SINIR GÜVENLİĞİ İÇİN TÜRKMENLER

Coğrafya'da iki büyük devlet kuran Türkler, hem Osmanlı hem de Selçuklu zamanında sorunlu sınır hatlarına Türkmen boylarını dizmişlerdir.

Irak ve Suriye’de sınır güvenliği ve terörle mücadele için askeri adımlar atılırken Türkmenlerin tarihi gerçekliği göz ardı edilmemelidir. Siyasi yapılanma olarak çatı örgüt Irak’ta Türkmen Cephesidir. Yine Suriye’de Türkmen siyasi yapılanlarının çatı örgütü Türkmen Meclisi’dir. Irak Türkmenlerinin silahlı yapılanması güvenlik dairesi düzeyinde ve Milis Güçler içinde yer alan “Haşdi Şaibi Türkmen” birlikleridir. Genel olarak Kerkük ve Telafer’de faal unsurlardır. İran’ın Haşdi Şaibi üzerinde etkisi bilinse de silahlı Türkmenler milliyetçi bir çizgiyi benimsemektedirler. Erşat Salihi’nin zor süreçte birleştirici siyasi söylemleri “Şii-Sünni” yok “Türkmen” var stratejisi tabanda kırılganlıkları azaltma yönünde etki oluşturdu.

Coğrafya’da iki büyük devlet kuran Türkler, hem Osmanlı hem de Selçuklu zamanında sorunlu sınır hatlarına Türkmen boylarını dizmişlerdir. Kayı boyunu Söğüt’e yerleştirilmesi Anadolu Selçuklu devlet aklının Bizans tehdit karşı alınan bir önlemdir. Yine Balkanlar’da ilerleyen Osmanlı Anadolu’dan gelen Türkmenleri sınır hattına dizmiştir. Büyük Selçuklu ise hem Moğol tehdidine karşı hem de Anadolu fethi için Türkmenleri hem en öne koymuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Suriye özelinde Süleyman Şah Türbesini stratejik Kara Kozak Köyü’nden sınırına 100 metre Eşme’ye çekmesi ve Türkmenlere giden MİT tırları olayı ile olumsuz bir tablo ile karşılaşmıştır. Suriye muhalif yapılanmaları içinde Çobanbey merkezli 2012 yılında başlayan Türkmen mücadelesi gelinen 8 yılda iyi analiz edilmeli ve bir özeleştiri yapılmalıdır. 2013 yılında Halep çalışmalarımda Selçuklu Tugayları ve Fatih Sultan Mehmet Tugayı büyük bir bölümü Türkmen gençlerden oluşurken günümüzde Suriye Milli Ordusu içinde Türkmen güç kabul edilen Sultan Murad içinde Türkmen gençlerin sayısı yüzde 15 düzeyinde olduğu bilinmektedir. Bilindiği üzere DEAŞ çeteleri 2014 Ocak ayında Kilis karşısında Çobanbey’e saldırdığında Türkmenler 100 metre yanlarında bulunan Türkiye’nin müdahalesini beklediler. Tıpkı Süleyman Şah Türbesi geri adımı gibi, Çobanbey’de kırılganlıklar yaşandı.

Günümüzde 911 km Suriye sınırının karşısında terör yapıları değil de Türkmen guruplar yerleştirilebilseydi bugün tablo bambaşka olurdu. Yine Irak’ta burnumuzun dibinde Telafer güçlendirilebilseydi bugün Sincar’da PKK varlığı olmazdı. Erbil-Süleymaniye bölgesel idaresi Kandil ve Mahmur’daki PKK varlığına açıktan olmasa da göz yumma noktasında destek olmadılar mı? Irak Kuzeyinde Bölgesel Kürt Yönetimi değil de Türkmen bölgesi oluşturulsaydı PKK bu kurt kapanında varlığını sürdüremezdi. Liste uzun…

Diriliş Ertuğrul zirve yaptığı günlerde Süleyman Şah Türbesi geri çekildi. Büyük Selçuklu izliyoruz bugünlerde. Bize Nizâmülmülk’ün derin stratejisi lazım.. Batilerin­-FETÖ-  zehirlerine karşı içimize sızan Haşhaşilerden kurtulmalıyız. Son olarak görülmese de, Ankara’da kapılarda bekletilseler de beyefendiye yakın o isim arasın, bize bu konu filan yerden gelsin denilse de Türkmenler Cumhur İttifakının yönettiği Türkiye’nin hemen sınırında Anavatan için ölmeye hazır bekliyorlar

Zordur bu topraklarda Türkmen olmak.. Bedel ister…