KADINLAR ŞIMARIYOR

Funda ÖZKALYONCU 10 Ağu 2019

Kadınları seyrediyorum, kadınları dinliyorum.

Yaz hali.

Tatil hali.

İnsanlar çok görme hâline dönüşüyor.. 

Sabahları sadece 30 dakika ancak görüyorum ve kadınları izliyorum.

İskeleye geliyor, önce endişe içinde bomboş şezlonglardan yer seçemiyor.

Bakınıyor, bakınıyor.

Sonra çantasını çat diye atıyor, bakın yavaşça koyuyor demiyorum.

Sonra şemsiyeyi açmak için kollarını uzatıyor ve başlıyor söylenerek sağa sola çevirmeye.

Mekanizma o kadar kolay ki, söylenmese dikkat etse, iki dakika da çözecek.

Ama açamıyor.

Önünden geçen ilk erkekten açmasını istiyor.

Sonra havlu faslı ve sonra denize girecek, merdivende öylece duruyor, söyleniyor, deniz çok soğuk bugün.

Her gün, bir önceki günden daha soğuk söylentisi ile denize giriyor.

Biraz sonra çığlık çığlığa bağırıyor, kocaman bir balık yanımda zıpladı, gördüm.

Kendi gibi kadınlar toplaşıyor ve korku içinde neresi orası söylemiyorlar.

Yahu köpek balığını gelecek hali yok, deniz kefal dolu, kefal işte zıplar.

Sonra uzaklardan bir tekne geçiyor, hafif bir dalga geliyor, üstelik çok güzel, kadın söyleniyor yine dalga yine dalga, birazdan daha büyüyecek.

Kadın başka kadınlarla, denizin içinde deniz dedikodusuna başlıyor, pazara gittik çok kalabalık, çarşıya gittik çok pahalı, yollar çok kalabalık. 

Kadınları seyrediyorum, kadınları dinliyorum.

80 yaşında kadın, yanında hizmetçisi, elinde bastonu, anlatımlarına bakıyorum kadın şımarık.

80 yaşında kadın neden, niye şımarır ki?

Kadınların kızları geliyor şapkalar çantalar pareolar, konuşuyorlar, inanılmaz, hepsi şımarık.

Kadınların 15, 16 yaşlarındaki genç kız torunları geliyor, var olmanın dayanılmaz hafifliği içinde, konuşuyorlar, anlatıyorlar, sanırsın hepsi Monako prensesi, şımarmışlar.

Gerçekten inanın, ülkenin bu bölgelere gelen tatilci kadınları söylenerek yaşarken, çok şımarmışlar.

Şemsiyesini açamayan, kendi çantasını taşımayan bu şımarık kadınları neden, niçin şımarmış, anlamak çok zor.

Para mı desen, şımaracak kadar paraları yok.

Bir zarfın içinde kartpostal olmak istiyorum.

Çocukluğumun geçtiği, o dingin, o masum annelerin, kadınlarının yaşadığı Üsküdar'a beni postalasınlar istiyorum.

Şımarıklara, şımarıklığın ne anlama geldiğini anlatsınlar istiyorum.

Bir mısır kazanının içindeki haşlanmış mısırın çocuklar için ne anlama geldiğini anlatsınlar istiyorum.

Hayatın finali var ya.

Şımarmaya değmez bilsinler istiyorum.

Funda'nın aklındakiler...

... 23 yaşında Özge.

Özel bir hava yolu şirketinde hostes, aynı havayolunda pilot 29 yaşında M.C ile ilişkileri var.

Geçen gece Kadıköy'de bir bara gidiyorlar. 04.30’a kadar eğleniyorlar, sonra pilotun evine dönüyorlar. 

Aralarında kıskançlık nedeni ile tartışma çıkıyor ve Özge 3.katta bulunan dairenin balkonundan aşağıya düşüyor ve ölüyor.

Pilot ifadesinde, "Özge ben böyle hayat yaşamak istemiyorum dedi ve balkona gitti, korkuluklardan aşağıya ayağını sarkıttı, tutmaya çalıştım, içeri çektim, ama elimden kurtuldu, düştü" diye anlatıyor.

Şimdi tutuksuz yargılanıyor.

Kızın ailesi mutlaka şüpheli bir durum arayacaktır ve bu adam itti üzerinden iddiada bulunacaktır.

Böyle olaylar o kadar çok ki.

Burada görgü tanığı var, elinden tuttu, ama yakalayamadı, sonra aşağıya indi ve ilk yardımda bulundu diye anlatıyor.

Ya olmasa.

Ömrünü heba edeceksin, hapisler ve suçluluk duygusu içinde yaşayacaksın.

Kız çok genç ve gerçekten çok yazık olmuş ve ölmüş.

Ama erkeklerde artık, iyi düşünmeli, ben erkeğim bana bir şey olmaz dememeli, evine davet edeceği, genç kadınların, aklından ne geçtiğini, psikolojik durumlarını iyi düşünmeli.

Bak kadın sana, "ben artık böyle hayat yaşamak istemiyorum" demiş.

Yaşadığı hayat neydi ki. 

Bence şuydu ki! diyeceğimiz çok şey olabilir ama artık ne ‘bence’kinin, ne de başka bir şeyin ne faydası olabilir ki.

... Kıraç, bir röportaj veriyor ve okullardan İngilizce eğitimin kalkması gerektiğini, "ben bir vatanseverim, çocuklarım okulda İngilizce sıkıntısı yaşıyor, Türkiye'de İngilizce eğitime son verilmeli" diyor.

Bu sözlerin ardından sosyal medyada linç ediliyor. 

Adama demediklerini bırakmıyorlar ve.. 

Kıraç kendisine ağır hakaret eden, küfür eden edepsiz 32 kişiye dava açıyor.

İnsanlar istediği gibi düşünebilir ve bu düşünceler sana çok aykırı gelebilir.

Sana ne. 

Ne kadar utanmaz, aşağılık insan varmış da haberimiz yokmuş.

İnsanların düşüncelerini söylemesine izin vermiyorlar.

Sen hangi hakla, hakaret ve küfür edersin. 

Ben bu davanın sonucunu merakla bekliyorum, bu utanmazlara emsal teşkil edecek cezalar verilmeli.