O AĞAÇÇIK, O VEREV TUĞLACIK

1997 yapımı The Peacemaker filmini hatırlayacaksınız. Dušan Gavrić müzik öğretmenidir ve küçük kıza müziği hissetmeyi öğretirken kendi piyanosunda çaldığı eser Chopin'den Op. 55, 1 numaralı F Minor'dür. Film arka planda Bosna Savaşı'nı işler. Dušan Gavrić bir suçludur ama insani yönünü de işlemektedir bu film...

Vedat Atasoy'la Bosna'ya gidip Sevdalinka dinlemek gerek bize... Mostar Köprüsü'yle, Kušlat camisiyle dertleşmek gerek bize. Ne güzel eserlerdir bunlar... Ama birileri tarafından tehdit olarak görülmüşlerdi.

Aslında güzel olan şeylerin tehdit ediş şekilleri daha farklıdır.

Benliahmet Tren İstasyonunun şefi ve çalışanlarının tek tek diktiği fidanların büyüyerek oluşturduğu şimdi ara sıra tepeli kuşların konduğu küçük ve düzenli orman bozkırı tehdit ediyor. Taşköprü'de verev harman tuğlalarla örülü bir kısmı sıvasız, bir kısmı beyaz sıvalı Delibeyoğlu konağının öyle bir duruşu var ki bitişiğindeki çirkin binalara gözdağı veriyor.

Ahlat Selçuklu Mezarlığı buraya ilk gömülenden bu yana bin yıldır bir nizam içerisinde. 1915 yılında işgale gelen Rus birliklerinin buradaki mezar taşlarını Türk birlikleri sanarak topa tutmaları bize neler anlatıyor.

Bir kıta sahanlığı, bir ültimatom köşede bizi bekliyor. O ağaççık, o verev tuğlacık bize bir şey anlatmaya çalışıyor. Kar yağmış, mezarlıkta tek yönlü ayak izleri var. Birisi bu saatte içeride dolaşıyor veya geri geri yürümüş olmalı.

İncinin istiridyenin içindeki bir parçacığın çevresinde büyüyüp gelişmesi gibi, alimlerin, veli kimselerin çevrelerini irşad etmeleri gibi dalga dalga gelişen şeyler var. Kušlat'tan, Ahlat'tan yeni bilgiler doğar. Bir şiirin bazen bir mısra için, bir kitabın bir cümle için yazılması gibi buralardan başka şeyler çıkar.

Sırp gazeteci Dejan Anastasijevic genel olarak unutulmuştur. Dün 57'sinde hayata veda etti. Boşnaklara karşı işlenen savaş suçlarını meydana çıkaran, sonrasında Milošević aleyhine tanıklık yapan hakikatli bir adamdı. Toprağı bol olsun.