KIRKA YOLU'NUN ESKİ YOLCULARI İLE BULUŞTUK

Tarihi bir yol çıktı ortaya ve tüm anılar birden dökülüverdi. Acı veya tatlı pek çok anı birden tanıkları gözünde canlandı. Anılar anlatılmaya başlanınca unutulmaya başlananlarda birden hatırlanıverdi. Hatırlanınca dökülüverdi tarih bizlerin önüne…

Bir yıl öncesine kadar hiç bilmediğimiz bir bölgede görev almıştık. Bilecik Valiliği’nin Sırtçantam ekibine kalkınma ajansı destekli verdiği bir görevdi bu. Bizde ekip olarak 30 yıllık bir tecrübe ile kentin gizli kalmış değerlerini ortaya çıkarmak için araştırmalar yaptık. Bu araştırmalar sonucunda bir yol ağı keşfettik. İşte bu yol ağının bir parçasını oluşturan Kırka Yolu’na da belgesel film çektik. Her şey bu belgesel filmden sonra başladı.

Başarılı bir proje

Sırtçantam ekibinden istenen Bilecik’in doğal ve kültürel rotalarının belirlenmesi işi idi. Dikkatli okurlarımız yakından bildiği üzere, Doğa Bilecik isimli kitabı yayımlamıştık. Tüm rotaları bu yayımladığımız kitap içerisine koymuştuk. Hatta Gölpazarı Belediyesi ile ‘Belki Şehre Bir Turist Gelir?’ isimli bir çalıştay yapılmasını da destekledik.

Bizleri heyecan veren yaptığımız tüm çalışmaların altında İnhisar, Yenipazar, Gölpazarı ve bu yerleşim alanlarının yakınlarında bir yol ağını keşfetmemizdir. Öylesine bir ağ ki, hala pek çok bölümünün taş döşemesi bozulmadan duruyor. Bu yerel ulaşım ağı Anadolu’dan geçen uluslararası yol ağlarına (İpek Yolu, Eski Hac Yolu ve Roma Yolu) ulaşıyor.

Tarihi taş döşeme yol ağı

Bilecik’in üç ilçesi arasında ekip olarak ortaya çıkardığımız bu yerel yol ağının ilkine Digitürk İztv ekibi olarak Sırtçantam kuşağına Kırka Yolu isimli bir belgesel film hazırladık. Programın hem hazırlayıcısı, hem de sunucusu olarak ortaya güzel bir çalışma çıkardığımızı düşünüyorum. Sırtçantam program kuşağında yayımlamış olduğumuz yaklaşık yüz belgeselin neredeyse tamamı ekip olarak keşfettiğimiz coğrafyaları konu ediyor.

Bizim bu çabamız boşa çıkmadı. Yenipazar Kaymakamlığı, Kırka Yolu belgeselinin ilk yayımlanacağı tarihe bir etkinlik oluşturdu. İşin ilginç yanı; bu etkinliğe Kırka Yolu’nun eski yolcularını da davet etti.

Yollar umuttur

Bu duyguyu daha önce Safranbolu’dan Eflani’ye giden Katır Yolu’nda da yaşamıştık. Eflani’de Katır Yolu’nun eski yolcuları ve hancıları ile buluşmuştuk. Anılar canlandı gözümde. Kalabalık salonu görünce içimden ‘başardık’ dedim, bir tarihi yolu daha ‘yok olmaktan kurtardık’ dedim. Yöre insanı bir yıl boyunca bu kentlerde bizi ağırlamışlardı. Sırtçantam ekibi olarak bize gösterilen ilginin karşılığını vermeye çalıştık hepsi bu…

Muhteşem bir gece

13 Şubat 2019 Çarşamba günü Yenipazar Halk Eğitim Merkezi’nin salonunda muhteşem bir gece yaşadık. Kırka Yolu’nu geçmiş zamanlar içerisinde kullanan yaşları 90’a yakın bölge halkından birkaç kişi Kırka Yolu belgeselinin ilk gösterimi öncesinde Kırka Yolu’nun son yolcusu bizim ekiple bir programda buluştuk.

