SEVGİLİLER GÜNÜ GERÇEĞİ

Yonca ORTAN 10 Şub 2019

Her yıl 14 Şubat'ta kutlanan Sevgililer Günü, insanların bir başkasına duydukları sevgiyi kartlar, çiçekler, çikolata ya da sevgi mesajları yollayarak gösterme fırsatı buldukları bir gün.

Çiftler birbirine hediye almakta, aşklarını pekiştirmektedir. Bu “özel” gün için aylar öncesinden ayarlamalar yapanlar, sırf bu günde yalnız kalmamak için sevgili arayanlar vardır.

Sevgililer Günü herkeste farklı çağrışımlar yapmaktadır. Kimisi sevgilisine aşkını kanıtlamak için bu günü iple çekerken, kimisi için “zorunlu” hediye alma günüdür. Bazıları bu günü kapitalizmin tuzağı olarak niteler. Kimi din adamları yabancı adeti olduğu için tasvip etmez, kimisi de hediyeleşme sünnetine vesile olduğu için kutlamaları “caiz” görür.

Aslında bu özel günün kökeni hakkında çok fazla bir şey bilmiyoruz. Tüm dünyada aşk ve romantizmin kutlandığı özel günlerden biri 14 Şubat ve kimilerine göre bu kutlamanın modern versiyonu, ticari kazançlarını düşünen piyasanın bir ürünü. Takvimlerdeki bu en ihtiraslı gün hakkında ne biliyoruz gerçekten?

Başlangıç Hristiyanlıktan da önce

Sevgililer Günü çok eski bir gelenek. Köklerini Roma döneminde Luepercalia adı verilen ve üç gün süren bir festivalden aldığı düşünülüyor. Doğurganlık tanrısının şerefine gerçekleşen festival şubat ayının ortasına denk geliyor, baharın resmi başlangıcını müjdeliyordu.

Kutlamaların parçası olarak erkekler bir kutunun içine atılmış kağıtlardan kızların ismini çekiyordu. Festival boyunca bu eşleşmede bir araya gelen çiftler sevgili oluyor, hatta belki de evleniyordu.

Daha sonraki yüzyıllarda kilise pagan kutlamalarını bitirmek istedi ve şenlikleri Aziz Valentine adına kutlamalara dönüştürdü.

Üç tane Aziz Valentine

İlk resmi Aziz Valentine günü Papa Gelasius tarafından 496 yılında 14 Şubat'ta ilan edildi. İsmini o zamanın şehitlerinin birinden alıyordu. Ama bunun hangi şehit olduğu konusunda net bilgiler yok.

En yaygın açıklama Aziz Valentine'in Roma'da bir rahip olduğu ve 3. yüzyılda öldürüldüğü yönünde. Ama bu tarihe denk düşen en az iki başka Aziz Valentine daha var. Biri Roma yakınlarında bugün Terni olarak anılan kentten bir papaz, diğeri ise Kuzey Afrikalı bir şehit. Aziz Valentinelar hakkında bundan başka bir şey bilinmiyor ve Roma'daki rahip bu üçü arasından en fazla kabul edilen oluyor.

Kanlı Sevgililer Günü

Bu hikayenin geçmişi İmparator İkinci Claudius'a dayanıyor. Claudius evli erkeklerin kötü askerler olduğuna inandığı için evlenmeyi yasaklıyor. Valentine ise evlenmenin Tanrı'nın insan için planladığı şeylerden biri ve ayrıca dünyanın amacı olduğuna inandığı için gizli şekilde insanları evlendirmeye devam ediyor. Claudius bunu fark ettiğinde Valentine'ı hapse atıyor ve sonra ölüme mahkum ediyor.

Hapiste Valentine gardiyanın kızına aşık oluyor ve 14 Şubat'ta idama götürülürken kıza "Senin Valentine'ın" imzalı bir aşk mektubu gönderiyor. Günümüzde Sevgililer Günü'nde insanların birbirine kart göndermesinin kökeni işte burada.

Popülerleşme ve ticarileşme

Her ne kadar erken dönem Hristiyanlar Sevgililer Günü'nü kutlamış olsa da Sevgililer Günü'nün aşkla ve hediye vermekle bu denli sıkı ilişkide olması Orta Çağı ve sonrasını buluyor.

İngiliz edebiyatının iki devi, Chaucer ve Shakespeare, bu günün Birleşik Krallık'ta ve sonra Avrupa'da ve Yeni Dünya'da bu denli popülerleşmesinden sorumlu.

Sevilen kişilere kartpostal vermek Orta Çağ'da zaten yaygınlaşmıştı ama büyük bir ticaret haline gelmesi 19. yüzyılda oldu, endüstri devrimi kartpostalların fabrika üretimini mümkün kılınca. 1916'da pek de bilinmeyen ABD Missouri'de Kansas merkezli Hallmark Kartları şirketi, seri üretime geçerek, kutlamaların şeklinin hemen hemen bugünkü halini almasına sebep oluyor. Bu şirket şu anda Sevgililer Günü için 132 milyon kartın satıldığı bir endüstrinin parçası.

Sevgiliye hediye

Aldığınız hediyenin iyi olduğunu belirleyecek olan, hediyeyi vereceğiniz sevgiliniz olacaktır. Bu nedenle yapılabilecek en anlamlı şeylerden biri, kendinize alınsa hangi hediyeleri çok beğeneceğinizi düşünmek olur.

En mutlu olacağınız şeylerin başında hiç şüphe yok ki verdiğiniz bir hediyenin sahibinin yanından hiç ayrılmadığını gözlemlemek olacaktır. Bu hem sizi sevindirip çok mutlu edecek hem de ne kadar doğru bir hediye seçtiğinizi teyit ediyor olacaktır. Bir takı ya da aksesuar gibi pratik anlamda çok da yararı olmayan bir seçenek yerine, özellikle etkin olarak kullanacağı, verdiğiniz sevgilinize bir yarar sağlayan, sürekli ona ihtiyaç duyacağı bir hediye alırsanız yaşayacağınız tatmin katlanarak artacaktır.

Sevgilinize verdiğiniz hediyeyi kendisinin sürekli yanında taşıması olacağını söyledik ama bu güzelliği katlayarak artıracak bir şey varsa o da hediyeyi gören insanların dikkatini çekmesi. Bu durum hem sizi hem de hediyenin sahibi olan sevgilinizi gururlandıracak, siz yanında olmadığınızda bile sizi hatırlamasına ve sizden bahsetmesine neden olacaktır. “Bana aldığın hediyeyi nereden almıştın, bir arkadaşım da almak istiyor?” duymak isteyeceğiniz en güzel cümle olsun!