MİNİ MİNNACIK

Aslı SERTDEMİR 10 Eki 2020

Yalan, ayrılık, ihanet… Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalacak konular.

Yalan, ayrılık, ihanet… Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalacak konular. Pınar Dura bunların hepsinin üstesinden gelmiş gibi görünüyor. Onu aldatan eşi Cem Özer’i insanüstü iyi niyetiyle affetmiş. Affetmek de yetmemiş. Cem itiraf videosu çekerken koltuğunun altına girip, nasıl aldatıldığını kendi anlatmış.  Videoyu birden fazla kez izledim. Nasıl bir sevgi bu kadar affedici yapar ki insanı? Sevişmeler sanal olunca mı işler değişiyor? Yoksa Cem’in Türkiye sınırlarında yaşamayan bir kadını tercih etmesi mi hafifletici sebep? Ya da Pınar’ın her cümlenin başına koyduğu “minik” kelimesi mi sihirli? Minik ayrılık! Minik kaçamak! Minik aldatma! Milyonlarca kez yazsam söylesem ne olacak? Konu ihanetse sonuç değişmez. Acısı değişmez.  

Prensesler gibi…

Çıkan haberler doğruysa Prenses Eugenie hamile... Korkarım bu hızla devam ederlerse, Buckingam Sarayı birkaç yıla kreşe dönecek. Eee tabi ki hamile olan bir prenses olunca bu süreç bir sürü uşakla, doktorla, danışmanla geçiyordur. Gözümüz yok bizde tüm hamileler prenses. Onlarında etrafı uzman, bilirkişi kaynıyor. Komşu, anne, kayınvalide en beteri de pimpirikli koca… Ama bizimkiler yardım edelim derken kafa ütüleyip, strese sokan cinsten. Hadi yine iyisiniz. Şimdi vereceğim bilgi ile hamile olanların hiçbir dış sese ihtiyacı kalmayacak.  Hamilelik sürecinizi adım adım takip eden dırdırcı valideler yerine, telefonunuza geBBe diye bir uygulamayı indiriyorsunuz. Hafta hafta gebelik sürecinizle özenle ilgileniyorlar. Bir prenses Eugenie olmasanız da bulunduğunuz hafta ile ilgili bir sürü uzman ve doktor videosu izleyip, doğru bilgiyi alabiliyorsunuz. Anneniz ile doğum çantasına ne konulacak kavgası edileceğinize, yine uzmanların hazırladığı listeyi hesaplı linklere tıklayarak alıp, çantanızı hazırlayabiliyorsunuz. Belki size Prenses Eugenie’in tacını, tahtını veremem. Ama onun hamilelik konforunu sağlayacak bilgiyi verebilirim.

Kaçııın!

Başı kesilmiş tavuk gibi ortalarda dolaşanların sayısı her geçen gün artıyor. Doğru insanı bulamadan şu dünyadan göçüp gitmek, dönemin en büyük fobisi. “Bay Doğru”, “Bayan Mükemmel” için sayısız deneme… Sonuç hüsran! Ve en önemlisi boşa harcanan zaman… Fazla vakit kaybetmeden kaçmanız gereken erkeklerden size bir buket yaptım…  İlk sırayı tabi ki “evli” erkekler alıyor. Dürüstçe “ben evliyim!” diyen erkeklerin sayısı olduğu için size Seda Sayan önerisi verebilirim. Çekinmeyin yekten TC numarasını isteyin. İkinci sırada öfke kontrolü olmayan erkekler var. Kısa sürede çözmek zor demeyin. İnceleyin! Trafikte, alışverişte, restoranda, size tavırlarına bakın. Doğru şeylere bakarsanız, “öfke” gözden kaçmaz. Dönem olarak şansımız mı desem şansızlığımız mı desem bilemedim ama tabi ki sosyal medya… “Sosyal medya kullanmayan erkek tercihiniz olsun.” derdim ama nerdeeee? O zaman bu dezavantajı avantaja çevirin. Bakın, nasıl ve ne amaçla kullanıyor. Özellikle takip ettiği kadınları inceleyin. “Malum” kızlarla doluysa, üzgünüm ama kaçın. Bir diğer önemli konu ise konuşmak! İlk başlarda önemsemeseniz de konuşmayan adam hayatınızı zindana çevirebilir. Kaçııın! İşin aslı astarı tüm bu kaçılacak kötü adamların oksijeni yalandır. Yalan söyleyen adamın nesi doğru bilinmez. Salın gitsin…