KARMAKARIŞIK BİR PAZAR

Bizim normalimiz neydi acaba?

Nasılda güzel güneşli bir pazar günü, gerçi ben yine New York saat diliminden sizlerle buluşuyorum. Bizde ne yazık ki bugün tropikal bir fırtına bekleniyor. Türkiye’de nasıl ki depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyorsa buranın halkı da kasırga ile yaşamaya alışmış diyelim. Sürekli değişken bir iklimi var. Özellikle gündüzleri çok sıcaksa, nemden dolayı geceleri gök gürültülü sağanak yağmurlar yağıyor mutlaka. Daha birkaç gün önce gözümün önünde yıldırım düştü. Ben korkudan buz kesilirken buradakilere göre gayet normaldi. İşte herkesin kendine göre bir normali var.

Bizim normalimiz neydi acaba? Artık o kadar hızlı gündem değişiyor ki, normal olan neydi hatırlayamıyorum. Dün öğlen, acaba bu haftaya köşemde hangi konuya yer versem diye düşünürken bir yandan Heybeliada’da yangın haberi düştü önüme. Tam yangına bakarken Afgan kadınlarının silahlanıp sokağa döküldüğü haberini gördüm. Bir yandan Şeyma Subaşı sonunda sevgilisini kandırıp Bodrum’a getirmiş, düşman çatlatırcasına tatilini paylaşıp duruyor. Sonra bakıyorum Akdeniz ve Ege yangınlarında kenetlenen halk bu sefer Batı Karadeniz için birlik olmuş ve yardım çalışmaları son sürat devam ediyor. Bir yandan devam eden konserler, plajlarda eğlenmeye devam eden gençlik, teknelerinde tatillerine devam eden sosyete…

Anlayacağınız benim de aklım karışık, ne konuşmalıyız, hangi konuya değinmeliyiz pek bilemesem de Rahmetli Usta Sanatçı Kayahan’ın kızı Beste’nin yaptığı açıklamalara değinmek istiyorum. Herkes bir anda Beste’nin üzerine gitmiş olsa da ben sonuna kadar haklı olduğunu düşünüyorum. İpek hanımın başka bir evliliği varken eski eşinin soyadını kullanıyor olması bana da çok saçma geliyor. Yani ünlü ve başarılı bir müzisyen olmasa yine de kullanmaya devam eder miydi? Ya da yeni eşi bu durumdan hiç rahatsız olmuyor mu, yoksa reklamın iyisi kötüsü olmaz durumu mu?