KORONADA ORTAYA KARIŞIK YAZI!

Sosyal medyada kudurmuş köpek gibi insanlara saldıran, linç eden insanlar var.

Korona günleri.

Sabır günleri.

Disiplin günleri.

Birlik beraberlik günleri.

Sen.

Nifakçı fesat kafa ne yaparsan yap, ne yazarsan yaz, kimi linç edersen et.

Emin ol elinde kalacak.

Bir durun, bir susun.

Sosyal medyada kudurmuş köpek gibi insanlara saldıran, linç eden insanlar var.

Mutlaka ve mutlaka bilim kurulu gibi bir "ahlak kurulu" kurulması lazım.

Diğer insanların moralini, inancını bozmak hakkı, özgürlük adı altında kimsenin hakkı değildir.

Benim gibi aklıselim, şu günleri el ele geçirmek, atlatmak isteyen nice insanlar var.

Gölge etmeseniz ihsanda istemeyeceğiz aslında.

Hayatın içinde, hayata bağlı olmanın zorunluluğu içinde zorlu günlerden geçiyoruz.

Şu anda her şey umurumuz da, antenlerimiz, sensörlerimiz, radarlarımız çok açık ve kapatacak halimiz yok ve şarjımız hep dolu.

Her gün gelecek iyi haberi, umur ederken.. 

Evde odaların içinde ben ve benim gibi hayatın izcisi olan, düşünen insanlar var ve biz olan bitenin tam ortasındayız.

İnsanoğlu, 24 saat gözü açık olmak ne demek anladı.

Kaçırmamak, atlamamak, gevşememek, boş vermemek, sabır için çabalayıp duruyoruz.

Aslında hayatı buzlu camın arkasından seyreder gibiyiz.

Şimdi bakıyorum da.

Yıllardır ahkam kestiğimiz nice konular yalan ve komik oldu.

Geçen gün genç arkadaşım ile korona günlerini konuşurken, biliyor musun Funda, evli arkadaşlarım kavga etmeye başladı, evlerde sorunlar çok, hatta bir arkadaşımın kocası evi terk etti gitti, dedi.

Ben de senelerce kadın erkek ilişkisi konusunda nice ahkamlar kestim.

Ne oldu ahkamlar?  Bir virüsle darmadağın oldu gitti. 

Kadın erkek ilişkisi konusunda, bildiğim bir şey var ki!

Kadın erkek beyin yapıları farkıdır, bu farklılık çiftler tarafından birbirine karşı haksızlık yapılmış gibi yanlış anlaşılmaya neden oluyor.

Durumun özeti iki tarafta kendinden yola çıkıyor ve yanılıyor.

Bu dönemde sabırlı olun birbirinize.

Bir küçücük mikrobun yuvanızı yıkmasına asla izin vermeyin.

Aile, yuva önemli.

Gerisi çok yalan.

Sıkı durun, sağlam durun.

Funda'nın aklındakiler…

... Şimdilerde, ünlü şarkıcıların sayfalarında paylaşımlar var ve diyorlar ki, ekonomik olarak en zor durumda müzik sektörü imiş.

İnsan bunu paylaşırken yazarken utanır.

Siz orkestrada çalışan müzik emekçilerini kast ediyorsanız, kusura bakmayınız ama o arkadaşlarınıza siz bakacaksınız.

Seneler içinde kazandığınız çok paraları başkaları için şimdi dağıtma zamanı.

Sizin çalışanlarınıza biz mi para toplayacağız ve vereceğiz. 

Günlük para kazanan insanlar var, simitçiler var, sokakta günlük tezgah açanlar var.

Yevmiyeleri ile çalışan insanlar var, lokantalarda çalışan insanlar var.

Var da var.

Korona günlerinde ekonomik olarak herkes hepimiz sıkıntıdayız.

Herkes parasız.

Ama sende para var.

O zaman.

Kendi çalışanının için ayrıcalık isteyemezsin, o ayrıcalığı sen yapacaksın.

Pamuk eller cebe yani diyeceğim, elleriniz pamuk değil, o zaman şöyle diyelim, hadi tatlişler cimri eller cebe.

... Magazin gazetecisi Mehmet Üstündağ köşesinde fotoğraflandırarak haberi şöyle yazmış. 

Defne Samyeli ve Cem Yılmaz arasındaki ilişkiye, Defne hanım geçmişinizi silemezsiniz diyerek, kadının geçmişine atıfta bulunmuş.

Mehmet bey ben kadın savunucusu hiç değilim. 

Kadınları iyi tanırım.

Defne'ye bayılmam.

Ayşe Özyılmazel'e hiç bayılmam.

O da bana yapılan lince ortak olmuştu.

Mağduru oynayan son kadın bence.

Ama bildiğim bir şey varsa siz dahil tüm erkekler de geçmişinden kurtulamaz.

Kurtulamayız yani.