IMEI KAYIT ÜCRETİ

Ersin AKMAN 31 May 2019

Daha önce de hem bu köşede, hem sosyal medya paylaşımlarımda, hem de YouTube videolarımızda defalarca belirttiğim için bir kez daha dile getirmekten çekinmediğim bir konu var.

Geride bıraktığımız 3 – 4 yıl içinde ülkemizde cep telefonu satış fiyatlarını arttıran ve genel anlamda “vergi” olarak isimlendirilen tüm düzenlemelerin kimseye faydası olmadığını düşünüyorum. Adı ÖTV, TRT payı, IMEI kayıt ücreti veya herhangi başka bir şey olan ve telefonların etiket fiyatını yükselten tüm düzenlemelerin ne kullanıcılara, ne satıcılara, ne ilk adımlarını atma aşamasında olan (ve Türkiye’de cep telefonu üretimine devam edip edemeyecekleri henüz belli olmayan) yerli üreticilere, ne dünya devi teknoloji şirketlerine, ne de ülke ekonomisine en ufak bir katkı sağlamadığını görüyorum. Çünkü bugün içinde bulunduğumuz durumdan hiç kimse memnun değil. Eğer tüm bu yapılanlar “gerçekten yapılması gerekenler” olsaydı en azından kamunun veya son kullanıcının veya satıcıların memnun olması gerekirdi.

Yukarıda bahsettiğim ve benim genel anlamda “vergiler” olarak isimlendirdiğim kalemlerin hepsi ayrı ayrı tartışılabilir. Eminim benim iddiamın aksine bunların gerekli olduğunu düşünenler ve tartıştığımız zaman beni de ikna edebilecek kişiler vardır. Fakat son bir yıl içinde “yolcu beraberinde yurt dışından getirilen” cep telefonlarının ülkemizde kayıt altına alınabilmesi için ödenen (ki halk arasında “IMEI kayıt ücreti” olarak bilinen) ücrette yaşanan artışı anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum.

Yolcu beraberinde getirilen cep telefonu sayısının belirlenmesi (yani bir üst limit konulması), yurt dışından yolcu beraberinde getirilen cihazın sadece yolcu tarafından kullanılabilmesi gibi düzenlemelere anlam verebiliyorum. Bunlar eskilerin tabiriyle “kaçakçılığın” engellemesi konusunda desteklememiz gereken uygulamalar. Ancak yolcunun yurt dışından daha ucuza aldığı cep telefonunu sadece BTK’ya kaydettirmek için ödediği ücretin bir yıl içinde 170 TL’den 618 TL’ye çıkmasına anlam veremiyorum.

170 TL’den 618 TL’ye çıktı

Türkiye’de cep telefonu satışının birçok kişiye istihdam sağladığını çok iyi biliyorum. Cep telefonu fiyatlarında yaşanan her yükselişin bu sektörü istihdam anlamında sıkıştırdığının da farkındayım. Hem cep telefonu satanların hem de sektörün geri kalanını temsil eden MOBİSAD’ın bu konudaki çalışmaları, önerilerini yakından takip ediyorum. MOBİSAD’ı saygın bir STK, başkanı Mustafa Kemal Turnacı’yı da dost olarak görüyorum. Ama buna rağmen IMEI kayıt ücretlerinde yaşanan fiyat yükselişinin MOBİSAD üyelerinin hakkını korumak için yapıldığına pek inanmıyorum. O nedenle de bu söylediklerimin derneğin hedef ve politikalarından ayrı değerlendirilmesini isterim.

Ayrıca yeri gelmişken hemen söylemeliyim ki kişilerin yaptığı bireysel cep telefonu ithalatının (yani yolcu beraberinde getirilen telefonların) da tıpkı otomobil ithalatı gibi ayrı vergilendirilmesi konusunda da sektörü yönetenler arasındaki hakim görüşe katılıyorum.

Fakat buna rağmen IMEI kayıt ücretinin 170 TL’den 618 TL’ye çıkmasına anlam veremiyorum. Bu bedelin yükselmesinin göreceli olarak yolcu beraberinde gelen telefon sayısını azaltmasına rağmen bizi sonuca götürecek bir adım olmadığını düşünüyorum. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki sektörde IMEI kaydından başka “IMEI atma” olarak adlandırılan ve yasal olmayan bir başka yöntem daha var. Ve duyumlarıma göre şu günlerde IMEI ücreti ödeyerek kaydettirilen cihaz sayısından daha fazla “IMEI atma” yöntemi tercih ediliyor. Cep telefonlarının satış fiyatları arttıkça insanlar yurt dışındaki fiyatları daha çok merak ediyorlar ve ucuza satın almak istiyorlar.

Keşke IMEI kayıt ücreti veya yolcu beraberinde getirilen cep telefonlarına odaklanmak yerine ülkemizde üretime odaklanabilsek. Böylece Vestel başta olmak üzere yerli üreticilerimizin adil bir rekabet ortamında Türk insanına ucuz ve kaliteli cep telefonları sunması gibi bir hedefimiz olsa. IMEI kayıt ücretini arttırarak bir sektörü “korumak” zorunda kalmasak. Zamanımızı IMEI kayıt ücretine değil de sektörün korunmaya ihtiyacı olmayacağı kadar büyümesi ve kuvvetlenmesi için yapılması gereken yapısal reformlara ayırabilsek.