NE OLUR NE OLACAK DERKEN!

Fehmi KETENCİ 26 Haz 2020

Futbol karşılaşmalarının olmazsa olmaz fotoğraflarından olan gol sevinci sonrası görüntüler, hakeme itirazlar, saha kenarındaki ufak tefek tartışmalar, hatta yakın temasa kadar giden bu görüntüler eskiyi aratmadı.

      Aylardır üzerinde konuşulan Süper Lig kalan sekiz maçın göz açıp kapayıncaya kadar ikisini yola koyduk. Oynanan karşılaşmalar sonrasında korkulan bir şeyler oldu mu, daha şimdiden pek belli olmaz ama, seyircisiz oynanan bu karşılaşmalarda görebildiklerimiz sahadaki mücadeleler de “Sosyal mesafe” ve “Yakın temas” konusunda olmaması gerekenler baskın geldi. “Sosyal mesafe” ve özellikle “Yakın temas” konusunda tüm öngörülen koruma yöntemleri olabildiğince unutuldu. Hatta bazı karşılaşmalarda, sanki hiç öyle birşey yokmuş gibi davranıldı.

      Futbol karşılaşmalarının olmazsa olmaz fotoğraflarından olan gol sevinci sonrası görüntüler, hakeme itirazlar, saha kenarındaki ufak tefek tartışmalar, hatta yakın temasa kadar giden bu görüntüler eskiyi aratmadı.

      Umarız bunlar, aklımızın ucundan bile geçiremeyeceğimiz, korktuklarımızı yansıtan bilgi ve vakalara dönüşmez.

      Gelelim bu yıl şampiyonu belirleyecek haftaların oynanan iki haftası sonrasında, Süper Ligimizdeki son durumdan arta kalanların bize yansıttıklarına, bir bakalım.

      Son iki haftanın geride bıraktığı en kayda değer şey; şampiyonluk adaylarından Galatasaray’ın son haftalarda periyodik hale dönüştürdüğü puan kayıplarıdır. Geçen hafta deplasmanda mağlup olarak iki puan kaybeden Galatasaray bu hafta kendi evinde konuk ettiği Gaziantep FK ile karşılaştı. Son saniyelerde yediği, tartışmalarıyla, hakemlerimizin uzunca bir süredir unuttukları veya uygulamayıp “es” geçtikleri bir kuralın ihlali uygulanması sonrasında kalesinde gördüğü, bir penaltı golüyle berabere kaldı. Ve tam üç puan alıyorum derken iki puan daha kaybederek zirve takibi yolunda unutamayacağı bir darbe yedi. İki haftada kaybettiği beş puanla zirvede 59 puanla yerini pekiştiren Başakşehir’in sekiz puan gerisinde 51 puanla dördüncü sıraya iniverdi.

      Bu karşılaşma hakemi Alper Ulusoy, uzun süredir unutulan, uygulanmayan bir kuralı uyguladı ve tartışmalı bir sonuca imzasını attı. Ve bu sonuca etkisi olan hakem yıllarca konuşulacaktır. Konuşulacak ama karşılaşma hakemi Alper Ulusoy, yıllardır olması gerekeni uygulamayan, görmezden gelen hakemlerimize de çok güzel bir seminer dersi verdi. Bu konuda unutulan iki kural ihlali var ve yıllardır görmezden geliniyor.

      Birincisi; kalecinin topa tam olarak hakim olduktan sonra altı saniye içinde elinden çıkarıp mutlaka oyuna sokması kuralı uzun zamandan beri ilk kez bu hafta uygulandı ve var olan bir kural ihlali raflardan indirildi..

      Unutulan ikinci kural ihlali ise; kalecinin topu degajla elinden çıkarması sırasında ceza sahası çizgisi dışına çıkmamış olması gerekiyor. Bu kural ihlali de aynen bu haftaki ihlal gibi yıllardır unutulmuştu. Bir gün hakemin birisi bu kuralı uygularsa, bir ilki başarmış olacak. Tıpkı geçen yıl Fenerbahçe-Göztepe karşılaşmasında atılan penaltıda kalecinin topa vurulmadan önce kale çizgisinden ayrılmış olması ve penaltıyı kurtarması sonrasında VAR sonrası yaşananlar ve galip durumdaki takımın penaltı tekrarı sonrasında yediği golle mağlup duruma gelmesiydi. Aslında; her iki uygulama da doğru idi ama, Fenerbahçe-Göztepe karşılaşmasında hakemin karar verme konusundaki karasızlığı yarattığı tartışma uzun sürmüştü. Bu haftaki uygulama ise tereddütsüz karar veren hakemin dikkati ve kuralı hatırlatması açısından tarihe damgasını vuran bir olaydı.

      Bu ders, aslında seminerlerde nelerin anlatılmadığının veya nelerin gözden kaçırıldığının en önemli göstergesidir.

      Çok önemli iki kural ihlali. Bunlardan birini bu hafta hatırlayıp uygulayan Alper Ulusoy’un tarihe düşen bu kaydı, aslında MHK’nın neleri eksik yaptıklarını hatırlaması açısından önemlidir.

      Bundan böyle hem hakemlerin hem de kalecilerin işi daha da zorlaştı. Oyun içinde en çok tekrarlanan olaylardan biri olan kalecinin topu tutması ve en geç altı saniye içinde oyuna sokması daha da dikkatle takip edilecektir.     

      Sözünü ettiğim ikinci kural olan, kalecinin degaj yaparken yaptığı kural ihlalinin bombası çok yakında patlayabilir.