Üsküdar 320x100


MÜZİK PİYASASINDA SON MODA: "NE İŞ OLSA YAPARIM ABİ"Sİ

Micheal KUYUCU 27 Mar 2021

Son zamanlarda şarkıcıların para hırsına anlam veremez oldum.

Son zamanlarda şarkıcıların para hırsına anlam veremez oldum. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şarkıcı profili yok. Öyle bir noktaya geldiler ki müzik dışında her işe atladılar, adeta ne iş olsa yaparım abi moduna girdiler ve gerçekten de ne iş olsa yapıyorlar.

Önce dizi piyasasına girdiler. Aralarında gerçek anlamda başarılı olanlar oldu. Olmayanlar ise o piyasadan elendi. Dizi piyasası zaten sert bir piyasa, babasını bile tanımaz. Dizi piyasasının dışında özellikle medya ve reklam piyasasına saldırmaya başladılar. Müzik sayesinde yakaladıkları bilinirliklerini bu alanlarda kullanmaya başladılar.

Seda Sayan ve Reeder Tezatı

Mesela, Seda Sayan “Reeder” adlı e-kitap okuyucusunun reklam yüzü oldu. O kadar saçma bir reklamdı ki. Billboardunu gördüğümde gözlerime inanamadım. Reklamda “Reeder’sa ben güvenirim” sloganı kullanıldı. Yahu Allah aşkına Z kuşağının veya belirli bir kültürel birikimi olan çok azınlıkta olan bir kitleye hitap eden Reeder’ın reklamında hangi akla hizmetle geçmişte totalde şimdilerde ise X kuşağı ve daha düşük ekonomik statüye sahip kitlede karşılığı olan Seda Sayan’ı bu reklamda oynatırlar?

Medya şarkıcı kaynıyor

Gülben Ergen, günde 3-4 kez sabit saatlerde ClubHouse’a giriyor, belli ki bir reklam anlaşması yapmış. Serdar Ortaç ile İrem Derici, Star TV’de yayınlanan “Menajerimi Ara” dizisine konuk oyuncu oldu. İyi giden dizinin reytingleri düşüşe geçti ve dizinin pimi çekildi. Sibel Can, Hakan Altun ve Hüsnü Şenlendirici, Kanal D’de müzik programı yapmaya başladı. Kanal D o kadar destek oluyor ki programa (belli ki yukarılardan bir yerden “rica” gelmiş) biri ana yayın, biri tekrar olmak üzere haftanın iki günü prime-time’da bu programı yayınlıyor. Sonuç felaket, modası geçmiş bir format ve kötü reyting. Demet Akalın TV programı yapıyor, Alişan şarkıcılığı bıraktı geçimin televizyondan sağlıyor. Soner Arıca çok iyi bir fiyata TRT FM’de radyo programı yapıyor. Yusuf Güney, Polis Radyosunda radyo programı yapıyor. Kimisi gazetede, dergide yazar olur, kimisi kitap yazar vs vs… Medyada şarkıcı cümbüşü yaşanıyor. Bu listeyi uzar gider…

Ya babalar bir sakin olun ya! Sizin işiniz müzik. Siz neden müziğinizi yapmıyorsunuz? Sizin yüzünden, sizin işgal ettiğiniz radyo, televizyon ve sinema, dizi ve diğer medyalardaki yerler yüzünden gerçek medya çalışanları işsiz kalıyor. Siz sadece müziğinizi yapsanıza. Biz şarkı söylüyor muyuz?

Her şey para için

Neden müzik dışında medyaya bu kadar saldırıyorlar? Para için tabii ki. Yukarıda isimlerini saydığım kişiler normal bir radyocu, bir televizyoncu veya bir dizi oyuncusundan çok daha fazla para kazanıyor. Bakın bunu net söylüyorum, Avrupa’da da Amerika kıtasında da, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Bir müzik artisti müzik dışında en fazla bir yerde faaliyet gösterir. Buna onların menajerleri de müzik şirketleri de hatta hayranları da izin vermez. Geri teper.

Aslında Türkiye’de de öyle. Bu daldan dala medyaya atlayanların kitleleri de bu şarkıcılara destek olmuyor. Ama bu şarkıcılar ya bir yerlerden bir siyasi referans alıyorlar ya medyadaki patronları uyutuyorlar ya da onları pazarlayanların pazarlama çeneleri sayesinde medyada bir oraya bir buraya saldırıyorlar. Müzikte işler kötü gidince “bari medyaya iş yapayım” oluyor. Ne oluyor? Ortada bir başarı yok. Sadece medya çalışanlarının, gençlerin yerini alan şarkıcılar var. Kimin ne iş yaptığı belli olmadığı bu müzik ve medya düzeninde “ne iş olsa yaparım abi” modunda gezen şarkıcılar belki ahbap çavuş ilişkileri ile para kazanıyorlar ama hem kendi kariyerlerine hem de sektörler zarar veriyorlar.

“Ne iş olsa yaparım abi”

Bu “ne iş olsa yaparım” modunda dolaşan müzik sektörünün son bombası da para karşılığında video çekme işi oldu. Bir dijital marka şarkıcıların çoğunlukta olduğu ünlülerle bir anlaşma yaparak onlardan doğum günü, evlilik yıldönümü ve benzeri kutlama videoları almaya başladı. Mesela siz, eşinizin doğum gününü kutlayacaksınız, o uygulamada yer alan şarkıcıların isimlerini ve fiyatlarını görüyorsunuz, birini seçip, parayı ödeyip o şarkının eşiniz için bir kutlama videosu yollamasını talep ediyorsunuz. Şarkıcı da işi gücü bırakıp (zaten işi gücü olmadığından bu olaya girmiştir ya neyse) sizin eşinize cep telefonundan kısa bir kutlama videosu çekip firmaya yolluyor ve bunun karşılığında bir para alıyor.

2000 TL tebrik videosu

Öylesine garip bir şey ki, manevi bir paylaşımı para karşılığı yaptırdığınıza mı üzüleyim yoksa şarkıcıların bu kadar düştüğüne mi. Ha bana iyi para varsa “neden olmasın da” diyebilirsiniz. Ortada konuşulan paralarda büyük paralar değil. Mesela İrem Derici’nin size bir kutlama videosu çekmesini istiyorsanız o uygulamaya 2000 TL ödüyorsunuz. Bu paranın kaçı İrem’e kalır? Uygulama komisyon alıyor, vergisi var, bilmem KDV’si var, şusu var busu var. Serdar Ortaç’ın video çekme fiyatı 900 TL. Ferman Toprak 300 TL’ye video çekiyor.

Gereksiz hırslar

Müzik dünyasının “ne iş olsa yaparım abi” moduna gire gire bu kadar düşmesine bir anlam veremiyorum. Abiler, ablalar sizin işiniz müzik! Öyle ne iş olsa yaparım modunda dolaşmaya devam ederseniz bundan sonra hangi sektörde karşıma çıkacağınızı çok merak ediyorum.

Bırakın bu hırsları, herkes işini yapsın, herkes uzman olduğu işi yapsın. Bu hem sizin prestijinizi kurtarır, hem yeni gençlere kapılar açar, hem medya sektörünün istihdamına katkıda bulunur, hem de memleketin kalitesini de arttırır. Ama kime anlatıyorsunuz, yarın şarkıcıları korona maskesi satarken veya korona aşısı pazarlarken de görsem hiç şaşırmam.