HASET DUYGUSU

Esra TANRIVERDİ 03 Eki 2022

Haset, tüm duygular içinde en yaygın olanıdır. Hatta belki de peşinizi bırakmadığının farkında değilsinizdir.

Haset, tüm duygular içinde en yaygın olanıdır. Hatta belki de peşinizi bırakmadığının farkında değilsinizdir.
Sizin mutsuzluğunuzdan mutlu olan, sizin başarınızı kabullenemeyip sürekli engel olmaya çalışan ve başarısız olmanızı isteyen, başarısızlığınızdan haz duyan, eşinizle veya sevgilinizle iyi ilişkiler içinde olmanıza sürekli karşı çıkan adeta sizin kötü şeyler yaşamanızdan beslenen insanlar hatta dost bildikleriniz vardır mutlaka. Onlara kıskanç insan dersiniz oysa onlar kıskanç değil hasettir.
Örneğin apartman komşunuz Gül hanım beş vakit namaz kılar ama hasetlikten çatlar. Değil kendisi mutlu olmayı insanlığın mutsuz olmasını ister ve kötülüklerden beslenir. Bundan da haz duyar. Oysa İslam dininde haset kötü huylar kategorisinde yer alır. Haset; kalbi ve ruhu mahveden, Allah Teâlâ ile kulun arasını açan en büyük günahlardandır. Bir Hadis-i Şerİf’te şöyle yazar:
“Haset etmekten sakınınız. Biliniz ki ateşin odunu yok ettiği gibi haset de iyilikleri yok eder, siler götürür.” (Ebu Davud)
Haset duygusu günümüzde toplumun en büyük gizli hastalığıdır. Genellikle kötü niyet, suçluluk, aşağılık hissi, düşmanlık, saldırganlık gibi duygularla karakterize edilir. Negatif bir duygudur. Bu duygudan sakınılması tavsiye edilmiştir. Çünkü haset eden başkasının mutsuzluğundan beslenir, acısından keyif duyar. Diğerlerinin başına gelen olumsuzluklar sonucu duyulan haz anlamına gelmektedir.
Haset, bizde olmayıp başkasında olan “bir şey”e karşı hissedilirken, kıskançlık bize ait olanın başkasının eline geçmesi tehdidi altında ortaya çıkar.
Hasetliğe sebep olan şeyler; çekememek, kibir, düşmanlık, gayesine ulaşamama korkusu, önde olma sevdası ve kötü huy sahibi olmaktır.
Bilimsel tanıma baktığımızda hasedin yoğun bir acı vermesinin nedeni aşağılık duygusunu gerekçe göstermektedir. Haset eden bireylerin temel kaygıları aslında kendi aşağıda olma durumlarına yöneliktir.
Aşağılık duygusu genelde aynı ortamda bulunduğumuz, iletişim hâlinde olduğumuz yahut kendimize rakip olarak gördüğümüz yakın çevremizdeki kişilerin elde ettiği herhangi bir başarı karşısında ortaya çıkan ve aynı zamanda bireye yetersizlik hislerinin eşlik ettiği bir duygu durum hâlidir. Bireyin kendisi için önemli olan birinin başarısı, onun kendisini ezilmiş, aşağıda, değersiz, başarısız, kabiliyetleri sınırlı biri olarak düşünmesine ve hissetmesine neden olmaktadır. Gittikçe büyüyen bu negatif his ve düşünceler, bireyi aynı zamanda bir çaresizliğe de sürükleyebilmektedir.
Hasedin neden olduğu en güçlü dürtü intikamdır. İntikam duyguları, kaybetmenin acısını ve ezikliğini birazcık da olsa dindiren sanal bir merheme benzer.
Hasedin düşmanca duygularla birleştiği hâllerde vicdan, haz ve saldırganlık duygularının denetimi altına geçer ve bireydeki sevgi, merhamet ve şükran duygularını söndürebilir. Bazı kişilik rahatsızlıklarında da haset önemli bir öncül olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin, narsistik kişilik bozukluğu olan hastalarda, saldırganlığın esas duygusal dışavurumu olarak bilinçli veya bilinçsiz hasedin göze çarpan bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır.
Hasete dair inançlarınızı arkanızda bırakabilmeniz için, öncelikle onların üzerine gitmeniz gerek. Böylece, haset duygularınız olduğu için kötü bir insan olduğunuzu düşünmek yerine hasetin evrensel bir duygu olduğunun farkına varırsınız. Dahası, haseti benlik duygunuzu kaybetmeden yaşamayı öğrenirsiniz; örneğin “sen sadece duygularından ibaret değilsin”. Bu şekilde baktığınızda haset, sonsuza kadar sizin bir parçanız olarak kalmaz.
İyilik dile iyi ol ki sen de iyilik bul.