PKK/YPG GÜVENLİK ŞİRKETİ

Faruk AKTAŞ 23 Kas 2019

Barış Pınarı Harekâtı'ndan bu yana Türkiye karşıtlığının yükselmeye başladığı Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden son günlerde olumlu mesajlar gelmeye başladı.

Dikkat çekici ilk olumlu mesaj, PKK ile mücadelede Türkiye’nin haklılığını sürekli gündeme getiren Bölgesel Yönetimin Başkanı Neçirvan Barzani’nin aksine PKK aleyhine pek söz sarf etmeyen Başbakan Mesrur Barzani’ye ait.

Mesrur Barzani, Duhok’ta konuşmacı olarak katıldığı bir konferansta Türkiye’nin Sincar’daki hava operasyonlarına neden tepki göstermediklerine dair bir soru üzerine, söz konusu operasyonların PKK hedeflerine yönelik olduğunu belirterek, “Türkiye’nin bölgeyi bombalamasını istemeyenlerin Türkiye’ye herhangi bir gerekçe vermemesi gerekiyor” diyerek PKK’nın bölgeden çıkmasını istedi.

İlginçtir, Mesrur Barzani’nin açıklamalarının neredeyse tamamını yayınlayan kendisine ait televizyon kanalı K24 ile Erbil merkezli bir diğer önemli televizyon kanalı Rudaw’ın Türkçe web sitelerinde bu ifadeler yer almadı.

Yani her iki yayın organı da, Mesrur Barzani’nin PKK’yı eleştiren ve Türkiye’nin haklılığını dile getiren sözlerini çıkararak haberi verdi.

Mesrur Barzani’nin ardından bir diğer olumlu açıklama Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanlığı’nın Dış İlişkiler Sorumlusu Sefin Dizeyi’den geldi.

Neçirvan Barzani’nin Başbakanlığı döneminde hükümet sözcüsü olan ve Barzani’nin başkanlık koltuğuna oturmasıyla bu göreve atanan Dizeyi, Türkiye’yi yakından tanıyan, Neçirvan Barzani gibi Erbil-Ankara ilişkileri önemseyen önemli bir isim.

Washington’daki bir konferansta konuşan Sefin Dizeyi, Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin yaşadığı sorunların, PKK’nın bu bölgede tek başına hâkimiyet kurmak istemesinden kaynaklandığına dikkat çekerek, Kürt gruplar arasındaki sorunların çözümü için yoğun çaba göstermelerine karşın PYD’nin tek başına hareket etmek istemesi ve diğer Kürt partilerin faaliyetlerine müsaade etmemesi nedeniyle sorunların derinleştiğini söyledi.

Dizeyi’nin en dikkat çekici sözleri ise ABD’nin YPG’yi bir güvenlik şirketi gibi kullandığı, işi bittikten sonra da onları terk ettiğine dair ifadeler oldu.

Bu arada, Türkiye aleyhine PKK destekli açıklamaları boy boy manşetlerine taşıyan söz konusu iki yayın organının Sefin Dizeyi’nin de bu açıklamalarına yer vermediğini not etmek gerek.

ABD ve AB üyesi birçok ülke başta olmak üzere dünyanın birçok yerinden Türkiye’nin PKK ile mücadelesini engellemeye yönelik seslerin yükseldiği bir dönemde Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden gelen bu olumlu açıklamaların büyük önemde olduğunun altını çizmek gerek.

Zira söz konusu çevreler, PKK’ya yönelik operasyonları “Kürtlere yönelik saldırı” olarak nitelendirerek Türkiye karşıtı algı yaratmaya çalışırken Irak’ta barışçıl yöntemlerle haklarını elde etmeye ve korumaya çalışan Kürt yöneticilerin, PKK ile Kürtleri ayrı tutan beyanları büyük değer ifade ediyor.

Kürtler ve Kürtlerin hakları ile hiçbir ajandası olmayan, Sefin Dizeyi’nin dediği gibi bölgeyi dizayn etmeye çalışan güçlerin güvenlik şirketine dönüşen PKK/YPG’nin bu yönünün deşifre edilmesi Türkiye’nin Kürtlere karşı olduğu yönündeki algı operasyonlarıyla mücadele etmenin en doğru yolu olur diye düşünüyorum.

Birçok kez diye getirdiğim gibi Türkiye, PKK ile haklı mücadelesinde başta kendi içindeki Kürtler olmak üzere Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve buradaki Kürtler ile Suriye, İran ve dünyanın birçok yerine dağılan diğer Kürtlerin desteğini aldığı oranda başarı elde edebilir.