar görüyorum.

İnan bana.

Karşılıksız iyilik yapılan zamanlar bitmiş, bir kadının diğer kadını anlayan ve merhameti kalmamış zamanlardayız.

Kirli elleri ile, kirli dilleri ile insanların yuvalarını dağılması üzerinde tepinen insanlar var.

Kötülük kuyusu kazarken, bir gün o kuyunun içine düşebileceğini hesap etmeyen insanlar var.

Ne kadar çok insan varmış, kötülüğe müsait.

Nefret stokları hiç bitmeyen insanlar var.

Dillerinde yalan ve hayatlarındaki her taşın altında günah yazan insanlar bunlar.

Kana susamış gibiler.

Kötülük mezbahasındaki, adı üzerinde mezbaha işte, sana ne derlerse desinler, sana hiçbir şey olmaz.

Unutmayın ki Hadise'ye hiçbir şey olmaz.

Funda'nın aklındakiler…

... Gazete köşe yazılarımı cep telefonumdan yazıyorum.

Yazımı yazdığım gün Cuma.

Yukarıdan devamlı çat çat hazır Cuma mesajları geliyor.

Hazır mesajları yolluyorlar, iletiyorlar.

Hayırlı cumalar.

Cuma mübarek gün kıymetli, ben de biliyorum, ama sizin mesajlarınıza ihtiyacım yok.

Herkesin cuması kendine kalsın.

Sakın yanlış anlamayın, bunu neden yazıyorum.

Mesaj gönderenlere bakıyorum.

Tanıdığım insanlar var, adam çoluk çocuk sahibi kadın parası kovalıyor, merhaba dediği 1 haftadır tanıdığı kadından para istiyor.

Sonra her hafta Allah'ın mağfireti üzerine olsun hayırlı cumalar yollayıp duruyor.

Adam, tanımadığı kadının telefonunu bir şekilde bulmuş, kraliçem sultanım diye abuk subuk asılıyor, yazıp duruyor.

Hayırlı cumalar.

Adam karısı yokken, aklım hep sizde diye mırıldanıyor.

Sonra hayırlı cumalar.

Çok iyi tanıyorum biri var, çakalın teki.

Devamlı hayırlı cumalar yolluyor.

Kadın kendi menfaati için evine adam alıyor, başka kadınla 1 gece buluşmasını sağlıyor.

Sonra hayırlı cumalar.

Demem şu ki! 

Hayırlı cumalar demen için çok temiz olman gerekiyor.

Kalbinin iyi, kimseye kötülük düşünmeyen, merhametli, para çalmayan, hak çalmayan insanlar olmanız lazım.

O nedenle, diğer yazdığım insanlar, lütfen cumayı ağzınıza almayın ve  mesaj yollamayın.

Sahte ve çakal karakteriniz de, cumanız sizin olsun.

Sizi temizlemeye mübarek cuma günü yetmez.

Funda’nın aklındakiler…

.... Ekonomik çöküş almış başını gidiyor.

Gitgide fakirleşiyoruz ve alım gücümüz azalıyor.

Yani tuzumuz kuru değil.

Sanki derdimiz hiç yok gibi, sosyal medyada challengeler var,  başlıyor bitiyor.

Yani çeşit çeşit akımlar var.

Eğlenceli akımları hadi biraz gülelim diye anlayalım.

Ya diğerleri.

Tarçın yeme.

Ünlülerin elimdeki alışveriş paketi ile yere düşmesi.

Ayakla kapak açma.

Dedelerinin, ninelerinin ensesine tokat atma akımı.

Şimdilerde sahnedeki sanatçıya bir şeyler atma akımı başlamış.

Su dolu şişe atıyorlarmış.

Yahu insanlar yaralanır.

Hiç normal değil yani.

Son söz.

Akımlarınız yerin dibine batsın.