KADINLARI UTANDIRMAYIN!

Aşk sandığı bağımlılığın, kocam dediği adama yenik düşmenin çaresizliğinde darmadağın olmuş kadın.

Kadın ela, hareli hareli kocaman gözlerine hayat endişesini, hayal kırıklığını yerleştirmiş gelmiş.

Bembeyaz dişleri, aydınlık ağzı ile pek güzel gülüyor, anlatıyor.

Kırmızı ruj sürmüş.

Bebek gibi yüzü var.

Daha 34 yaşında.

Evde rolüne çalışmış, kendine tembih etmiş, "orada ne anlatırsan anlat, gülümse, dik dur, kararlı ol, ben boşanmaya geldim de" demiş.

Karadeniz kadınıyım ben diyor.

Güçlüyüm ben diyor.

Boşanmayı isteyen ben olacağım karmaşasında debeleniyor.

Kendine.

Kederini belli etme.

Ama kaderini anlat demiş.

Anlatıyor.

14 yaşında evlenmiş, bir düğünde görmüş adamı vurulmuş, aşık olmuş, yemeden içmeden kesilmiş.

Gencecik daha çocuk kız iken, kocaman bir ömür sorumluluğunda gözünü bu adamda açmış.

Çocuklar doğurmuş.

20 senelik evli, son 12 senedir kocası onu birçok kadın ile aldatıyormuş.

Adamdan gidememiş, çok aşıkmış, onsuz hayat nasıl olur, korkmuş bilememiş.

Ben onu çok sevdim.

O beni hiç sevmedi, diyor.

Adam onu neden sevmedi hiç bilememiş, hep çok üzülmüş.

Neden ki diyor.

Bakımlıyım diyor, her gün ruj sürerim diyor, temizim, yıkanırım diyor.

Tüm dünyayı aldatılmayı hak etmediğine ikna etmek çabalıyor. 

O kadar güzel kadın ki anlatamam.

Adam kadının içinde öyle bir boşluk yaratmış ki.

Sanki hiç değeri yok.

Sanki hiç seveni yok.

Ne kadar günah değil mi, aslında.

Kadının hala ümidi var, o adam onu sevsin istiyor.

Aşk sandığı bağımlılığın, kocam dediği adama yenik düşmenin çaresizliğinde darmadağın olmuş kadın.

Kalkmış televizyon programına gelmiş.

Kocayı telefona bağlıyorlar, çok terbiyesiz bir adam, "bu kadın" deli bağırıyor edepsiz.

"Aklı dengesi bozuk" diyor.

Kadını milyonlarca insan karşısında utandırıyor.

Sibel Can'ın yeni şarkısını dinliyorum bir haftadır her gün, şarkı çok güzel, kadın çok güzel söylemiş.

DİYOR Kİ;

Yalnız beni beni sev,

Kimseyi sevme,

Kimseye gitme, 

Sakın beni kandırma,

UTANDIRMA, 

Beni aldatma. 

Kadın kalbim, tüm kadınlar adına inciniyor, sızlıyor.

Aldatmak.

Kadına kendini kötü hissettiren adamlara öyle cümleler kurarım ki, öyle hakaret ederim ki.

Ama.

Ne işe yarar ki.

Utandırma var ya.

İşte! Tam tanımı bu diye haykırdım.

Peki bana sen hiç utandın mı, Seni utandırlar mı, diye sorarsanız.

En alasını bilirim.

Çok kızdım.

Çok üzüldüm.

Hepsi boş, nafile ve değersizmiş.

Ve hiç değmezmiş.

Adam beni utandırmış da, ben başka anlamlar yüklemiş onun terbiyesizliğinde başka kadınsı duygular aramışım. 

Yormuşum kendimi.

Utanmazlar.

Utandırır.

Sonra ne olur, adamdan gidersin, biter ve nefesin çoğalır.

Şöyle yap!

Önce adamdan git.

Nefesini burnundan derin derin çek, sonra ağzından usulca bırak.

Bak nefesin çoğalmış, ne kadar kocaman olmuş, anlayacaksın.

Seni bir erkek aldatarak utandırdı ise, o utanma senin madalyan olsun.

Sonunda.

Utanmazlar, elleri ile şahane bir kadınlar yaratırlar.

Unutma.

Bir kadının içinde adını koyamadığı kocaman boşluk yaratan, bunun sebebi olan adamlar mutlaka bunun günahını çekecektir 

Adam aldığı günahı saklayacak bir yer bulamayacak ama sen yaralarını saracak zamanı mutlaka bulacaksın.

Keşke sesini dinleyebileceği vicdanları olsa.

Utanmazlar.

Utandırır.

Funda'nın aklındakiler…

... Az tanıdığım, arkadaşım olmayan  bir kadın.

Dangul dungul merhaba demeden yazmış, "Kıvanç Tatlıtuğ karısına şiddet uyguluyormuş komşularından duymuşlar" 

Altına "bakın Funda hanım ben de duymuştum dövüyor" diyor.  

Önce cevap vermeyeyim dedim.

Sonra bunun gibilerin sesini kesmek lazım diyorum.

Yazıyorum.

"Yalan, adamı tanıyorum, böyle biri değil, onun karısı dayak yiyip susup oturacak bir kadın değil.

Komşular böyle dedi diye bu adamı, bir aileyi, evliliği böyle konuşmak ayıp" diyorum.

Gözün ve kalbin daima iyiyi seçsin diye tavsiyede bulunuyorum.

"Beni bağlamaz, ben inandım" diyor.

"Beni bağlamaz" hayatta en nefret ettiğim kelimedir ve terbiyesizcedir aslında.

Beni bağlamaz diyorsan terbiyesizsin sen.

Dur diyorum! Sana hayatının dersini vereyim de, dayak haberinden beslenmek ne demektir anlarsın.

Gıdanı keseceğim diyorum.

"Seni bağlamayan beni neden ve nasıl bağlayacak ki, sen kadın illa dayak yemiştir arzusunda isen bilemem, gözün ve kalbin iyiyi seçsin" diyorum.

Hayırdır, neden bu konu ile bu kadar ilgilisin, neden bu konuyu bu kadar içselleştirmişsin..

Sen ve benim hiçbir ortak konumuz yok iken, olumsuz bir haberin ortağı olacağız.

Utanmadan iddialaşmak istiyor.

İzin vermiyorum.

Hemen, Instagram dm engelliyorum.

Kalbi kötü kadın, o kadın dayak yesin istiyor.

Ah gözü ile bir görse oh olsun diyecek, rahatlayacak.

Zehirli sarmaşık seni.

Bir sürahiye su doldur ve kendi doldurduğun suyun rengini seyret.

Gör.

Ne kadar bulanık anlayacaksın.

Allah kalbine merhamet versin diyeceğim ama çok geç.