MUHALİF OLMAK

Gerçekten, uzun süreden beri düşüp duruyorum, kafam karışıyor, koyduğum taşların yerinden hiç memnun değilim.

Türk Dil Kurumu’nda, "muhalif" sözcüğünün karşılığına bakıyorum…

Muhalif demek, bir tutuma, bir davranışa, bir görüşe aykırı olmaktır diyor... 

Şahane tanım…

Bazen ikna oldum, bazen anlamaya çalıştım, çoğu zaman haksızlık edemedim, merhametim beni esir aldı, birine aşırı düşmanlık hissedemedim.

Hakkaniyet duygum hep bırakmadı beni.

Benim böyle bir kimliğim olamadı dedim ya, bazen bir görüşe bozuldum, bazen bir tutuma bozuldum, bazen bir davranışa bozuldum.

Ama üçü bir arada olmadı, olamadı hiç.

Muhalifliği, sadece ve sadece bir adama nefret yüzünden kuramadım, kimseden o boyutta nefret bilmedim.

Mutlaka haklı düşünceleri vardır, mutlaka onlara yanlış gelen tutum, görüş ve davranışlara muhalif olma gibi hakları vardır.

Zaten olmasa demokrasi olabilir mi?

Ben bir adama duyduğu nefret başlığı ile muhalif olan insanların, kişisel istatistiğim de ortak noktalarını buldum.

Toplam bu insanlar grubu oluştu.

Vallahi ve billahi, benim tanıdığım, yakın çevremde gördüğüm tanıklık ettiğim muhalif insanlar böyle.

Vallahi ve billahi, bu çıkarımlarım, siyasi anlamda asla değil, siyasi anlamda muhalif olanların, insani anlam da, doğruluk, dürüstlük, merhamet, arkadaş, dost, iyi, kötü gün dostu olma, hatır sorma, ölüm bilme, sana ve çocuğuna yardım etme, insanoğlu, insankızı olma duygularından ibarettir.

Bana ne siyasi anlamda ne isterse düşünür ve nasıl isterse tarafını alır.

Ama benim muhalif insan hikayelerim var.

Karakter, duygusallık, merhamet ve yardımseverlik anlamında.

Muhalifler hikayesi 1:

Yazlık sitemiz oturanları inanılmaz boyutta muhalif, adama atıp tutarken, ölmesini isterken, iskele sallanıyor.

Ben seviyorum desen, seni denize atmaya gerek duymadan leğende bir kaşık suda boğacaklar. 

Yaz bitti, eylül ayı gitti, ekim ayı çoğu sitede kaldı, sinsi bir şekilde pusu kurdu bekledi, evlerine ev ilave ettiler.. (üstelik af kapsamı tanımı içinde değil, çakallık kapsamında) 

Görseniz inanamazsınız..

İnsan komşusundan, sonra aynaya baktığında yaptığı hukuksuzluktan utanır.  

E hani sen! bir tutuma, bir görüşe muhaliftin sen, imar iskan affı ne demek, asla ve asla evine bir taş bile ilave etmeyeceksin ve muhalif olduğun anlayışın yüzüne bile bakmayacaksın.

Olmaz tatlım, sen dürüst insan olacaksın.

Muhalifler hikayesi 2:

Gezi parkı sırasında, ağaçlar için günlerce çadırda yatan çocuklarına ve diğerlerine kumanya, ilaç taşıyan kadın, orman kesilerek yapılan sitede ilk daireyi aldı. Ağaçlar tepetaklak devrilirken, topraktan en iyi daireyi ucuza alma çakallığını yaptı.

E hani sen! Bir davranışa, bir görüşe karşıydın, orada da çatır çatır ağaç kestiler, ev almak neyin kafası.

Olmaz tatlım, sen doğru insan olacaksın.

