Fon24_Sag


PAMUK İPLİĞİNDE YAŞAMAK...

Hayat ne gariptir ki beş dakika sonra ne olacağını bilemeden yaşıyoruz.

Seviniyoruz, seviyoruz, üzülüyoruz, üzüyoruz, kızıyoruz, unutuyoruz, ah bir de unutamayacaklarımız var...

Türkiye gündemini, kalbi ve vicdanı olan herkesi derinden sarsan geçtiğimiz hafta Başaran Holding’e ait uçağın düşmesiyle belki de unuttuğumuz, hayatın gerçeklerinin farkına vardık. Başarılı, güzel, sevgi dolu, hayalleri ve idealleri olan 11 tane genç kadın. Biri hamile, birinin dört aylık bebeği, biri tam bir ay sonra evlenecek ve diğerlerinin umutları, aileleri...

Bu üzücü kazada en üzeni de hiç tanımadığı insanlar hakkında aklınıza gelmeyecek kadar kötü niyetlerle yapılan yorumlar. Ben sokakta abisiyle futbol, arkadaşlarıyla seksek, saklambaç oynayıp, ip atlayarak büyüyen nesildenim. Karnımız acıktığında herhangi bir komşumuzun kapısını çalar karnımızı doyurur sonra oyunumuza geri koşardık. Annelerimiz bilirdi ki, biz sokakta oyun oynuyoruz yada kapı komşudan birinde karnımızı doyuruyoruz. Cep telefonu yoktu, bilgisayar belki daha yeni  evlerimize girmeye hazırlanıyordu, hatırladığım tek elektronik babamın çağrı cihazı ile iki yan odadan bile çekmeyen telsizler. Kötü niyet neydi çocukluğumuzda hiç görmedik. Mahallemizde çocuk istismarcısı yada kadına şiddet uygulayan hiç kimseler olmadı. Küçük mahallemizde pamuklar üzerinde büyümüş bir nesil olarak, insanların ne zaman bu kadar art niyetli, kötü kalpli olduklarına gerçekten inanamıyorum. Yarım kalıp, biten bir hayatın ardından; o zaman Dubai’ye gitmeselerdi diyenler, zengin onlar iyi oldu diyenler. Hiç tanımadığımız hayalleri olan gencecik pırıl pırıl insanların arkasından konuşmak, onların acılarıyla beslenerek mutlu olmak! Neden ama, nasıl, niye?

Ateş düştüğü yeri yakar deseler de, günlerdir kendime gelemiyorum. Hayallerim ve ideallerimi yarınlara taşıyabilecek miyim, bilemiyorum. Kim bilir o güzel kızlarında ne güzel hayalleri vardı, planladıkları, telefonlarına kurdukları hatırlatmaları... Hepsi bir anda yok oldu ve gitti. Ardından gözü yaşlı acı dolu aileleri, kalbi buruk sevenleri. Peki ya siz kendinize soruyor musunuz hiç? İyi insan olmak için bugün ne yaptım diye. Yarın ansızın sevdiklerinize veda bile edemeden bu hayattan gittiğinizde arkanızda kırgın, üzgün yada yarım kimleri bırakmış olacaksınız? Hak etmeyen insanlara değer verip sizi seven önemseyen insanları görmezden geliyor musunuz? Hala nefes alabiliyorken, güneşi görebiliyorken, kalbinizdeki art niyetleri bir kenara bırakıp sevdiklerinize sıkıca sarılmak için belki de çok fazla vaktiniz yoktur. Dilerim ki, çocukluğumda olduğu gibi güzel kalpli insanların hiç bir zaman değişmediği bir yaşam bizlerle olur. Üzücü kazada kaybettiğimiz kızlarımıza rahmet, geride kalanlarına sabır diliyorum....

Sevgi ve müzikler kalın...