HERKES KENDİNE NÖBETÇİ!

Tüm dünyada kimsesizim sanki.

Dün sabah 08.30’da İstanbul'dan Bodrum'a doğru araba ile hareket ettim.

Günlerdir gitmek çok istiyorum, ama içimde derin bir duygu.

Tanımlayamıyorum.

Ama hüzne yakın.

Bi tuhaf burun direği sızlaması ve göz pınarında nöbette bekleyen gözyaşı.

Yollar bomboş.

Tek tük araba geçiyor 

Serpme kahvaltıcılar,

Çöp şişçiler,

Restoranlar,

Susurluk tost, ayrancılar, 

Outletler, tüm mağazalar kapalı.

Her yer kapalı.

Öylesine ıssız.

Öylesine sessiz ki.

Bu insanlar nasıl geçiniyor, ne ediyor diye düşünüyorum, üzülüyorum.

Ekmek parası ne olacak.

Kalabalık diye şikayet ettiğiniz yollar bomboş.

Neredeyse ağlayacağım. 

Bu terk edilmişlik duygusu beni benden aldı, sanki bütün dünya el ele verdi beni terk etti öylesine derin hissediyorum. 

Tüm dünyada kimsesizim sanki.

Tam ağlayacağım, yol tabelası çıkıyor.

"Biz bize yeteriz Türkiye'm"

Tam ağlayacağım "hayat eve sığar".

Tam ağlayacağım.

Sayın vatandaşlar, biraz sonra trafik kontrol noktası vardır.

Devletinin yanında olması insana güven veriyor, kendini iyi hissetmeni sağlıyor.

Devlet ve vatandaş arasındaki ilişkiyi yol boyu hissediyorum, beni yalnız bırakmıyor.

Yolda tam 7 defa durduruyorlar, izin belgesi kontrol ediyorlar.

Devlet otoritesi içinde, devlet güvencesi içinde kontrol içinde hareket ediyorsun.

Polis ve jandarma şahane, güler yüzlü, anlayışlı ve işinin başında.

Şahane bir his.

Yanımda.

İyi geliyor bana.

Hayatın rüzgarı açık penceremden sarı saçlarımı dağıtıyor.

Düşünüyorum.

Virüsün etkileri geçiyor ya da biz öyle zannediyoruz.

Ama biliyoruz ki virüsün bittiği yerden yeniden hayat yeniden başlayacak.

Zaman kuş olup gidiyor.

Herkes kendine nöbetçi.

Bakın kış geçti bahar da geçti.

Ömür bitmeden bir fotoğraf çektirelim diyen aylardır sokağa çıkmayan çok yaşlılarımız var.

Olsun, onlar yokuşları da bilirler uçan kuşların da, onlara bir şey olmaz.

Her akşam gelen verilere heyecanla bakıyoruz, bir günü daha temize çeke çeke sabırla ömür tüketiyoruz.

İhanete uğrayan biz dünya insanları, debelenip duruyoruz.

En önemlisi.

Eksik olmasın merhametimiz.

Bugün şu kadar ölü diye rakam olarak konuştuğumuz insanların yuvalarında yangın var unutmayınız.

Yanıyor o evler.

Hiçbir virüs insanlık tarihinden güçlü olamaz.

Geçecek.

Bitecek.

Pır pır eden yüreklerimiz var.

Dualarımız var.

Funda'nın aklındakiler..

... Profesör Osman Müftüoğlu

Çok değerli bir doktor, televizyonların aranan yüzü.

Ntv’de programı var.

Özel kliniği var.

Bu hafta Hürriyet gazetesi köşesinde yazı yazmış, "Normalleşme de acele mi ediyoruz" diye sormuş.

Sağlık Bakanı, salgın kontrol altına alındı diyor.

Bilim Kurulu profesörleri her gün televizyonlarda açıklama yapıyor.

Osman bey, salgın henüz tamamen sönmüş değil diyor.

Osman beycim salgın dünyada hangi ülkede tamamen söndü ki biz de sönsün.

İnsanlarda yılgınlık, bezginlik sabırsızlık hali var.

Bunlar geçer.

Ekonomi zorda, toplumun büyük kesimi ciddî mali zorluk içinde.

Siz.

"Kaybedilen para kazanılır, kaybedilen insan kazanılmaz" dediğiniz için bu yazıyı yazdım.

Muayeneniz çok pahalı.

Yani sizin önüne gelmek çok pahalı biliyorum.

Allah daha da çok versin, tabi ki kazanacaksınız yıllar boyu dirsek çürütmüşsünüz.

Su reklamından çok para aldınız ve sizi eleştirenlere çok güzel cevap verdiniz.

Demem o ki.

Kaybedilen para çoğu zaman kazanılamaz.

Ben de bir sorun var, çok parası olan, hiç parası olmayana, kazanırsın dediğinde bir tuhaf oluyorum.

Zaten bilim kurulu da sizin gibi profesörler ve mutlaka iyi biliyorlardır.

Sonra size kırılırlar.

... Adam 26 yaşında, kendini çavuş olarak tanıtıyor. 

Facebook, insatgram üzerinden 42 kadına ulaşıyor.

Çıplak fotoğraf istiyor, kimisi ile zorla ilişkide bulunuyor.

Muğla Ortaca Cumhuriyet savcılığında hakkında tehdit, şantaj ve kişisel verilerin ele geçirilmesinden dava açılıyor. 

Hakkında 25 suç kaydı var adamın.

Anlamakta zorluk çekiyorum, bir adam beni böyle tehdit etse, salak mısın sen, ne yapacağın varsa yap derim.

Geri zekalı senden korkan senin gibi olsun derim.

Çıplak fotom yok, cinsel içerikli videom yok.

Yani.

Tehdit edeceğin hiçbir şey yok.

Anlayamıyorum işte.