TDV sağ 160x600


LÖW NEDEN OLMAZ?

Fenerbahçe camiasında uzun zamandır devam eden "fetret devri"ne bir son vermek isteyen yönetim, Alman Milli Takımı'nı geçenlerde bırakan ve uzun yıllardır "her gelin kızın rüyası, Zetina dikiş makinası" klişesindeki realizmden hareketle Joachim Löw'ü gelecek sezondan itibaren takımın başına getirmeye karar vermiş görünüyor.

Fenerbahçe camiasında uzun zamandır devam eden “fetret devri”ne bir son vermek isteyen yönetim, Alman Milli Takımı’nı geçenlerde bırakan ve uzun yıllardır “her gelin kızın rüyası, Zetina dikiş makinası” klişesindeki realizmden hareketle Joachim Löw’ü gelecek sezondan itibaren takımın başına getirmeye karar vermiş görünüyor.

Başkan’ın Kıbrıs’ta bir ortamda yaptığı konuşmalar ve Alman medyasından gelen haberlere göre; yıllık 5 milyon €uro gibi o seviyede bir hoca için oldukça mütevazı bir rakama ilaveten, noterde tek yetkili imza! dahil her konuda tam yetkili olarak Löw’ün tayin edildiği ve 3 yıllık bir kontrata –he demiş yönetim.

Gelelim biz başlığa kocaman kocaman yazdığımız Löw neden olmaz, Löw’le neden olmaz faslına.

Çünkü artık dünya Löw’ün Türkiye’de, Fenerbahçe’de güzel hatıralar bıraktığı 1990’ların sonundaki dünya değil. Aradan geçen çeyrek asra yakın bir zaman diliminde hem Türkiye’de, hem dünyada, hem de Fenerbahçe’de çok şey değişti. Bu arada elbette Löw de eski Löw değil. Ne Bayern düşünüyor, ne Real kendisini baksanıza. O devirler geçti gitti.

Almanların her zaman imrenerek baktığımız sistemi, dakikliği, disiplini, hayata bakış ve algılayışları ile bir Türk takımının hele ki Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu halet-i ruhiye taban tabana zıt bir karakteristik taşımaktadır.

Çevresel şartlardan devam edersek; öncelikle spor medyasının özellikle konvansiyonel spor medyasının içinde bulunduğu durum evlere şenlik bizde. Öncelikle medya ortamlarında karşılıklı bir saygıdan söz etmek neredeyse imkânsız, klavye başında herkese haddini bildirmeye ant içmiş ve her şeyi doğuştan bilen, her konuya hâkim, ukala ve düşük profilli bir nesil var maalesef. Tam beş kez “ikinci adam olmam” diyen İsmail Kartal’a Kayseri’de gazeteci arkadaşlarımız gene neler sordular neler, adam az kaldı isyanı basacaktı. Bunun kat be katını Löw için yapmayacaklarını kim söyleyebilir? Löw buna ne kadar dayanır? Daha önceki yıllarda Almanya’da bile basınla arasının limoni olduğu bilinen bir figürden bahsediyoruz. Mümkün değil dayanamaz bu seviyeye/seviyesizliğe.

Sonra milli takım hocalığı ile kulüp takımı hocalığı aynı şey değil, Löw yaklaşık yirmi yıldır Alman sisteminin ürettiği ve devşirdiği hep kaliteli, üst klasta, crême de la crême oyuncularla çalıştı, onları kendi ideal sisteminde oynattı ve katkı aldı. Hep hazır geldi ona oyuncular oynadıkları kulüplerden. Alman Milli Takımı oyuncu havuzu Bayern Münih, Real Madrid, Borussia Dordmund, Barcelona, Benfica, Chelsea gibi takımlardan oluşurken Fenerbahçe’nin en kariyerli oyuncusu mütekait Mesut Özil ve o da kadro dışı.

Türkiye’de futbolun kendi içinde olmayan bazı dinamikleri de var mesela ve maalesef. Öncelikle futbol federasyonu ve hakemlik müessesesi medeni dünyanın geri kalanından farklı olarak yürür bu topraklarda. Politika vardır işin içinde, siyaset vardır işin içinde, yerel dinamikler ve “dinamitler” vardır. Yollar tuzaklarla doludur. Kör tuttuğunu öper, öpülen öpüldüğü ile kalır. Hatta bazı başkanlara bakarsanız Fetö bile var ve etkin onca seneye rağmen. Löw’e bunları tercüme etseniz bile anlamaz adam, “was” der kalır.

Yol yakınken vaz geçin bu sevdadan en iyisi mi. Bırakın adamcağızı Avusturya Milli Takımı’na gitsin Türkiye’ye gelip hayata küseceğine. Gerçi orada da yıllık hoca maaşı bizim verdiğimizin üçte biri ama hiç olmazsa huzuru kaçmaz orada, hem onlar zaten yıllardır Almanlara öykünür durular.

Hepimize güzel ve mutlu bir Ramazan dileklerimizle.