150 kişilik salonda en az 250 kişi vardı. Daha önce bu yolun sakinleri ile film gösterimi öncesinde söyleşiler yaptık. Anlatılanları derleyip toparlamam mümkün değil. Yeni bir belgesel film daha yapmamız gerekiyor. Bu sefer yolun gerçek sahipleri yolu anlatsınlar, doğrusu da bu. Ekip olarak yolu 45 günlük bir çalışma ile açıp, anıları tetikledik. Taşları kaldırdık ve yolu yürünecek hale getirdik. Yolun yetmiş yıllık yalızlığına son verdik. Yol mutlu, yolcu mutlu artık…

Takaslı ticaret

Söyleşi sırasında beni en çok etkileyen kervancıların ürettiklerini başka bir ürünle değişmeleri oldu. Yenipazar’dan Harmanköy’e götürülen buğday, burada üzüm ile takas edilmesini hayranlıkla dinledim. Kervancıların köyde yöre halkı tarafından ağırlanması da Anadolu insanının konukseverliliğinin göstergesi. Köy odalarında, evlerde ya da camilerde ağırlanan insanlar parayı sadece sanayi ürünlerinde kullandıklarını öğrendik. Çok daha şey öğrendik ancak kelimelere aktarmak güç. Gelecek günlerde çok daha çok güzel anılar duyacağımızı biliyorum.

13 Şubat akşamı anılarımızda kalan dayanışma örneklerimizi gördüm. Birlikte yapamayacağımız hiçbir şey yok. Eğer yeniden o güzel günlere dönecek olursak, bu dönüş kadınlarımız sayesinde olacak. Gölpazarı Kurşunlu Köyü’nde Bedriye Hanım’ın yaktığı ateş, Gölflanoz Derneği’nce Rahime Hanım ve ekibi ile taşınacak geleceğe. Oradan bir kıvılcım sıçrayacak Kırka’ya doğru. O kıvılcım yeniden topraklarımızdan ürettiklerimiz ile beslenmemizi sağlayacak. Kadın eli bir yere değerse o yer abat olur.

Yerel yönetici değil, yörenin seçilmiş çocukları

Gölpazarı ve Yenipazar belediye başkanlarının konuşmaları da umut oldu bizlere. Siyasetten uzak bizlere umut veren bu konuşmalara ihtiyacımız vardı. Tüm süreci yöneten Yenipazar Kaymakamı’nı izledim hayranlıkla. Tam orkestra şefi gibi idi. Tüm programı devlet adamlığı duruşu ile yönetti.

Bölgenin bir çığlığa ihtiyacı vardı. Bu çığlık öylesine bir çığlık ki sadece bir kişinin çıkarabileceği bir çığlık değil. Hepimizin ortak çığlığı, üzerimizdeki karı atıp, yeniden üreten bir topluma dönüşecek kalkınma hareketinin başlangıcı olacak bir çığlık. Birlikte karar verir, birlikte üretmemizin vakti geldi. Üretmek zorundayız, gelecek kuşaklarımız için. Bizleri bu topraklar var etti, topağı tohumla, tohumu su ile buluşturmalıyız. Yeniden çocuklarımız gözbebeklerindeki ışığı yakmalıyız. Hep birlikte…

Teşekkür

Bilecik’te ekibimize güvenip yetki veren Bilecik eski valisi Tahir Büyükakın’a, Yenipazar Kaymakamı Yavuz Kartal’a, Gölpazarı Belediye Başkanı Vedat Kazıcı’ya, Yenipazar Belediye Başkanı İlhan Özden’e, Yenipazar Kaymakamlığı ve Yenipazar Belediyesi çalışanlarına, duruşu ile bize yön veren İbrahim Ethem Akkaya’ya, Yenipazar Keskin Ailesi’ne, Kırka Yolu’nun eski yolcularına ve bu yolu açan insanlarımıza, İztv’deki çalışma arkadaşlarıma, Bedriye Hanım ve Rahime Hanım ile birlikte Gölflanoz Derneği’ne ve tüm canlara…

 

1)

2)

3)

4)

5)

6)

7)

8)

9)