KERİMOV'SUZ TÜRKİSTAN'DA KAOS MU? (2)

Kerimov, etrafını saran devasa ülkeler olan Rusya, Hindistan, Çin, Pakistan-Afganistan üzerinden ABD-İngiltere'nin olanca müdahale ve baskılarına Türkiye'nin ise uzaktan nisbi desteği ile Özbekistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korudu.

Kerimov, etrafını saran devasa ülkeler olan Rusya, Hindistan, Çin, Pakistan-Afganistan üzerinden ABD-İngiltere'nin olanca müdahale ve baskılarına Türkiye'nin ise uzaktan nisbi desteği ile Özbekistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korudu. Yine bütün uluslar arası sızma çabalarına  rağmen  bütün kurum ve kuruluşlarıyla kendine özgü ciddi bir devlet yapısını tecessüm ettirdi. Sovyetlerden devraldığı müstemleke görmüş kurumsal devlet mirasını olabildiğince Türklüğün tarihsel ve millî hassasiyetleri ile dönüştürdü. 27 yıllık iktidarı boyunca aktif tarafsızlıkla dünyanın tam orta yerinde ayakta kalarak ve bağımsızlık bayrağını dalgalandırarak Türkistan tarihindeki yerini aldı. Özellikle İngiliz medyasından tercüme  “demir yumrukla yönetti, diktatördü, İslam karşıtı” vb, ABD kaynaklı manüpüle edici tercüme haberlere ne yazık ki bizim basın da oldukça fazla itibar ediyor. Tabi ki tek partiyle ülke yöneten Kerimov, demokrasi kahramanı filan değildi. Şımarık kızlarının mafyalarıyla, keyfi uygulamalarıyla, muhaliflerine olan tavrıyla vb bütün post Sovyet ülkelerindeki yönetimlerin tipik bir örneği idi ve birden bire devrim de beklemiyoruz. Ancak ABD-İngiliz konsorsuyumu bu söylemlerle kamuoyu oluşturup Taliban tabanı üzerinden Orta Asya'yı vuracak ve Rusya'yı da sıkıştıracak bir İŞİD hamlesine uzun zamandır hazırlanıyor. Onun için de şimdiden sanki “dinsiz Kerimov, İslam düşmanı” gibi  tatavalar yaparak İngiliz medyası ondan daha İslam dostu olduğunu mu ima ediyor? Ellerini oğuşturarak “kaos”, “iç savaş” vb manşetleri atamaya hazırlanıyorlar. Özbekistan'ın sanki en acil ihtiyacı istikrar ve devletin devamlılığıdır. Onlarsa ülkedeki klanların ayrışması ile din üzerinden bir radikalizm ihtiyacını pompalamak istiyorlar... Umarım bu oyunu başta milliyetçi lider Abdurrahim Polatov, Muhammed Salih, Namaz Nurmumin ve diğer aklı başındaki muhalif liderler ve Özbekistan'ın yöneticileri görürler. Dün doğduğu şehir olan Türkistan'ın ziyneti Semerkant'ta, Emir Timur'un, İmam Muturidi'nin, Şah-ı Zinde külliyesinin gölgesinde defnedilen İslam Abdülganiyeviç Kerimov'un yerine en önemli namzet başkanlığından beridir başbakanı (baş veziri) olan Şevket Mirzayev/Şavkat Mirzoyev.

Özbek anayasasına göre üç ay içinde seçim yapılması lazım. Diğer güçlü rakip adayın da Maliye Bakanı Rüstem Azimov olması bekleniyor. Şu anda oralardan aldığımız izlenimler, özellikle MGK ve İstihbarat Başkanı Rüstem İnayetov (Rustam İnoyatov)'un Şevket Mirzayev’den yana ağırlık koyduğu, Putin'in çevresinde yükselen yıldızlardan meşhur Osmanov'un da Moskova'dan destek verdiği ve halkın temayülünün de Mirzayev'den yana olduğu yönünde.  Ağırkanlı ve disiplinli bürokratik yapısını oturtmuş Özbek yönetimi inşallah bütün  kışkırtmaları da boşa çıkartarak,  bu işi de usuletle ve suhuletle halledecektir. Genç Özbek şair Aybek'in dediği gibi: Yaş köngil ba’zen taşar/Çeksiz tağlardan aşar (Genç gönül bazen taşar/Sınırsız dağları aşar) Umarız ki, 25 yaşındaki genç Özbekistan devleti de kurucusunun yasını yaşayıp yepyeni ufuklara yönelir... Bu arada keşke 2003'ten beridir Türkistan'a ayak basmayan Cumuhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da Çin dönüşü bir yol inip başsağlığı verse, zaten kendisini çok seven Özbeklerin gönlü iyice harlanır ve bürokratlarının donmuş dimağlarını bir anda hasret ve muhabbetle dolar, kardeş kanı kaynar...