ONUR METE: HER YER ZORLAMA ŞARKILARLA DOLDU

Micheal KUYUCU 21 Nis 2019

Müzik dünyasında doksanlarda merhaba diyen, "Adaletsiz Yar" ile zirveye çıkan ve özellikle sahnelerdeki performansı ile geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Onur Mete, uzun süren albüm sessizliğini "Bu Şarkı Senin İçin" adlı şarkı ile bozdu. Onur Mete ile doksanları ve bugünü konuştuk

Müzik dünyasında doksanlarda merhaba diyen, “Adaletsiz Yar” ile zirveye çıkan ve özellikle sahnelerdeki performansı ile geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Onur Mete, uzun süren albüm sessizliğini “Bu Şarkı Senin İçin” adlı şarkı ile bozdu. Onur Mete ile doksanları ve bugünü konuştuk

“Bu Senin Şarkın” iki ay boyunca yarım kaldı

Bodrum’da 3 ay boyunca haftanın her günü sahnemiz vardı. O yoğunlukta 3-4 ay gitardan uzak kaldım. Çok yağışlı bir günde açık hava konserimiz iptal olunca ben gitarla baş başa kaldım ve ilk orada yazdım bu şarkıyı. Sonra mola oldu ilham perileri uzaklaştı ve 2 ay boyunca şarkı yarım kaldı. Yaz sezonunun sonuna doğru, sevdiğim müzisyen bir dostumla dertleşmek için yan yana geldik. Uzun yıllardır bir erkekte böyle bir hüzün görmedim ve bu da beni çok etkiledi. O gittikten sonra onun etkisiyle yarım kalan şarkımı bitirdim. “Bu Senin Şarkın” 2018 yılında tamamlanmış oldu. 

“Müzik sektöründe işler fabrikaya döndü”

Ekip benim için çok önemli. İlk başta albüm hazırlamak için o insanlarla iyi bir ekip oluşturmam gerekiyor. Orada farklı bir PR yol haritası var. Bu karşılaşmalar çok geç oldu benim için. Bir emek veriyorsun ve yerini bulmuyor bu da üzücü oluyor. Ben duygularımla hareket eden biriyim ve doğal olarak yola çıkabilmem için o ateşin yanması lazım. O yüzden uzun aralar verdim. 2010’dan sonra zaten müzik sektöründe işler fabrikaya döndü. Bizim zamanımızda bir şarkı seneler sürerdi, şimdi şarkı yayınlanalı 3 ay oluyor hemen ‘Yeni şarkı ne zaman geliyor?’ durumu oluyor. Bu olayı çok sevmiyorum ama şimdiki ekibimle de konuşuyoruz bir daha öyle uzun ara verdirmeyecekler bana.  Sırf yapmış olmak için albüm ya da şarkı yapmadım sonuçta ben hiç.

“Üretim ve sanat, hesap kitap işi olmamalı”

Bizim zamanımızdaki gibi gerçek olmayan çok fazla şarkı yayınlandı ve yayınlanmaya da devam ediyor. Söylediğim gibi biraz ticarete, biraz fabrikaya döndü. Zorlama çıkan şarkılarla doldu her yer. Bu da ülkemizde müziğin kalitesini düşürdü ve müziğin kalbimize dokunmasını engelledi. Şarkının bir mesajı, bir hikayesi olmalı; seslendiren şarkıcının da nezaketi, saygısı ve sevgisi olmalı. Ama insanlar güne dönük yaşıyor. Hayatımıza çarpan travmalar belki biraz bizi tahammülsüz yaptı. Dünyada da artık sevgi azaldı. Fakat bir de bir gün çok eğlenceli bir anına denk gelir, içinizden o gelirse okey, ama içinden gelmeyip de ‘Nasıl bir şarkı yapsam tutar acaba?’ diye ilerleyince duygu gelmiyor işte. Üretim ve sanat hesap kitap işi olmamalı.

“Adaletsiz Yar” şarkısı, Şehrazat’ın bana hediyesidir

 “Adaletsiz Yar” şarkısında bizim Şehrazat’la bir kesişmemiz var. Çok küçüktüm o zaman. Karşımda da duayen bir isim. Şehrazat benim sesimi, yorumumu çok beğendi sağ olsun ve “Adaletsiz Yar” gibi bir şarkıyı bana verdi. Bizim onunla aile dostluğumuz oldu, o üretirken çağırırdı beni, ben de gitarı alıp giderdim falan derken, mutfakta dostluğumuz pekişti. Sonra “Bir şarkı yaptım bunu senden duymak istiyorum” diyerek bana dinletti ve ömürlük bir hatıra, ömürlük bir hediye oldu benim için. Aynı zamanda çok büyük bir şans oldu. “Adaletsiz Yar” her zaman baş köşededir benim için.

