Fon24_Sag


​ÖZEL EKONOMİ "SEVGİLİLER GÜNÜ"

Serpin ALPARSLAN 15 Şub 2017

Bayramlar, Anneler Günü, Yılbaşı ve Sevgililer Günü belki ilerde başka günler de eklenebilir... Ancak, bu özel günler içerdikleri anlamları kadar değerli kılıyor özel günleri.

Bayramlar, Anneler Günü, Yılbaşı ve Sevgililer Günü belki ilerde başka günler de eklenebilir... Ancak, bu özel günler içerdikleri anlamları kadar değerli kılıyor özel günleri. 

İnsan sevdiği birinden hediye aldığında mutluluk hormonu salgılıyor,  heyecanlanıyor, kimileri de bende olduğu gibi içinde baloncuklar oluşuyor. İşte bu zayıf yönlerimizi fırsat bilenler pazarlama stratejileri ile tüketimi artırıyor.

Sosyologlar, psikologlar, stratejistler, toplum mühendisleri insan ilişkilerinde özel günlerin çok etkin talep gördüğünden ve tüketimi teşvik edici olduğu için adeta “özel ekonomi” etkisinden faydalanmak adına yarışıyor. Kampanyalar, özel üretimler ve programlar ile hediye kültürünü özelleştiriyor. Diğer taraftan ise mecbur da kılıyor. 

Nasıl mı? 

“Sen bana hediye alıyorsun, bende sana almalıyım” düşüncesini mecburiyete dönüştürüp kendini borçlu hissetme duygusunu vurguluyor. İşte bu da teşvik edici en önemli unsur oluyor.

Özel Sevgililer Günü ekonomisinin ülkemize kattığı gelir ise Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken şöyle açıkladı. “2017 yılı Sevgililer Gününün ekonomiye 9 milyar lira katkı sağlayacağını” söyledi.

Ciddi rakam…

Geçtiğimiz yıl Sevgililer Günü harcaması 8.3 milyar liradan fazla olup, 18 ila 20 milyon arası kırmızı gül satılmışsa, bu yıl TESK başkanının hedefi 9 milyar olması olağan tabi. 

GittiGidiyor'un Sevgililer Günü için yaptırdığı araştırmaya göre erkeklerin yüzde 34'ü sevgililerine çiçek, yüzde 28'i ise takı ve mücevher hediye ediyor. Kadınların yüzde 42'si ise hediye seçimini giyim ürünlerinden yana kullanıyor. En çok 50-150 TL aralığındaki hediyeler tercih ediliyor. Bekar erkeklerin yüzde 32'si, kadınların yüzde 35'i, evli erkeklerin yüzde 30'u, kadınların ise yüzde 33'ü bu fiyat aralığındaki hediyeleri satın alıyor. 

Başka bir pencereden bakacak olursak;

Tüketici Başvuru Merkezi (TBM) Onursal Başkanı Sn. Aydın Ağaoğlu, saygı duyduğum abimizdir. “Sevgililer Günü için ne düşünüyorsunuz?” dedim. “Biriniz diğerine bir portakal, biriniz de elma versin, onu birlikte afiyetle yiyin” dedi. “Nasıl yani?” dedim. Şahsen ben portakalı her zaman yiyebilirim. Ağaoğlu, "Birbirini seven insanlar hediyenin değerini artırarak sevgilerini göstermek yerine pahalı hediyeler alacaklarına sevgilerini artırmalı ve israftan kaçınmalılar. Sevgilinize armağan verecekseniz, ona içten sarılın ve yanağına bir öpücük kondurun. İlle de bir şey vermek istiyorsanız biriniz diğerine bir portakal, biriniz de elma versin, onu birlikte afiyetle yiyin. Buna bir ritüel katmak istiyorsanız meyveleri güzelce temizleyerek, üzerine de bir kurdele bağlamanızda bir sakınca yok. Sağlıklı beslenmenize de fayda sağlar hiç değilse." dedi.

Aslında ekonomik imkanları olmayan insanların hediye alma zorunluluğundan kredi kartlarına yüklendiğini ve ileride bütçelerini sıkıntıya sokacak borçlanmalara girdiğini de  aktarması, portakal önerisini doğrularcasına. Bende portakalın fiyonklu olanından tercih edebilirim. 

Sevgililer Gününün sadece 1 günlük değil, her gün o duyguyla yaklaşılmasını umuyor, mutlu bir hafta diliyorum.