KÜLTÜREL LİDERLER

Ülkemizde kültürde ve turizmde son yıllarda önemli liderlik örnekleri var. Tunç Soyer'in Citta Slow unvanını Türkiye'de bir ilk olarak Seferihisar'a kazandırması ilk akla gelen bir örnek.

Bugün Seferihisar’ı takip eden onlarca yerel yönetim Citta Slow sistemine dâhil olmaya çalışıyor. Seferihisar’daki ev ve arsa fiyatlarında önemli artışlar yaşandı. Ekonomik anlamlar halkın yeni fikirlere sahip çıkmasını etkiliyor elbette.

Bahsettiğimiz liderlik alanında Bayburt’un ıssız bir tepesine Baksı Müzesi’ni kuran Hüsamettin Koçan'dan ve Konya Hüyük’e bağlı bir köyü sanat merkezi haline getiren Mehmet Taşdiken'i zikredebiliriz. Bayburt’taki Baksı Müzesi önemli sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapmaya başladı ve Avrupa Konseyi müze ödülünü aldı. Sanatçılara ait kerpiç evlerin bulunduğu Sonsuz Şükran köyünde ise uluslararası bir festival tertipleniyor; tezhip, minyatür, heykel, hat sanatları, fotoğraf, seramik sergileri düzenleniyor. Şimdi herkesin övdüğü bu projelerin altında yatan düşünme tarzını görmek gerekiyor. Baksı’da da Sonsuz Şükran Köyü’nde de geri kalmış coğrafyalarda hayata geçirilen sanat merkezlerinin oluşturduğu bir çeşit “kontrast”tan bahsedebiliriz. Ayrıca bu tür yeni merkezler Citta Slow hareketinde olduğu gibi domino etkisine sahip olabilir.

Gözden kaçırılmaması gereken bir başka husus, bu üç projenin de merkezi veya bölgesel ölçekteki kültür-turizm planlamalarında, politik belgelerde yer almamasıydı. Saydığımız bu kişiler amaçlarını gerçekleştirecek imkânlara sahipti ve kendi kişisel vizyonlarını takip ederek başarılı olmuşlardı. İşe bu çerçeveden yaklaştığımızda bürokrasinin bu tür vizyoner kimseleri ve öncü projeleri bulup doğru bir şekilde desteklemesinin önemi ortaya çıkıyor. Çünkü hepsinin hayallerini gerçekleştirecek imkanı yok.

Başka ülkelerde bu konuda ne var ne yok diye bakıldığında Birleşik Krallık hükümetinin “Kültürel Liderlik Programı”na milyonlarca poundluk bir fon ayırdığını; beş yılda toplamda 20.000 kişiyi desteklediklerini görüyoruz.

“Yaratıcı ekonomi” Britanya'da yerleşmiş bir kavram... İngiltere Sanat Konseyi’nin faaliyetleri arasında özellikle gençler için modadan film yapımcılığına; fotoğrafçılıktan edebiyata sanat ödülleri verilmesi; yarım milyondan fazla gence ücretsiz tiyatro bileti temin edilmesi gibi çalışmalar var. 

Danimarka'nın kültür belgesinde “doğru yerlere yatırım yaparsak sonuç muazzam olabilir. Biz yaratıcı insanları desteklemek ve cesaretlendirmek zorunda olduğumuzu biliyoruz” deniliyor.

Kültür çok önemli bir alan... Devletlerin üzerine titremesi gereken bir konu... Kanada’nın New Foundland ve Labrador eyaletinin kültür belgesinde şöyle bir ifade var. “Kültür ülkemizin ruhudur; başarılı ve kendini gerçekleştirmiş bir stratejik kültürel plan hükümet vizyonumuzun merkezinde yer almaktadır”.

Ülkemizde kültür ve turizmin ortak alanında farkındalık giderek artıyor. Şüphesiz bu alanda yeni öneriler getirmek, politika belgeleri hazırlamak da mümkün. Ancak uygulamaları da ciddiyetle takip etmek lazım. Unutmamak gerekir ki politika, uygulama olmadan hiçbir şeydir.