“Bir albümü tüketmemiz üç yılımızı alırdı”

Biz 90’larda o kadar güzel bir şey yaşıyormuşuz ve o kadar farkında değilmişiz ki… O zamanların kıymetini şimdi anlıyorum. Üç, dört sokakta bir canlı müzik yapılırdı, 6 gün sahne olurdu. Şimdi söylemeye kalksak dalga geçerler. Heyecanla beklediğimiz albümler olurdu; Kayahan olsun, Sezen Aksu olsun, Nilüfer olsun, bu insanların bize hediye ettiği, her satırını okuduğumuz albüm kartonetlerini merakla beklerdik. O albümü de tüketmemiz bizim 3 yılımızı alırdı. Birinin albüm yapması çok ciddi haber değeriydi o dönem. Bütün ülke sallanırdı. Heyecanla, aşkla gidip çalardık ve üç buçuk saat sahnede kalırdık; şimdi bir buçuk saat kalıyorlar.

Gülçin’den film müziği sürprizi

Gülçin, yakında ülkemizde vizyona girecek olan ‘Kim Daha Mutlu’ filmi ile aynı ismi taşıyan film müziğini seslendirdi. BSK yapım imzalı, yönetmen ve senaristliğini Hakan Haksun'un üstlendiği, başrollerini Serenay Aktaş, Ecem Özkaya Üstündağ, Emre Kıvılcım, Hasan Denizyaran ve Ümit Erdim'in paylaştığı ‘Kim Daha Mutlu’ filmi; birbirlerinin hayatlarına bakarak ve kendilerinde olmayana göre kendi mutluluk hedeflerini belirlemiş üç genç kadının samimi hikayesini anlatıyor. Gülçin çok iyi bir ses, ben bu kızın şarkı söyleme tarzını ve projelerini çok beğeniyorum ama ilginç bir şekilde bu kız hak ettiği yere gelmiyor. Bence Gülçin’in şarkılarını bir dinleyin bana hak vereceksiniz.

İçinde fırtınalar kopan kadın

Müzikal kariyeri boyunca 4 albüm yayınlayan, yaklaşık 54'e yakın şarkısını da sevenleriyle buluşturan Nazan Şoray, hareketli, yenilikçi ve modern altyapıya sahip ‘İçimdeki Fırtınalar’ şarkısını müzikseverle buluşturdu.

#iküfest19’da starlar var

Türkiye’de eskiden üniversiteler bahar şenlikleri yapardı, festivaller düzenlerdi. Özellikle paralı eğitim veren vakıf üniversiteleri cimrilikleri nedeniyle bu tarz şenlikleri yapmamaya başladı. Öğrencilerden para isterken hiç çekinmeyen bu üniversiteler öğrencileri ya da bir başka deyişle müşterileri için para harcamaya pek yanaşmıyorlar.

Geçtiğimiz gün bir araştırma yaptım, acaba bahar festivali yapan bir üniversite var mı diye baktım. İlk gördüğüm üniversite İstanbul Kültür Üniversitesi oldu. #iküfest19 adını verdiği festivale popüler sanatçıları çağıran üniversite diğer üniversitelere de örnek olacak bir işe imza attı.  24-27 Nisan tarihlerinde yapılacak festivale oyun parkurları, sosyal aktiviteler, küçük sahne olarak adlandırdıkları performans salonunda elliye yakın solist sahne alacak. İşin en güzeli ise 26 Nisan günü Sıla, 27 Nisan günü Edis ve Erdem Kınay sahne alacak. ‘Haydi Kültürlü Eğlenmeye Hazır Ol” sloganıyla yaptıkları bu festivalle İstanbul Kültür Üniversitesi farklılaştı. Yaz ortasında üniversiteler ‘bize gelin, bize gelin’ bağırmaya başlayacaklar. Burada öğrenciler ve aileleri ‘gelelim ama siz bize ne vereceksiniz?’ sorusunu sorduğunda Kültür Üniversitesinin, üniversiteli olmanın farklı yönlerini de gösterebilecek. Müzik ile eğitimin buluşması çok güzel bir hadise, kültürü tebrik ediyorum.

