KUDÜS OFİSİ! (1)

Mahmut BIYIKLI 28 May 2019

Millet olarak tenkitte cömert tebrikte cimriyiz. Olumsuzlukları büyüttüğümüz kadar olumlu güzel örnekleri büyütmüyor ya da görmüyoruz.

Oysaki mümin olarak bize düşen güzel bakmak, güzel görmek. Güzel baktığımız zaman nereye saklanırsa saklansın güzel mutlaka kendisini gösterir.

HAYIRLI ÇALIŞMALAR

Son yirmi yılda sınırlarımızı aşan bereketli çalışmalara imza attık Türkiye olarak. Anadolu Ajansı’nın dünyaya açılması ve yurtdışındaki ofislerini çoğaltması da bu klas çalışmalardan birisi. Ajans dünyaya açılarak dünyayı da bize açtı. Medeniyet coğrafyamızın haberlerini kendi çıkarlarına göre taraflı bakış açısıyla sunan Batılı ajansların sultasından kurtulmuş olduk böylelikle.

 Anadolu Ajansı’nın bu hayrı çoğaltan atılımına birçok şehirde olduğu gibi Kudüs’te bizzat şahitlik ettik. Ajans’ın Kudüs Ofisi mükemmel bir performans sergiliyor. Turgut Alp Poyraz ve Esat Fırat gibi iki idealist gencin başarılı haberleriyle Kudüs bize Konya kadar yakınlaştı.

Sadece çatışma haberleriyle değil hayatın içinden küçük ayrıntıları da ihmal etmeden bizlere sunan Ajans, dar imkânlar içinde büyük bir misyonu yerine getiriyor. Bir alışkanlık olarak acaba bugün Kudüs’ten hangi haber var, diye sayfalara özellikle bakıyorum. Haberleri okurken hem muhabir arkadaşlarımıza hem de ofisin kurulmasına öncülük edenlere dua ediyorum.

TAKDİR ETMEK

 “Kudüs için ne yapılabilir?” sorusunun altında sıralanacak maddelerden birinin “etkili bir haber ağı” olması kaçınılmaz. Dolayısıyla Anadolu Ajansı’nın Kudüs Ofisi’nin dinamik çalışmaları ayakta alkışlanacak bir başarıdır. Basın ve yazar örgütlerinin bu iki arkadaşımıza yüreklendirme kabilinden de olsa ödül vermeleri gerekir. Bunu fazlasıyla hak ediyorlar. Ayrıca Kudüs’teki hayat pahalılığına karşı Ajans yetkilileri bu fedakâr arkadaşlarımızı mutlaka çeşitli ikramiyelerle desteklemeli, onların çalışma azimlerini artırmalıdır.

TAZELENEN DİKKATİMİZ

“Eğer dikkat etmezseniz, gazeteler mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlar” diyen Malcom X sözünün hakikatini her dönem yaşıyoruz.

Dikkat de bizim yitiğimiz. Osmanlı sonrası dikkati dağılmış bir millet haline getirildik. Zorla Batı’ya çevrilen kafamızı toparlamamız uzun yıllar aldı. Batı’nın bize sömürüden başka sunacağı bir şey olmadığını anlayınca aklımız başımıza geldi. TİKA’nın, Yunus Emre Enstitüsü’nün, Anadolu Ajansı’nın ve benzer kuruluşların yurtdışındaki faaliyetlerini, tekrar dikkatimizi toparlama çabasının kıymetli sonuçları olarak görüyorum.

Yarın: Kudüs’teki Türkiye