MUSTAFA..

Sesine bayılırım.

Bestelerine bayılırım.

Kendisini hayatımda bir kere gördüm.

Kral TV Müzik Ödül Töreninde yanımdaki koltukta oturdu.

Nezaket içinde merhaba, nasılsınız, dedi.

Hepsi bu kadar.

Eşi ile anlaşmalı ve sessizce boşanma aşaması,

Sonrası, kısa zaman içinde çat diye sosyetik bir kızla evlenmesi, ilk linçine sebep oldu.

Evlendiği kız, mutlaka şeker, tatlı kızdır, önyargılı olmayı sevmem ve kendimi bundan korumaya çalışırım ama.

Mustafa inançlı bir adam.

Birisi ben inançlıyım ve öyle yaşıyorum derse ben inanırım.

Beni ilgilendirmez ki hiç ve sorgulamam.

Mustafa'nın iman dolu hali, dini söylemleri, sohbetleri ve elinde Kuran-i Kerim ile radyo programına gitmesi Amerika'da tarikat lideri olduğu iddia edilen adama bağlılığı, fotoğrafları.

Mustafa'nın bunları alemi cihana gösterir hali.

Evliliği ve seçtiği yaşam Mustafa hali ile örtüşmemişti

Olsun, hayat her zaman birebir örtüşmez ki..

Yoksa, kime ne dert ki, hatta ben bir defasında ezan okumuştu, o güzel sesine bir kere daha bayılmıştım.

Bir oğlu var Mustafa'nın.

Boşandığı eşinin, yani annesinin yanında yaşayan.

Aniden basına, eşine dair videolar, Mustafa'nın dava dilekçesinde yazdıkları yansıdı.

Ve kıyamet bundan sonra koptu.

Mustafa’nın ne şerefini, ne adamlığını yanına bırakmadılar..

Erkek ve kadın köşe yazarları, Mustafa'yı yerden yere vurdular, demediklerini bırakmadılar.

Ya sosyal medya, adama 95 bin tweet atmış.

İnanılmaz hakaretler yağdırmışlar.

Kıyametimiz gelmiş, haberimiz yokmuş.

Videoyu kim çekti ise çok ayıp, görüntüleri kim yaydı ise utanmaz.

Ben.

Videodaki görüntüler için susma hakkımı kullanacağım.

Ama yapılan hakaretlerin içeriği, kocamanlığı, sanki kadına iftira atılmış, hiç böyle bir şey yokmuş gibi.

Siz sosyal medya ve gazete linç severleri.

Ne yaşanırsa yaşansın hakaret etmeye, birini gömmeye ve yok etmeye hakkınız yok.

Neredeyse adam buhar olsun gitsin.

Hatta ölsün istiyorsunuz.

Ne münasebetle.

Karşı olduğum esasında ne biliyor musunuz, yazanların, hakaret edenlerin, ölsün isteyenlerin, ahlakında sokağa çıkacak yüzlerinin olmaması.

Ne olursa olsun, bu linç sever hali, bu köpek dişi ile önüne geleni ısırma hali, salyaların akma halini kabul edemeyeceğim..

Yani.

Sonuç olarak, kimi linç ederseniz ben daima onun yanında olacağım.

Bu neden ne olursa olsun.

Biraz uzayın, kendi aynanıza bakın, emin olun daha enteresan.

Funda'nın dert ettikleri...

Yaz günleri.

Magazin kameraları Bodrum, Çeşme sahillerinde.

Ünlülerin hemen hemen hepsi teknede.

Hepsi, pahalı plajlarda, kabanalarda.

Bunları seyreden insanlar, keyifler on numara, ülke derdimiz yok, ailevi derdimiz hiç yok, kişisel derdimiz hiç mi hiç yok zanneder.

Valla bu görüntüler o haller  bana hiç değmez.

Hiç göründüğü gibi değildir bilirim.

Ben çoluk çocuk, nine, dede,  Karadeniz’de, Çamlıhemşin’de yaylada, çadırda yaz geçiren aileleri anlarım.

Hasret içinde ...

Heves içinde...

Onlara bakarım.

... Hepimizin, okuldan, mahalleden, yazlıktan ortak WhatsApp grupları var.

Devamlı, hükümete, Tayyip beye muhalif videolar paylaşıyorlar.

İktidar yanlısı ya da karşıtı olabilirsiniz.

Tayyip beyi seversiniz, sevmezsiniz.

Ama 24 saat muhalif olup, devamlı olumsuz videolar paylaşamazsınız.

Ben ne yapıyorum biliyor musunuz?

En son ne zaman çocuklarımızın hatırını sorduk.

En son ne zaman çocuklarımızın sırtını sıvazladık.

Yok.

Birbirimizin çocuklarını merak etmiyorsak, beraber bir grubumuzun olmasına gerek yok.

Diyorum.

Ve hemen gruptan çıkıyorum.

Samimiyetsiz endişelerinize ortak olamayacağım.

Samimiyetsiz şımarıklığınıza ortak olmayacağım.