SİYASAL GÜÇ GURUSU

Uluslararası ilişkiler alanının yaşayan 80'lik piri fanisi devlet adamı Joseph S.Nye geçtiğimiz günlerde İstanbul'daydı.

Uluslararası ilişkiler alanının yaşayan 80'lik piri fanisi devlet adamı geçtiğimiz günlerde İstanbul’daydı. 2008 yılında dünyada 1700 Uluslararası İlişkiler uzmanı arasında yapılan ankette son yirmi yılın en etkili 6. hocası seçilmiş,  Bill Clinton döneminde Başkan'a bağlı Ulusal İstihbarat Konseyi başkanlığı ve Savunma Bakanlığı'nda Uluslararası Güvenlik İşleri'nden sorumlu bakan yardımcılığı görevlerini yürütmüş ve sonrasında da Harvard'daki kürsüsüne dönerek ders vermeye devam etmektedir. Uluslararası İlişkiler literatürüne yaptığı özgün katkıları ve düşünce dünyasında liberal duruşuyla bilinen Nye,  aynı zamanda ülkemizde pek meşhur olan Neo-con muhitin ünlüsü Samuel P.Huntington'un karşıtı olarak da bilinir. Arkadaşı Robert Keohane ile Uluslararası ilişkiler alanında neoliberal kuramının kurucusu ve son yıllarda bütün dünyada popüler olan yumuşak güç(soft power)asimetrik ve karmaşık karşılıklı bağımlılık (ınterdependence) gibi kavramların da mucididir.Yıllarca bir kaç tanesini lisans ve lisansüstü düzeylerde ders kitabı olarak okuttuğum Nye'in kitapları gerçekten uluslararası ilişkiler, dünya siyaseti hakkında yaptığı çok özgün ve ufuk açıcı yorumlarının yanında, siyaseti ve özellikle dünya siyasetini nasıl anlamak, nasıl analiz etmek ve düşünmek usulü/yöntemi açısından da eşsiz başucu kitaplarıdır. Hele küreselleşen siyaset hakkında düşünmenin çoğunlukla dedikodu veya üfürülmüş malumat malzemesi ile manasız-mantıksız komplolar kurmak şeklinde icra edildiği günümüzde bu amorf hezeyanlar için Nye'in kitapları birebir panzehirdir. Yani yıllarca talebelerime de söylediğim gibi tarihi geçmiş veya bayat balık satmıyor, balık tutmasını öğretiyor, gösteriyor. Çünkü hem akademisyen hem de devlet adamı...Eskilerin deyişiyle bildiklerini haddeden geçirmiş  bir  bilge.. Fotoğraf olarak Mümtaz Soysal'ı anıştıran bu mütevazı ve güzel insanı, İstanbul'a ne bizim 500 yıllık İ.Ü., ünlü G.S.Ü.,Koç, Sabancı, Bilgi, Şehir gibi afili özel üniversitelerimiz ne de sansasyonel raporlar yayınlayıp duran şöhretli  think tank kuruluşlarımız değil, kendini bu alana vakfetmiş Uluslararası İlişkiler Kütüphanesi yayınevi, yani Esra Diri davet etmişti. Gerçekten tam anlamıyla “tek kişilik dev organizasyon” bu olmalı. Bizim bölümden genç öğretim üyesi Burcu Sunar ve kendilerine destek veren birkaç kafadarla bu işleri yapıyorlar. Ülkemiz adına “güzel şeyler de oluyor” duygusunu hepimize yaşatan bu muhteşem hanımlar, en büyük  saygı ve ödüllere layıklar. Daha önce de dünyaca ünlü düşünürümüz Vamık Volkan'ı ağırlamışlardı.

Yayınevinin “Amerikan Yüzyılı Bitti mi?” isimle geçen hafta bastığı kitabının sunumu için geldiği  İstanbul'da Pera Müzesinde moderatörlüğünü Burç Beşgül'ün yaptığı aynı başlıkla bir konferans verdi. Şu anda birinci güç olan Amerika ve onun yerine geçmesi muhtemel, takibeden güç Çin üzerinde dikkat çekici değerlendirmeler yaptı. 79 yaşındaki bilge düşünür, zarif ve sempatik tavırlarıyla salonu tıka basa dolduran seçkin dinleyici ve okurlarıyla yakından ilgilendi. Kitaplarını imzaladı, fotoğraflar çektirdi, onca soru yağmuruna  “sizlerden ne çok şey öğreniyorum” “konuşmak değil, öğrenmek istiyorum” diye sabırla dinleyerek, tafsilatlı cevaplar verdi.

Çok merak edilen ve üzerine komplo teorileri uçuşturulan malum soruya: “Amerikan Yüzyılı Bitti mi?” tabi buna “evet” diye cevap veriyor. Son 50 yılda bu yeryüzünde  yaşamış hangi insan evladının sinesinde bastırmadığı “yanke go home” yoktur? Onun için hemen bir “oh” çekebiliyorsunuz, ama o bilge adam ses tonunu iki saat boyunca hiç değiştirmeden virt söyleyen Tibetli bir derviş gibi anlatmaya devam ediyor...Kazın bir ayağı öyle olsa da,  diğeri pek değil diyor, ama yerimiz bitti, yarın okuyacaksınız...