MERKEZ EFENDİ HARİKALAR DİYARINDA

Kurgusal evrenler insan zihnini harekete geçirir. Olmayan varmış gibi algılanır ve sınırları olmayan bir dünyaya adım atılır.

Dünyanın zahiri kısmının bize yetmediği bir gerçek. Hayallerimiz bu dünyanın gerçeklerinin çok ötesinde. Gerçekleşmediği zaman bu yüzden çok fazla üzülüyoruz. Ama hayal kurmadan gerçek inşa edilmez der annem. Ona tamamen katılıyorum. Size söz etmek istediğim bir yapım. İnternet ekranlarında son zamanların fenomen dizilerinden Black Mirror (Kara Ayna) dizisinin film versiyonu. Bildiğimiz filmlerden değil. Filmin içinde nereye gideceğinizi seçmeniz gerekiyor. Her tercih sizi başka bir yola götürüyor. İşin sonunda filmi bitiremeden dolanıp durmak da var. Seçim özgürlüğü bizi her zaman doğrulara götürmüyor. Dikkatli olmak lazım.

Kara Ayna’nın bu labirenti andıran filmi insan ruhunun derinliklerini tanımak için de müthiş bir deney. Milyonlarca kişinin katıldığı küresel bir test yapılıyor ve evet hepimiz denek olarak kullanılıyoruz. Filmin adı Bandersnatch. Tercüme etmek için uğraşmayacağım. Sadece şunu söyleyeyim: Alice Harikalar Dünyasında filmindeki karakterlerden biri, özelliği hızla hareket etmesi. Eski bir kitap biçim değiştirerek yeni forma dönüşebiliyor. Hayaller eskimiyor yani. Eskinin hayalleriyle bugünküler birleşiyor ve dünyanın en muazzam deneysel işlerinden birine imza atıyorlar.

Diziyi anlatmaya daldım esas konuya girmekte geç kaldım. Af ola. Bu diziyi izleyen arkadaşlardan biri dedi ki: En iyisi hiç seçim yapmayın, filmin sizi götürdüğü yere gidin yoksa işin içinde çıkamıyorsunuz. Bunu normal hayatta söyleyen birini hemen aklının kullanmamakla yaftalarız ama bazen zuhurata tabi olmak en doğrusu olabiliyor. Bunu kimden öğrendik? Alice Harikalar Diyarı’ndaki karakterden değil elbette. Merkez Efendi’den. Maneviyat büyüklerimizden Merkez Efendi’ye hocası der ki “Farzı muhal kainatı sen yaratıyor olsaydın nasıl tayin ederdin olanları?” Merkez Efendi şöyle cevap verir: “Her şeyi olduğu yerde merkezinde bırakırdım.” İşte lakabı ve bizim bildiğimiz adı o zamandır böyle kalmış. Carrol’ın Alis Harikalar Diyarında kitabını yazmasında epey zaman önce hem de.

Merak elbette iyi, farklı yolları görmek elbette güzel. Ama bilmediğimiz yollara aklımıza taparak gurur ve kibirle girersek gideceğimiz yer çıkmaz sokak olur.

Ne yapalım peki?

Hem Merkez Efendi’yi hem de Carrol’ı dinleyelim. Carrol, Alice Harikalar diyarındaki tavşana ne söyletiyordu yolu bulmaya çalışırken: Eğer nereye gittiğini bilmiyorsan hangi yolu seçtiğinin bir anlamı yok.

Doğu ve Batı Allah’ın ve her ikisinden öğreneceğimiz çok şeyler var. Sıradan bir film bizi çok farklı yerlere götürüyor. Yanımızda tecrübeler ve bilgelik olmadan hüsrana uğrayabiliriz. Bunu için de önce nereye gittiğimizi bilmemizde fayda var. Gideceğimiz yer kendimiz, merkezimiz, ruhumuzun huzura ereceği yer.

Telsiz konuşmalarında derler ya: Dinliyorum merkez. İşte o merkezi dinlemekte fayda var. Söylediği yollar bizden bize giden yolda rehberlik yapacaktır. Black Mirror: Bandersnatch’i izlediyseniz de yorumlarınızı beklerim.