KENDİNİ ÖLÜME YATIRMAK!

Hiç bilmiyorsunuzki kum saatini bir daha asla çeviremezsiniz.

Ve aslında kendini ölümle durdurduğunu, hayata, kendini yatırdığı ölüme ne kadar yakın olduğunu bilmemek.

Son söz gibi görünen ben ölürsem onlar da ölür, derken kendi ölüm kararına, kardeşlerini ortak etmek.

Hayata çektiği set, kardeşlerini de yanına alarak ölüme gitmeye verdiği karar, yalnızca yoksulluğun yarım bıraktığı hayatının tortusu değildi.

Biraz daha yürekli bakabilse, yeniden başlayabilecekleri hayatın son noktası intihar olmayacaktı.

Sonunda korktuğu hayatı, eline bakan kardeşlerini ortak ederek ve Allah’ın uygun görmediği son ile kendisi intihar ile bitirmeyi yeğledi.

Yoksulluk bahanesi ile kendine ait olmayan kardeşlerinin yaşam saatlerini, yaşamlarını bir bardak meyve suyu ile durdurup hayat çemberinin dışına kaçan abla.

Oya hanım.

Bu kadına soracağınız tüm sorular, yanıtsız kalacak.

Korkusu nerede başladı, neden başladı, ne zaman başladı kimse bilemeyecek.

Bu sonu nasıl hazırladı.

Yaşamıyor ki soralım. 

Saati hep aynı noktada, öldüğü saatte kaldı.

Geçen hafta İstanbul'da Fatih’te, üç kardeşi ile beraber intihar eden Oya hanım.

2 erkek kardeş ve 1 ablasına meyve suyunun içine siyanür karıştırıp içiren, sonra kendisi de içip intihar eden Oya hanım.

Geçen yaz, yakın arkadaşına, "kardeşlerim elime bakıyor, bir tek ben çalışıyorum, yokluk içindeyiz, ben ölürsem onlar da ölür", diye anlatıyor.

Hayat hikayesindeki karmakarışıklık, babaları ölüyor, Mersin’de bir ev kalıyor, o sırada yokluk içindeki bu insanlardan ev sahibi borç istiyor. Bunlar parayı veriyor, sonra parasız kalıyorlar, Oya bankadan kredi çekiyor, maaşa haciz geliyor.

Ve yoksulluk günleri başlıyor.

Fotoğraflarına bakıyorsun, hepsi aslında iyi kötü çalışabilir. 

Parayı hiç tutmayan, har vurup harman savuran, uzun zamandır psikolojik tedavi gören bu kadına üç kardeş muhtaç olur mu, böyle yaşanır mı?

Komşular hiçbir şeyin farkına varmaz mı?

Ölen birini suçlamak istemem, Allah affetsin demekten başka bir şey denmeyeceğini bilirim. 

Ama kadın belli ki hasta, diğer kardeşleri siyanür içmeye nasıl ikna etmiş olabilir.

Nerden baksanız korkunç ve trajik bir ölüm. 

Benim kabul edemediğim, kendini ölüme yatırırken, kardeşlerini de ölüme yatırmak.

Şöyle yapsaydınız böyle yapsaydınız diye ahkam kesecek değilim, ölmüş insanların nesine ahkam keseceğim.

Vadesi gelmemiş ölümleri elinle hazırlamak, sen yorgunsun, yeniksin, ölmelisin, ama kardeşlerin de ölmeli kararı nasıl alınabilir.

Sen yeniksin, için kapkara sen ölseydin demek istemiyorum.

Allah'ın hiç sevmediği, dininin günah saydığı her intihar bir iç kanamasıdır.

Vadesi gelmemiş yenilgilerin vadesi gelmemiş ölümleridir.

Günden güne eksilen bu hayatta, zaten sözcüklerinin tükeneceği bu hayatta, kendini öldürmek nedir?

İnadına yaşayacaksın.

Bak hayat seni sana anlatarak inadına yaşayacağım.

Eyyy HAYAT! 

Anlamayacağını bile bile, bana yaşattığın tenimdeki kokunu, gözlerimde bıraktığın hüznü, sözlerimdeki yorgunluğu bile bile sana inat yaşayacağım... Bilesin diyeceksin. Çünkü Allah böyle istiyor diyeceksin.

Funda'nın aklındakiler...

... Aksaray'da Mehmetçik İlkokulunda bazı veliler eğitim gören otizmli çocuklara okullarının kapatılmasını istiyor.

Hemen hemen hepsi kadın olan bu veliler okul çıkışında utanmadan bu çocukları yuhalıyor.

Bu nasıl vicdansızlık bu nasıl merhametsizliktir. 

Bu ülkede çocuklardan önce ana babalar eğitilmelidir.

Bu konu benim için sadece ana babaların otizm konusunda cehaletinden ibaret değildir.

Farkındalık falan palavralarından sıkıldım ben.

Merhametli olmayana merhamet etmeyeceksin ve bu veliler her kim ise o insanların çocuklarını o okuldan atacaksın.

Çocukların ne kabahati var diyenlere, sizin kabahatiniz böyle annelerin evladı olmak diyebiliriz. 

Merhamet Allah kalbine vermezse yoktur demektir, enjektör ile zerk edemeyeceğimize göre, yaptığının aynısını yaşamalıdır.

Yazıklar olsun size. 

Esas yuh size olsun.

… Bütün kanallarda yemek yarışma programları var.

Gelinim mutfakta, gelinlerinin edepsizliği, kaynanaların koca kolyeleri, kafalarındaki taçları ile tuhaflığı..

Yemekteyiz programında kadınlarındaki dedikleri çok önemliymiş gibi, ilk günden ben röportajımda şöyle demiştim, böyle demiştim diyerek masadaki edepsizlikleri.. 

Bir gelin ve kaynananın masadaki diğer sevimsiz kaynanalar tarafından ağızlarını şaplata şaplata demediklerini koymama hali.. 

Anladık televizyon programı ama bu kadarı fazla.

Programların adını değiştirin, mesela utanmaz, arsız terbiyesiziz, koyabilirsiniz.