Can Bonomo’nun ruhu belada

Her projesinde farklı ve yenilikçi işlere imza atan, Eurovision Şarkı Yarışmasında ülkemizi başarı ile temsil eden Can Bonomo, ‘Ruhum Bela’ isimli 5. albümünü Avrupa Müzik etiketi ile müzik marketlere sundu. Yaklaşık bir senedir çalışmalarını sürdürdüğü ‘Ruhum Bela’ albümünde 10 şarkıyı müzikseverlere sunan Can Bonomo'nun yeni albüm kayıtları The FatLab'de Ali Rıza Şahenk tarafından yapıldı. Çok samimi söyleyeyim Can’ı ilk dinlediğimde müziğine alışamamıştım, sonra dinleye dinleye kendine has kaliteli bir çizgisi olduğunu keşfettim. Şarkılarında yaylılara yer vererek çok sesli bir tını yakalıyor, en önemlisi ise şarkılarını hissederek seslendiriyor.

Ayşe Hatun Önal’ın Katakullisi

Pop müziğin yenilikçi yorumcularından biri olduğunu imza attığı orijinal şarkılarla kanıtlayan Ayşe Hatun Önal, Mabel Matiz’den aldığı “Katakulli” adlı yeni şarkısı ile yine farklı bir işe imza attı. Ayşe Hatun Önal, şarkının dinamiğine uygun, renkli ve eğlenceli görüntülerden oluşan video klipini Pera Palace, Kısırkaya ve İstanbul manzaralı çeşitli mekanlarda çekti. Ben Ayşe Hatun Önal’ın tarzını beğeniyorum. Bu kızın vizyonu çok farklı, standart popçular gibi değil, farklı işlere imza atıyor.

Zeynep Dizdar Murat Uyar ile çalıştı

Murat Uyar, Zeynep Dizdar ile el ele vererek yeni bir şarkı hazırladı. Zeynep Dizdar ft. Murat Uyar - Günah bolca dinleyeceklerimiz ve en çok çalan şarkılar arasında kısa sürede yer alacağa benziyor. Konser çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini söyleyen ikili, sevenlerini bekleyen birçok sürprizin de müjdesini verdi. Zeynep Dizdar son dönemlerde müzik piyasasında şanssızlıklar yaşadı, çok iyi bir vokal. Ben onun tarzını hep Ajda Pekkan’a benzetirim. Çok iyi bir vokal, bakalım Murat Uyar ile beraber neler yapacak.

Pamela’dan ayrılık acısı yaşayanlara damar

Fantezi ve Arabesk şarkıları kendine has yorumu ile seslendirdiği “Yara” adlı albümüyle farklı bir işe imza atan Pamela, albümünde yer alan Arabesk şarkıları kliplendirmeye devam ediyor. Pamela albümünün üçüncü klibini, “Taht Kurmuşsun Kalbime” adlı klasiğe çekti. Aşkın tek taraflı yaşandığı biraz platonik, biraz tutkulu bir hikayenin anlatıldığı video klipte, sanatçıya pilates eğitmeni Efe İmrahor eşlik etti. Pamela klipte akro yoga figürleri ile dikkat çekti.

Amazon müzik piyasasına girmeye hazırlanıyor

Dünyanın ilk ve en büyük perakende elektronik kitap satış platformu olarak çalışmalarına başlayan ve sonrasında elektronik dahil pek çok ürünü de ekleyerek ürün gamını geliştiren Amazon, yakında Apple Music ve Spotify’ya meydan okumaya hazırlanıyor. Amazon daha önce Amazon Music adlı platformu kurmuş ve bu platformu dünyanın belirli bölgelerinde hizmete açmıştı. Amazon geçtiğimiz hafta ücretsiz bir dijital müzik servisi açacağını duyurdu. İş modeli olarak diğer şirketlerden farklı olarak reklam gelirleri göz önüne alınmadan, dinlenme oranına göre lisans sahiplerine ödeme yapacağını da açıkladı. Bu gerçekleşirse müzik endüstrisinde farklı bir para modeli doğacak. Bu ara Türkiye’de açılan Amazon’un müzik servisi Amazon Music’in neden Türkiye’de faaliyet göstermediğini çok merak ediyorum. Bence Amazon bunu bir an önce yapmalı ve Türk müzik pazarına da girmeli.