HELAL TURİZM

Gülay YÜCEL 09 Ağu 2017

Denk gelmediyseniz mutlaka bilmelisiniz, geçen yıl "Helal turizm"e 156 milyar dolar harcandığı açıklandı.

Denk gelmediyseniz mutlaka bilmelisiniz, geçen yıl "Helal turizm"e 156 milyar dolar harcandığı açıklandı.

Önemli bir veri.. 

Daha önemlisi, uluslararası seyahat eden Müslüman sayısının 2020'de 156 milyon kişiye çıkacağı, harcama miktarının ise 220 milyar dolar olacağı tahmini.

Aktardığım veriler MÜSİAD Antalya Şubesi tarafından hazırlanan "Helal Turizm" raporundan. 

Tam adı, "Türkiye Turizmi İçin Stratejik Bir Vizyon: Helal Turizm" raporu.

Dünya genelinde geçen yıl 121 milyon Müslümanın uluslararası turizm hareketine katıldığının da vurgulandığı raporda, asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, Türkiye'nin helal turizm pazarına güçlü ve sistematik bir şekilde girebilmesi için helal turizmin geliştirilmesine yönelik öneriler kısmı.

Neler mi var?

Sırayla bakarsak:

1 - Öncelikli olarak ve gecikmeksizin Türkiye'nin bir 'Helal Turizm Stratejik Planı' hazırlaması zorunlu hale gelmiştir. Helal Turizm Stratejik Planı'nın en azından 2023 yılına kadar yapılması gerekenleri ve bu hedef yıla kadar ulaşılması gereken, vizyon, amaç ve hedefler doğrultusunda icra edilmesi gereken eylemleri ortaya koyması zorunludur. 

En can alıcı nokta burası, Stratejik Plan. Göreve yeni gelen Numan Kurtulmuş’un bu konuyu önemseyeceğini ve bir an önce harekete geçileceğini düşünüyorum.

2- Türkiye tarihsel, sosyal ve kültürel geçmişi ile önemli bir İslam mirasına sahiptir. Bu mirasın yoğunlukla bulunduğu İstanbul gibi bazı iller Müslüman turistlerin de daha aktif hizmet alabilmeleri için kültür turizmi destinasyonu olarak geliştirilebilir. 

3- Türkiye, organ nakli, diş tedavisi, göz operasyonları, saç ekimi gibi birçok sağlık hizmeti noktasında gelişmiş teknik altyapıya, tecrübeye ve uzmanlığa sahiptir. Bu konuda önde gelen İstanbul, Ankara, Antalya ve İzmir gibi iller Müslüman turistlerin de daha aktif hizmet alabilmeleri için medikal turizm destinasyonu olarak geliştirilebilir. 

Özellikle büyük şehirlerde şu anda da pek çok kişi bu hizmetler için Türkiye’yi tercih ediyor. Turizmcilerde bu açıdan bir hayli mutlu. Ciddi para harcıyorlar çünkü.

4 - Türkiye'nin birçok bölgesi termal kaynaklar açısından zengin olanaklara sahiptir. Ancak bilhassa Ege bölgesindeki Afyonkarahisar gibi bazı iller, bu konuda daha gelişmiş konaklama işletmeleri altyapısına sahiptir. Bu nedenle ilgili bölgeler, Müslüman turistlerin de daha aktif hizmet alabilmeleri termal turizm destinasyonu olarak geliştirilebilir. 

5 - Özellikle güneyli Müslüman ülkelerde yaşayan potansiyel turistler için yaz dönemlerinde kendi ülkelerindeki sıcaklık önemli bir yaşamsal zorluk oluşturmaktadır. Doğu Karadeniz yaylaları Müslüman turistlerin de daha aktif bir biçimde hizmet alabilmeleri için yayla turizmi destinasyonu olarak geliştirilebilir."

Burada Ordu ilinde yapılanların altını çizmek ve bu noktaya dikkat çekmekte fayda var. Hem Orduluların hem de Ordu Valiliği ve belediyesinin bu konuda yapmış oldukları hizmetler takdire şayan doğrusu. Ama özellikle -ki bir Ordulu olarak yeri gelmişken benim de teşekkür borçlu olduğumuzu düşündüğüm- Mustafa Sezer’i hatırlamadan geçmeyelim. Olağanüstü gayretiyle, başta Ortadoğu ve Arap medyası olmak üzere neredeyse tüm medya mecralarında yörenin son dönemde sıklıkla yer almasında büyük katkısı olduğu bir gerçek.

