NEREDE BU YORGAN!

Havalar soğudu. Kombileri yakmadan, sobaları çatmadan önce yapacağımız bir iş var.

Sıkı giyinmek? Evet. Ama geceleri hava sıcaklıkları daha da düştüğü için artık yorganları çıkarma vakti geldi. Ben battaniyeyle de uyurum diyenler de üç beş güne kadar şu yorgan neredeydi diye aramaya başlarlar. Bir de yorgan kullanmam kombinin ayarını yükseltirim diyenler olabilir. Ama esas mevzu yorgan. Rahmetli babaannem tüm torunlarına birer yorgan dikmişti. Annemin ısrarıyla gerçekleşen bu yorgan dikme merasimi babamın annesinden hatıra kalan tek eşyanın da hikayesidir. Yorgan gitti kavga bitti demiş eskiler. Bunu hem yorganın ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak hem de malı mülkü paylaşmanın zorluğunu vurgulamak için söylemiş olmaları gerekiyor diye düşünüyorsanız eksik biliyorsunuzdur. Onu yazının sonunda açıklayacağım. Şimdi müsaadenizle biraz daha eski günlerden bahsetmek isterim.

Kış geldi ve kış yoksula daha acı gelir. Eskiden kar yağdığında biz çocuklar sevinirken babam pek mutlu olmazdı. Sebebi bir çatı bulmayan kişilerin varlığıydı. Zamanla biz de büyüdük ve kara sevinmenin tatlı heyecanını çocuklarımıza bıraktık. Onun yerine yorgan döşek yatağa düşmemek için dikkatli davranmaya çalışıyoruz.

Bir de ayağımızı yorganımıza göre uzatma konusu var. Yorganınız kısaysa elbette biraz kıvrılıp yatacaksınız. Ben dinlemem derseniz ayağınız açıkta kalır ve üşürsünüz. Sonra farklı komplikasyonlarla acısını yaşarsınız. Vücudumuz böyle de ülkemiz farklı mı? Hayır.

Ülkenin de mevsimleri var. Bazen baharı yaşarız, bazen yazı bazen de kışı. Ekonomik olarak demek istiyorum.  Kışa hazır olmak biraz ayağımızı yorganımıza göre uzatmaktan geçiyor. Ne kadar fazla kazanırsak kazanalım giderlerimiz daha fazlaysa başımız sıkıntıdan kurtulmaz.

Yorganla devam edelim. Bazen sinirimiz tepemize çıkar ve gözümüz hiçbir şeyi görmez. O zaman da mı yorgan lazım. Evet işte. Tam da o zaman. Pire için yorgan yakmamak gerekir. Bunu da hatırladıysak mesele yok. Aklı selim sahibi kişiler olarak durum ne kadar sinir bozucu olursa olsun serinkanlılıkla yaklaşmamız gerekiyor. Pire için yorgan yakarsak muhtemelen pirelerden tam olarak da kurtulmuş olamayız. Çünkü farklı yerlere hatta vücuda sirayet etmiş olabilir pireler.

Peki yorgan gitti kavga bitti hikayesini bilir misiniz?

Nasrettin Hoca soğuk bir kış gecesi sokaktan gelen bağırışla uyanır. Hanımı gidip bak der, Hoca da yorganı sırtına alıp adamları ayırmaya iner. Bir ona bir diğerine koşturur ve kavgayı ayırmaya muvaffak olur. Tam eve döneceğinde yorganının adamlarla birlikte gittiğini görür. Hanımı sorar kavga neymiş, nasıl bitirdin diye. Hoca da “tüm kavga bizim yorganın başındaymış meğer yorgan gitti kavga bitti” der.

Havalar soğuyor, yorganları çıkaralım. Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım ve en önemlisi yorganlarımıza sahip çıkalım. Yoksa birileri gelir üzerimizdeki yorganı alıverir sahte bir kavganın ortasında.

Yaz elbette gelecek ama şimdi kışa hazır olma vaktidir.