Muhalifler hikayesi 3:

Mesela çok yakının öldü... Ne başın sağ olsun demeyi bilirler ne telefon ne ziyaret ne cenazene gelmeyi bilirler. Zengin soyadlı biri ise mutlaka orada görünmek üzere LV eşarp takıp oraya giderler.

Olmaz tatlım, sen merhametli olacaksın.

Muhalifler hikayesi 4:

Mesela bir yakını, akraban, komşun, acil işe ihtiyacı olan biri, işsiz kaldı, bunlara ihtiyacın var, aradın ve bu konuda ne yapabileceğini sordun.

İnanılmaz taktikleri var, öylesine cevapları, öylesine yaklaşımları var ki ve öylesine yardım etmezler ki sen utanırsın. 

Yakın bildiğin insanların çocuklarının geleceğini düşünmeyen, hiç tanımadığı çocukların geleceğinin derdine düşebilir mi..

Elbette ki düşmez.

Olmaz tatlım, sen yardım etmeyi bileceksin.

Muhalif hikayesi 5:

Mesela aynı, iş, aynı meslek paylaşımı içindesiniz, arkadaşlarının hakları umurun da olmaz, onların önüne geçerler, o kadar pişkinler ki herkes bu sebepleri bilir, o da bilir, ama arsız arsız sırıtarak, gözünün içine bakmaya, hak yemeye devam ederler.

Olmaz tatlım olmaz, başkalarının hakkını yemeyeceksin.

Demem o ki.

İstersen sonsuza dek 24 saat muhalif ol, her şeye karşı ol.

İstersen onların deyimi ile yandaş ol.

Umudum da değilsin, umurum da değilsin.

Sadece; merhametli, duyarlı, yardım sever, insanoğlu ve insankızı ol yeter.

Funda'ya takılanlar...

... Malum yarın yılbaşı gecesi. 2019’a, yeni bir yıla adım atacağız.

Birçok ünlü sanatçı yeni yılı sahnede karşılayacakmış..

Kıbrıs malum kumar oynanan bir yer, otellerde gazinolar var, insanlar kumar oynuyor ve orada çıkan sanatçıların o gece aldıkları para da inanılmaz ama, kumara dayalı ya, insanın aklı karışıyor.

Ama ya bizdeki sanatçılar ve paraları. 

Mesela Bülent Ersoy, Gaziantep’te sahneye çıkacakmış. Çıktığı yer Jolie Joker.. Benim bildiğim, seyircisi ayakta dinliyor ve bu mekanlar öyle yerler..

Kapı giriş para alarak çalışan bir sistemi var.

Mesela bir kişi, kapı girişi kaç lira ödeyecek, o mekan kaç kişi alabiliyor ve gerçekten Gaziantep’te yıllbaşı gecesi için, Bülent Ersoy’u izlemek üzere bekleyen kaç kişi var.

Öncelikle ezberimizi yazayım...

Herkese sağlık, huzur ve mutlu bir yeni yıl temenni ediyorum.

Sonra, 2019 yılında Allah herkese, kalplerine kocaman merhamet versin, insanların birbirine el verdiği bir yıl olsun diliyorum.

... Ünlü piyanist, Fazıl Say vereceği konsere Cumhurbaşkanını davet etmiş.

Cumhurbaşkanı gelirim demiş.

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök yazmış, bravo Fazıl kardeşim, çok teşekkürler Fazıl kardeşim, seni kutluyorum demiş. Bu ülke normalleşecek ise bunda senin payın çok olacak demiş.

İnanılmaz insanlarsınız.

Bu ne kibir, bu ne üstten bakış, yahu teşekkür edeceksen konsere gelirim diyen, Cumhurbaşkanına edeceksin.

Bu ülke normalleşecekse, kendisine demediğini bırakmayan, hakaret eden adamın konserine gelirim diyen ve giderse payı olacak Cumhurbaşkanı'dır.

Yahu, ne inanılmaz insanlarsınız.

Hakaret yok, aşağılama yok, öğrenin artık, yapamazsınız.