SAYGI VE MİNNETLE…

Kasım Ayı hep karanlık ve matem doludur.

Kasım Ayı hep karanlık ve matem doludur. Türk Milletinin en kıymetlisi, babamız, ulu önderimiz Ata’mızı kaybedişimizin 83. yılında da yine buruk bir şekilde andık. Her sene olduğu gibi bu sene de ülkenin dört bir yanında iki dakikalığına da olsa hayat durdu. Onu hiç tanımadan, yaptıklarıyla gurur duyan, hatta vefatının ardından 83 yıl sonra bile göz yaşı döken bir ulus düşünün. Düşünün ki ne kadar büyük bir adam olduğunu bir kere daha fark edin.

Her yıl olduğu gibi bu sene de 10 Kasım’da Dolmabahçe Sarayı gözü yaşlı binlerce kişi tarafından ziyarete uğradı. Birçok dernek, okullar, özel kuruluşlar, genç-yaşlı demeden herkes saat 9’u 5 geçe saygı duruşundaydı.

Devrimleri bugün bile yolumuzu aydınlatırken, yıllar öncesinden; "Türk Milletinin son asırlarda geri kalmasına neden olan bütün kurumları kaldırarak yerine milletin karakterine, şartlara ve çağın gereklerine uygun ve ilerlemeyi sağlayacak yeni kurumlar kurmak ve Türkiye'yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkartmaktır." şeklinde ifade etmiştir.

‘Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin’ diyen, belki de dünyanın en büyük liderini, fikirlerini daima yaşatmak için anmaya devam edeceğiz. Sadece 10 Kasımlarda değil, bir sporcunun başarısında, bir köy okulundaki öğretmenin azminde, bir bilim insanının buluşunda, her daim anıyor olacağız. O zamandan bu zamana bizlere yaktığın ışığın peşinden bir gün bile vazgeçmeden gelebildiğimiz için gurur duyuyorum.

Saygı, sevgi ve çok büyük özlemle.