​KISA YOLDAN ŞÖHRET

Herkese iyi pazarlar dilerim, bir iki haftadır etrafta dolanan bir fısıltı vardı; "Bostancı Gösteri Merkezi'nde konser vermeyi planlayan Muazzez Abacı, aynı yerde Kerimcan Durmaz'ın da sahneye çıkacağını öğrenince konserini iptal etti.

Herkese iyi pazarlar dilerim, bir iki haftadır etrafta dolanan bir fısıltı vardı; “Bostancı Gösteri Merkezi'nde konser vermeyi planlayan Muazzez Abacı, aynı yerde Kerimcan Durmaz'ın da sahneye çıkacağını öğrenince konserini iptal etti.”. Bende sordum soruşturdum gerçekten doğruymuş, Kerimcan’ın çıktığı yerde ben sahne almam demiş Muazzez Abacı. Yılların en değerli seslerinden biri Muazzez Abacı, bir Sezen Aksu projesini tanıtacaklarmış, yine bir rüyaya dalacağız derken soğuk su etkisi gibi yüzümüze çarpıyor Kerimcan’ın bugün Bostancı’da sahne alacağı. Sahi kim bu Kerimcan? Ne iş yapar? Ne uğraşı vardı bu kadar popüler oldu da konser veriyor? Hemde hiçbir yeteneği becerisi ve eğitimi olmadan!

Bu konuyu duyduğumda inanın büyük tepki vermiştim, bizler yıllarca konservatuar okuduk. O kadar büyük yetenekler, o kadar başarılı insanlar kenarda seslerini duyurmak için çabalarken, bugüne kadar hiç bir vasfı olmamış biri boş muhabbet ederek aylık kazandığı 50-60 bin liraları anlatıp, taktığı çantanın markasıyla ismini duyuruyor. 

Kerimcan Durmaz bu akşam Bostancı’da sahne alıp Dj’lik yapacak, dans edecek sonra ben sanatçıyım diye triplere mi girecek? Şimdi şöyle söyleyeyim; benimde Dj tanıdıklarım var, ya Ses Mühendisliği bölümlerinde yada konservatuarların Ses Kayıtları bölümlerinde eğitimlerini tamamlamış, piyano ve ikinci bir enstrümanı profesyonel seviyede çalıp, her türlü elektronik sisteme hakim, her türlü kanal kaydını bilen insanlar. Akşam bir de dans gösterisi var. Dans dediğimde ilk Anadolu Ateşi geliyor aklıma, yine bir çok dansçısı konservatuarların Modern dans, Bale yada Halk Oyunları bölümü mezunu. Yıllarca beden terbiyesi üzerinde eğitim alıp sabah en geç 9.00’da provalara başlayıp, akşamın karanlığına kadar mola vermeden bir fiil prova yapan insanlar. Dönüp bu akşam ki gösteriye bakıyorum, 2 ay haftada üç gün dans dersi al, şarkı çalan sistemin başlat ve durakla düğmesine bas, sonra ben bir sanatçıyım muhteşem bir geceye hazırlanıyorum de! Nasıl arkadaşım nasıl? Bu ülkede eğitimsiz iş yapmak bu kadar mı kolay oldu? Hiç bir vasfı olmayan, eğitimsiz insanların kendilerini bulunmaz Hint kumaşı zannettiği bir ülke... Sonra sanatta ve sporda neden gelişemiyoruz diye tasalanıyoruz. Nasıl gelişelimki, nasıl? Oturup kalkmasını bilmeyen, giydiği elbisesini taktığı çantasını ön plana çıkaran, aldırdığı kaşları, yaptırdığı estetikten başka konuşulacak hiç birşeyi olmayan insanların kendilerini sanatçı görmeleri... Gerçekten çok üzülüyorum. Keşke birazcık daha eğitime, kaliteye önem verseydik. İnanın yarın sayfa sayfa yazılacak haberleri hiç merak etmiyorum, ve üstüne verdiği karardan dolayı Muazzez Abacı’nın ellerinden öpüyorum. Hepinize iyi haftalar dilerim. 

Sevgi ve müzikle kalın...