Son olarak; Kış turizmi, agro-turizm, kongre turizmi, alışveriş turizmi, dizi turizmi konularında da Müslüman turistler için Türkiye'nin cazibe merkezi olabileceği bildirilen raporda, Müslüman turistin çekilebilmesi için "Helal Turizm Standardizasyon ve Sertifikasyon Sisteminin", helal konaklama, helal seyahat acentacılığı, helal yiyecek içecek işletmeciliği, helal ulaşım işletmeciliğinin geliştirilmesi, Müslüman turistler için çekicilik arz eden unsurların artırılması, ramazan ayına özgü hizmet içeriklerinin geliştirilmesi, Müslüman turistler için rehberlerin yetiştirilmesi, ezan, namaz, ibadet konularında ihtiyaçların karşılanması, alkolsüz etkinlik olanaklarının yaratılması önerilerinde bulunuldu.

Dünya helal turizm pazarı

Raporda helal turizmin inanç turizminden farklı olduğu belirtilerek, inanç turizminde dini anlamda önem arz eden bir yerin ziyaret edilmesi, dini gerekçeler ile yola çıkılması önemliyken, helal turizm olgusunda ziyaret edilen yerin önem arz etmediği, ne tür bir seyahate çıkılırsa çıkılsın, tüm seyahat ve turizm davranışı boyunca İslami emir ve yasaklara uygun hareket etmenin ön planda olduğu vurgulanmış. Raporda, "Buradan hareketle helal turizm kısaca, İslam dininin emir ve yasaklarına uygun şekilde yapılan turizm faaliyeti olarak tanımlanmaktadır." vurgusuna yer verilmiş.

Rakamlarla bakış

Önemli rakamlara da ver verilen rapor aslında ”Helal turizm”in ekonomik olarak ne kadar önemli olduğunun da altını çiziliyor: 2016 yılı itibarıyla tüm dünyada Müslüman nüfusu yaklaşık 1,8 milyar kişi. Müslüman nüfusun 2030 yılı itibarıyla 2,2 milyar kişiye, 2050 yılında da 2,8 milyar kişiye ulaşacağının tahmin ediliyor.

Müslümanların artan nüfusları ve gelişen ekonomileri nedeniyle artık tüm dünyada bütün sektörler için önemli bir pazarı oluşturduğu ifade edilen raporda, helal turizm pazarıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulunuluyor:

"Günümüzün tipik Müslüman tüketicisi, genç, eğitimli, gelir düzeyi yüksek ve seyahate eğilimli bireylerden oluşmaktadır. Bu durum, turizm sektörünün artık, Müslüman tüketiciler için de en önemli ilgi alanlarından biri olacağını işaret etmektedir. 2016 yılında tüm dünyada 121 milyon Müslüman uluslararası turizm hareketlerine katılmış ve 156 milyar dolarlık harcama yapmıştır. Turizm pazarında gerçekleşen bu harcamanın diğer Müslüman tüketici pazarlarında da 2 ila 3 trilyon dolarlık bir ekonomik etki ortaya çıkardığı tahmin edilmektedir. Helal turizm pazarının gelecekte de büyümeye devam edeceği, turist sayının 2020 yılında 156 milyon kişiye ulaşacağı ve harcama miktarının ise 220 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir. 2026 yılında ise pazarın büyüklüğünün 300 milyar dolar düzeyinde bir büyüklüğe erişeceği öngörülmektedir."

Raporda, helal turizm pazarının gelişmesinin temel etkenleri, "Artan Müslüman nüfusu, geniş Müslüman nüfusa sahip Körfez ülkeleri, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerin orta sınıflarının ekonomik açıdan gelişmeye devam etmesi, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika gibi yüksek eğitim seviyesine sahip ve nitelikli profesyonellerin yaşadığı ülkelerde harcanabilir gelir miktarında artış olacağının tahmin edilmesi, genç nüfus, seyahat bilgisine artan erişin olanakları, helal turizm imkan ve olanaklarına ulaşımın gelişmesi, ramazan seyahatleri ve iş seyahatleri" olarak sıralanıyor.

Helal turizm pazarında öne çıkan destinasyonların başında Suudi Arabistan'ın geldiği belirtilen raporda, Türkiye'nin de Müslüman turistlerin seyahatlerine uygunluğu bakımından uygun pazarlardan biri olduğuna işaret edildi.

Bu rapor özellikle ilgilileri tarafından doğru okunmalı ve fazlasıyla önemsenmeli..