IRAK VE SURİYE'DE ÇİRKİN OYUNLAR

Faruk AKTAŞ 12 May 2020

Gün geçmiyor ki ABD'li ya da Fransız bir heyet Erbil'de bulunmasın.

Hafta sonu Erbil merkezli bazı yayın organlarında ABD ve Fransa’nın girişimleriyle Suriye’nin kuzeydoğunda denetimi elinde bulunduran PYD ile Suriye Ulusal Kürt Konseyi’nin (ENKS) siyasi konularda uzlaşmaya vardığına dair haberler yer aldı.

Haberde askeri ve idari konularda anlaşma sağlanması için ise görüşmelerin sürdüğü ifade edildi.

Aynı yönde bir haber Riyad’ın finanse ettiği ve bir süre önce Türkiye’de erişimi yasaklanan Independent Türkçe haber sitesinde de yer aldı.

Independent’ın haberinde söz konusu görüşmelere Washington ve Paris’in yanı sıra Moskova’nın da müdahil olduğu ve geçen hafta bir Rus heyetinin de, aralarındaki sorunları çözmeleri için taraflarla görüştüğü belirtildi.

PYD’nin yöneticilerinden Salih Müslim ise yine Independent Türkçe gibi Türkiye’de erişimi yasaklı BAE finanslı Ahval News’e yaptığı açıklamada, ENKS ile görüşmelerin sürdüğü ancak henüz bir anlaşma sağlanmadığını söyledi.

PYD, PKK’nın Suriye kolu.

ENKS ise Kuzey Irak’taki Barzanilerin partisi KDP’ye yakın Suriye’deki Kürt grupları bünyesinde barındıran bir parti.

Bu parti, Suriye iç savaşının başladığı 2011’den bu yana muhaliflerle birlikte hareket eden ve Türkiye ile de yakın ilişkileri olan bir parti.

PYD, ABD’nin desteğiyle Suriye’nin kuzeyinde denetimi ele geçirdikten sonra buralarda etkin olan ENKS ve ona bağlı tüm grupların faaliyetlerini yasaklamış, çok sayıda üye ve yöneticisini öldürmüş, binlercesini de tutuklamıştı.

PYD, tüm bunları biraz da ABD’nin onayı, hatta desteğiyle yaptı.

Çünkü ABD’nin amacı bu bölgede kendi denetiminde PKK/PYD’ye bir devletçik kurdurmak ve bunu istediği zaman, istediği şekilde, istediği ülkeye karşı kullanmaktı.

Tabi en çok da Türkiye’ye karşı.

Ancak Türkiye önce Fırat Kalkanı, ardından Zeytindalı, sonrasında ise Barış Pınarı harekâtlarıyla ABD’nin bu planını bozdu.

ABD, özellikle Zeytindalı operasyonu ile PYD’nin Afrin’den çıkarılmasının ardından Türkiye’ye rağmen hayata geçiremeyeceğini anladığı planında değişikliğe gitti.

ABD’nin yeni hedefi, Suriye’nin kuzeydoğusunda PYD’nin elinde kalan bölgelerle bu bölgeyle sınır komşusu olan Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesini birleştirmek oldu.

Bu çerçevede yaklaşık iki yıl önce “Kürtlerin birliği”, “Kürtlerin ulusal ittifakı” gibi sloganlarla bu plana start verildi.

ABD’nin Fransa ile birlikte yürüttüğü bu plana BAE, Suudi Arabistan ve Mısır da destek verdi.

Bir süredir Rusya da bu plana bir şekilde müdahil olmuş durumda.

Bu hafta sonu söz konusu yayın organlarında yer alan “PYD ile ENKS anlaştı” haberleri çabaların bir sonucu.

Suriye krizinde yeni bir sürece girildiği, Rusya’nın Esat’sız bir Suriye’ye yeşil ışık yaktığı haberlerinin yoğunlaştığı bir dönemde Moskova’nın bu görüşmelere müdahil olması ilginç.

Zira PYD ile ENKS’yi uzlaştırma amaçlarından biri de, Suriye görüşmelerinde PYD’nin de masaya oturtulmasını sağlamak.

Malum, Türkiye bugüne kadar Suriye krizinin çözümü konusundaki görüşmelerde PYD’nin yer almasına izin vermiyordu. Buna karşın Kürtleri temsilen ENKS hemen her görüşmede yer aldı.

Şimdi ENKS ve PYD’yi uzlaştırarak ve ikisini birlikte Kürtleri temsilen masaya oturtmayı, Türkiye’nin PYD engelini bu şekilde aşmayı planlıyorlar.

Bu arada bu anlaşma haberleri ile iş zamanlı gelen haberlerden biri de ENKS’nin Suriyeli muhaliflerin çatı yapılanması Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu’ndan (SMDTK) ayrıldığı şeklindeydi. Hatta kimi haberlerde ENKS’nin Türkiye’deki bürolarını kapatarak faaliyetlerine Suudi Arabistan’da devam edeceği iddiaları da yer aldı.

ENKS yöneticileri yaptıkları açıklamalarda bu iddiaları reddetse de onları PYD ile masaya oturtanların bunları yapmak istediği biliniyor.

Yukarıda belirttiğimiz gibi ABD ve Fransa’nın Türkiye karşıtı “Kürt cepheyi” genişletme çabaları Suriye ile sınırlı değil.

Aynı yöndeki çabalar Irak üzerinde de devam ediyor.

Bu yöndeki “çatı görüşmeler” ise doğrudan PKK ve KDP üzerinden yürütülüyor.

Gün geçmiyor ki ABD’li ya da Fransız bir heyet Erbil’de bulunmasın.

KDP’yi PKK ile anlaşmaya zorlamaya çalışıyorlar.

Söz konusu uluslar arası güçlerin himayesinde kendisine Irak’ta da güçlü bir etkinlik alanı sağlanmaya çalışıldığını bilen PKK, bu plana dünden razı zaten.

PKK’nın ele başlarından Duran Kalkan dün örgütün yayın organı ANF’ye yaptığı açıklamada, KDP ile anlaşmaya hazır olduklarını bir kez daha dile getirdi.

Tabiî ki bu konudaki tek şartları Türkiye’ye karşı ortak hareket etmek.

Zaten bu planının özü de bu.

Ancak Erbil’in kafası karışık.

KDP’de bunu hararetle savunanlar olduğu gibi, PKK ile ortak hareket etmeleri halinde Türkiye’yi karşılarına almanın maliyetinin ağır olacağını bilenler de var.

Türkiye önemli ölçüde kendisine karşı tezgâhlanan bu planın farkında.

Ancak bu tezgâhın tümden dağıtılması daha kapsamlı ve çok yönlü hamlelere ihtiyaç var gibi görünüyor.